<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bilim &#8211; Meraklı Kedim</title>
	<atom:link href="https://meraklikedim.com/category/bilim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://meraklikedim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 May 2020 23:46:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/bf7c37152c42404ef29fa6f7172f2c14y2m8zsfgkzrym1nm_0_GCQ_icon-150x150.ico</url>
	<title>Bilim &#8211; Meraklı Kedim</title>
	<link>https://meraklikedim.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bilim Nedir?</title>
		<link>https://meraklikedim.com/bilim/2625/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/bilim/2625/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 May 2020 11:54:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=2625</guid>

					<description><![CDATA[Bilim kelimesini duyduğunuzda ne düşünüyorsunuz? Laboratuvar önlükleri ve test tüpleri? Teleskoplar ve yıldızlar? Einstein?  Bunlar bilimin çeşitli yönlerini temsil etse de, bunların hiçbiri bilimi bir bütün olarak somutlaştırmaz; çünkü bilim, alan olarak çok yönlüdür. Bilim hem bir bilgi bütünü (daha önce keşfettiğimiz şeyler) hem de yeni bilgi edinme süreci (gözlem ve deney yoluyla &#8211; test ve hipotez yoluyla)...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bilim kelimesini duyduğunuzda ne düşünüyorsunuz? Laboratuvar önlükleri ve test tüpleri? Teleskoplar ve yıldızlar? Einstein? </p>



<p>Bunlar bilimin çeşitli yönlerini temsil etse de, bunların hiçbiri bilimi bir bütün olarak somutlaştırmaz; çünkü bilim, alan olarak çok yönlüdür.</p>



<p>Bilim hem bir bilgi bütünü (daha önce keşfettiğimiz şeyler) hem de yeni bilgi edinme süreci (gözlem ve deney yoluyla &#8211; test ve hipotez yoluyla) olarak düşünülebilir.&nbsp;Hem bilgi hem de süreç birbirine bağlıdır, çünkü edinilen bilgi sorulan sorulara ve cevapları bulmak için kullanılan yöntemlere bağlıdır.</p>



<p><strong><em>Bilim</em></strong> alanı genellikle şu şekilde gruplanır:</p>



<ul class="wp-block-list"><li><strong><em>doğa bilimleri </em></strong>— yaşam veya biyolojik bilim (canlı organizmaların incelenmesi) ve fizik bilimi (fizik, kimya, uzay bilimi vb. dahil maddi evrenin incelenmesi).</li><li><strong><em>sosyal bilim</em></strong> — toplum ve insanların incelenmesi (antropoloji, psikoloji gibi)</li><li><strong><em>biçimsel bilim</em></strong> — mantık ve matematik çalışması</li><li><strong><em>uygulamalı bilim</em></strong> — bilime dayanan ve mevcut bilimsel bilgiyi mühendislik, robotik, tarım ve tıp gibi yeni uygulamalar geliştirmek için kullanan disiplinler.</li></ul>



<p>Hem doğa bilimi hem de sosyal bilim, ampirik bilimler olarak bilini . Bu, herhangi bir teorinin gözlemlenebilir fenomenlere, sonuçların tekrarlanabilirliğine ve meslektaş değerlendirmesine dayandırılması gerektiği anlamına gelir.</p>



<p>Bilim ile ilgili en ilginç şey, hiç bitmemiş olmasıdır.&nbsp;Her keşif daha fazla soruya, yeni gizemlere, açıklanması gereken başka bir şeye götürür.&nbsp;Bu, &#8216;ne kadar çok bilirsek, hiçbir şey bilmediğimizi o kadar çok biliriz&#8217; anlamına geliyor.&nbsp;Örneğin, DNA&#8217;nın çift sarmal yapısının keşfi, biyoloji anlayışımızda devrim yarattı ve genetik modifikasyon ve sentetik biyoloji gibi incelenecek tüm yeni alanları ortaya çıkardı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://i4.hurimg.com/i/hurriyet/75/750x422/5cc956ee67b0a930f4a941cf.png" alt=""/></figure></div>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Önemli olan asla sorgulamayı bırakmamaktır.&#8221;</p><cite>Albert Einstein</cite></blockquote>



<p>Bilimin topladığı &#8216;bilgi kütlesi&#8217; içinde bile, hiçbir şey &#8216;kanıtlanmamış&#8217; değildir. Evet, yer çekiminin var olduğu veya insanların milyonlarca yıl içinde evrimleştiği teorisini desteklemek için çok fazla veriye sahip olsak da, verileri sürekli olarak rafine ediyor ve yeniden değerlendiriyoruz. Einstein sayesinde, bugün yer çekimi Newton veya Laplace gibi bilim adamlarının düşündüğü ve bize aktardığı yer çekimi ile aynı değil. Yeni kanıtlar bu teoriyi destekleyebilir, ancak kanıtlamaz. Bazı teorileri &#8216;doğru&#8217; olarak kabul etsek de, bunu geçici olarak yapabiliyoruz. Bugünkü gerçek, yarının aksini kanıtlayamayacağımızı garanti etmez. Bilim, bilinen teoriler hakkında sürekli olarak ek kanıtlar topluyor… her ihtimale karşı.</p>



<p>Bilim kendimizi ve dünyamızı anlamamıza, nasıl çalıştığını ve nasıl var olduğumuzu anlamamıza yardımcı olabilir.&nbsp;Her zaman cevaplanacak sorular olacaktır.&nbsp;Öldükten sonra ne olur?&nbsp;Hayal kurmamıza ne sebep oluyor?&nbsp;Bilinç nedir?&nbsp;</p>



<p>Bu, insanlığın doğuştan gelen merakı ve bilimsel keşfi ileri süren &#8216;neden&#8217;i bilme çabası olan cevap arayışıdır.&nbsp;Bilim bir gün cevapları bulabilir, ama bulamasa bile denemekten vazgeçmeyecektir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/bilim/2625/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teslacıların ve Edisoncuların Kapışacağı Test</title>
		<link>https://meraklikedim.com/bilim/2544/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/bilim/2544/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2020 23:36:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<category><![CDATA[trivia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=2544</guid>

					<description><![CDATA[[zombify_post]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>[zombify_post]</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/bilim/2544/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilmeniz Gereken 10 Bilimsel Yasa ve Teori</title>
		<link>https://meraklikedim.com/bilim/2527/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/bilim/2527/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2020 22:34:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[arşimet prensibi]]></category>
		<category><![CDATA[big bang teorisi]]></category>
		<category><![CDATA[bilim kanunları]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel teoriler]]></category>
		<category><![CDATA[bilimsel yasalar]]></category>
		<category><![CDATA[evrensel yerçekimi kanunu]]></category>
		<category><![CDATA[fizik kanunları]]></category>
		<category><![CDATA[hubble]]></category>
		<category><![CDATA[hubble kozmik genişleme]]></category>
		<category><![CDATA[kepler gezegensel hareket]]></category>
		<category><![CDATA[newton hareket yasaları]]></category>
		<category><![CDATA[suyun kaldırma kuvveti]]></category>
		<category><![CDATA[termodinamik yasalar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=2527</guid>

					<description><![CDATA[Bilim adamları, doğanın ve evrenin büyük işlerde nasıl çalıştığını açıklamaya çalışırken birçok araç kullanabilirler. Genellikle ilk önce yasalara ve teorilere ulaşırlar. Fark ne?  Bir bilimsel yasa genellikle matematiksel bir açıklamaya indirgenebilir, ampirik verilere dayanan özel bir ifadedir ve gerçekçiliği genellikle belirli bir dizi koşulla sınırlıdır.  Örneğin, E = mc² durumunda, c vakumdaki ışığın hızını ifade eder. Bir bilimsel teori sıklıkla delil veya...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Bilim adamları, doğanın ve evrenin büyük işlerde nasıl çalıştığını açıklamaya çalışırken birçok araç kullanabilirler. Genellikle ilk önce yasalara ve teorilere ulaşırlar. Fark ne?  Bir <strong><em>bilimsel yasa</em></strong> genellikle matematiksel bir açıklamaya indirgenebilir, ampirik verilere dayanan özel bir ifadedir ve gerçekçiliği genellikle belirli bir dizi koşulla sınırlıdır.   Örneğin, E = mc² durumunda, c vakumdaki ışığın hızını ifade eder.</p>



<p>Bir <strong>bilimsel teori</strong> sıklıkla delil veya belirli olayların gözlemlerini sentezlemeye çalışır.  Genellikle, doğanın nasıl işlediğine dair daha büyük ve test edilebilir bir ifadedir.  Bilimsel bir teoriyi özlü bir ifadeye veya denkleme indirgeyemezsiniz, ancak doğanın nasıl çalıştığı hakkında temel bir şeyi temsil eder.</p>



<h2 class="wp-block-heading">10. Big Bang Teorisi</h2>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://resize.hswstatic.com/w_907/gif/Big-Bang-Theory-1600x900.png" alt="Big bang teorisi illüstrasyon"/></figure>



<p>Edwin Hubble, Georges Lemaitre ve Albert Einstein tarafından yapılan araştırmalara dayanarak, <strong>büyük patlama teorisini</strong>, yani evrenin neredeyse 14 milyar yıl önce büyük bir genişleme olayıyla başladığını varsayıyor. O zaman, evren tek bir nokta ile sınırlıydı ve evrenin tüm maddesini kapsıyordu. Bu orijinal hareket, evren dışa doğru genişlemeye devam ettiği için bugün de devam ediyor.</p>



<p>Arno Penzias ve Robert Wilson 1965&#8217;te <strong>kozmik mikrodalga arkaplan radyasyonunu</strong> keşfettikten sonra büyük patlama teorisi bilim camiasında yaygın bir destek kazandı. İki astronom, zamanla dağılmayan kozmik gürültü veya statik alan saptadı. Princeton araştırmacısı Robert Dicke ile işbirliği yapan astronomlar, Dicke&#8217;in orijinal büyük patlamanın evrende tespit edilebilir düşük seviyeli radyasyonun ardında bıraktığı hipotezini doğruladı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">9. Hubble&#8217;ın Kozmik Genişleme Yasası</h2>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://resize.hswstatic.com/w_907/gif/Hubbles-Law-of-Cosmic-Expansion-1600x900.png" alt="Hubble'ın kozmik genişleme illüstrasyon kanunu"/></figure>



<p>Edwin Hubble ile devam edelim. 1920&#8217;ler Büyük Buhran ile zor günler geçirirken, Hubble çığır açan astronomik araştırmalar yapıyordu.  </p>



<p>Hubble, Samanyolu&#8217;nun yanı sıra başka gök adalar olduğunu kanıtlamakla kalmadı, aynı zamanda bu gök adaların <strong>durgunluk</strong> olarak adlandırdığı bir hareket ile uzaklaştığını keşfetti .<a href="https://science.howstuffworks.com/milky-way.htm"></a></p>



<p>Bu galaktik hareketin hızını ölçmek için Hubble, Hubble&#8217;ın <strong>Kozmik Genişleme Yasasını</strong>, diğer bir deyişle Hubble yasasını, yani aşağıda belirten bir denklemi önerdi: </p>



<p><strong>Hız = H&nbsp;×&nbsp;uzaklık</strong>&nbsp;</p>



<p><strong>Hız</strong>, galaksinin durgun hızını temsil eder; <strong>H</strong>, Hubble sabiti veya evrenin genişleme hızını gösteren parametredir; ve <strong>uzaklık</strong>, galaksinin karşılaştırıldığı mesafedir.</p>



<p>Hubble sabiti zaman içinde farklı değerlerde hesaplanmıştır, ancak mevcut kabul edilen değer megaparsec başına 70 kilometre/saniye, ikinci parametre olan uzaklık ise galaksiler arası mesafedir.</p>



<p>En önemlisi Hubble yasasının, bir galaksinin kendi hızımızla olan hızını ölçmek için özlü bir yöntem sağlamasıdır. Bu yasa, evrenin hareketinin büyük patlamaya kadar giden birçok gök adadan oluştuğunu tespit etti.</p>



<h2 class="wp-block-heading">8. Kepler&#8217;in Gezegensel Hareket Yasaları</h2>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://resize.hswstatic.com/w_907/gif/Keplers-Laws-of-Planetary-Motion1600x900.png" alt="Kepler'in gezegensel hareket illüstrasyon kanunları"/></figure>



<p>Yüzyıllar boyunca, bilim adamları gezegenlerin yörüngeleri hakkında, özellikle de güneşin yörüngesinde gezip gezmedikleri konusunda birbirleriyle ve dini liderlerle savaştılar. </p>



<p>16. yüzyılda Kopernik, gezegenlerin Dünya&#8217;nın değil güneşin etrafında döndüğü güneş merkezli bir güneş sistemi kavramını ortaya koydu. Ancak, gezegenlerin hareketleri için açık bir bilimsel temel oluşturmak; Johannes Kepler, Tyco Brahe ve diğerleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalara dayanması gerekiyordu.</p>



<p>Kepler&#8217;in 17. yüzyılın başlarında sunduğu <strong>üç gezegensel hareket kanunu,</strong>  gezegenlerin güneşin yörüngesinde nasıl hareket ettiğini açıklar. Bazen  <strong>yörüngeler yasası</strong> olarak adlandırılan bu ilk yasa, gezegenlerin güneşin etrafında eliptik bir yörüngede döndüğünü belirtir. </p>



<p>İkinci yasa, <strong>alanların</strong> <strong>kanunu</strong>, bir gezegeni güneşe bağlayan bir hattın eşit zaman dilimlerinde eşit bir alanı kapsadığını belirtir. Başka bir deyişle, Dünya&#8217;dan güneşe bir çizgi çizerek ve 30 gün boyunca Dünya&#8217;nın hareketini izleyerek oluşturulan alanı ölçüyorsanız, ölçümler başladığında Dünya&#8217;nın yörüngesinde nerede olursa olsun alan aynı olacaktır.</p>



<p>Üçüncüsü<strong>, dönemler kanunu,</strong>&nbsp;bir gezegenin yörünge dönemi ile güneşten uzaklığı arasında açık bir ilişki kurmamıza izin verir.&nbsp;Bu yasa sayesinde, Venüs gibi nispeten güneşe yakın bir gezegenin Neptün gibi uzak bir gezegenden çok daha kısa bir yörünge dönemine sahip olduğunu biliyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">7. Evrensel Yerçekimi Kanunu</h2>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://resize.hswstatic.com/w_907/gif/Universal-Law-of-Gravitation-1600x900.png" alt="Newton'un çekim yasası illüstrasyon"/></figure>



<p>300 yıldan fazla bir süre önce Sir Isaac Newton devrimci bir fikir önerdi: kütleleri ne olursa olsun, herhangi iki nesne birbirine doğru yerçekimi kuvveti uygular. Bu yasa, birçok lise öğrencisinin fizik dersinde karşılaştığı bir denklem ile temsil edilmektedir.</p>



<p><strong>F = G x [(m</strong><sub><strong>1</strong></sub><strong>&nbsp;m</strong><sub><strong>2</strong></sub><strong>&nbsp;) / r</strong><sup><strong>2</strong></sup><strong>&nbsp;]</strong></p>



<p><strong>F</strong> , Newton cinsinden ölçülen iki nesne arasındaki çekim kuvvetidir. <strong>m</strong><sub><strong>1</strong></sub> ve <strong>m</strong><sub><strong>2</strong></sub> ise, iki nesnenin kütleleridir. <strong>r,</strong> bunların arasındaki mesafedir. <strong>G</strong> yerçekimi sabitidir (6.672 × <sup>10-11</sup> N m <sup>2</sup> kg <sup>-2</sup> ).</p>



<p>Evrensel yerçekimi yasasının yararı, herhangi iki nesne arasındaki yerçekimini hesaplamamıza izin vermesidir. Bu yetenek; bilim adamları, uyduyu yörüngeye yerleştirmeyi veya ayın seyrini çizmeyi planladıklarında yararlıdır .</p>



<h2 class="wp-block-heading">6. Newton&#8217;un Hareket Yasaları</h2>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://resize.hswstatic.com/w_907/gif/Law-of-motion1600x900.png" alt="Newton'un ikinci hareket yasası illüstrasyon"/></figure>



<p>Newton&#8217;un diğer ünlü yasalarına geçelim. Üç hareket kanunu, modern fiziğin önemli bir bileşenini oluşturmaktadır. Birçok bilimsel yasa gibi, basitlikleri açısından oldukça zariftirler.</p>



<p>Üç kanundan birincisi, dışarıdan bir kuvvet tarafından hareket edilmedikçe, hareket halindeki bir nesnenin hareket halinde kaldığını belirtir. Zeminde yuvarlanan bir top için, bu dış kuvvet top ile zemin arasındaki sürtünme olabilir veya topu başka bir yöne tekmeleyen bir çocuk olabilir.</p>



<p>İkinci yasa, bir cismin kütlesi (<strong>m</strong>) ile ivmesi (<strong>a</strong>) arasında <strong>F = m × a</strong> denklemi şeklinde bir bağlantı kurar. <strong>F</strong>, Newton cinsinden ölçülen kuvveti temsil eder. Aynı zamanda bir vektör, yani yön bileşeni vardır. Hızlanması nedeniyle, zeminde yuvarlanan topun belirli bir <strong>vektörü</strong>, içinde hareket ettiği bir yönü vardır ve kuvvetini hesaplamaktan sorumludur.</p>



<p>Üçüncü yasa oldukça özlüdür ve size aşina olmalıdır: Her eylem için eşit ve zıt bir tepki vardır.&nbsp;Yani, bir nesneye veya yüzeye uygulanan her kuvvet için, o nesne eşit kuvvetle geri iter.</p>



<h2 class="wp-block-heading">5. Termodinamik Yasaları</h2>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://resize.hswstatic.com/w_907/gif/Laws-of-Thermodynamics-1600X900.png" alt="Termodinamik illüstrasyon kanunları"/></figure>



<p><strong>Termodinamik</strong>, ister&nbsp;motor&nbsp;ister&nbsp;dünyanın&nbsp;çekirdeği&nbsp;olsun, enerjinin bir sistemde nasıl çalıştığının incelenmesidir. C.P. Snow&nbsp;termodinamik yasalarını aşağıdaki şekilde özetlemiştir:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Kazanamazsın.</li><li>Hatta kırılamazsın.</li><li>Oyundan çıkamazsın.</li></ul>



<p>Bunları biraz açalım. Kazanamayacağınızı söyleyerek, madde ve enerji korunmuş olduğu için, diğerinden vazgeçmeden birini elde edemeyeceğiniz anlamına geliyor (yani, E = mc²). Ayrıca, bir motorun iş üretmesi için, ısı sağlamak zorunda olduğunuz anlamına gelir, ancak mükemmel bir şekilde kapalı bir sistemden başka bir şeyde, dış dünyada bir miktar ısı kaçınılmaz olarak kaybedilir, bu da ikinci yasaya yol açar.</p>



<p>İkinci ifade &#8211; <em>hatta kırılamazsın</em> &#8211; sürekli artan entropi nedeniyle aynı enerji durumuna geri dönemeyeceğiniz anlamına gelir. Bir yerde yoğunlaşan enerji her zaman daha düşük konsantrasyonlu yerlere akacaktır.</p>



<p>Son olarak, üçüncü yasa &#8211; <em>oyundan çıkamazsın</em> &#8211; sıfır Kelvin veya (eksi 273.15 Santigrat derece veya eksi 459.67 Fahrenheit derece) olarak ölçülen mutlak sıfır, mümkün olan en düşük teorik sıcaklık anlamına gelir. </p>



<p>Bir sistem mutlak sıfıra ulaştığında, moleküller tüm hareketi durdurur, yani kinetik enerji yoktur ve entropi mümkün olan en düşük değerine ulaşır. Ancak gerçek dünyada, uzayın girintilerinde bile, kesinlikle sıfıra ulaşmak imkansızdır, sadece ona çok yaklaşabilirsiniz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">4. Arşimet&#8217;in Suyun Kaldırma Kuvveti Prensibi</h2>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://resize.hswstatic.com/w_907/gif/Archimedes-Buoyancy-Principle-1600x900.png" alt="Arşimet yüzdürme prensibi illüstrasyon"/></figure>



<p>Suyun kaldırma prensibini keşfettikten sonra, eski Yunan bilgin Arşimet &#8220;Eureka!&#8221;&nbsp;diye bağırarak Syracuse şehrinde çıplak olarak koştu.&nbsp;Keşif bu kadar önemliydi.&nbsp;<a href="http://www.nytimes.com/2009/02/18/opinion/18iht-edquake.1.20274600.html"></a></p>



<p>Arşimet&#8217;in prensibine göre,&nbsp; kısmen su altında veya tamamen suya batmış bir nesneye uygulanan kuvvet nesnenin yer değiştirdiği sıvının ağırlığına eşittir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">3. Evrim ve Doğal Seleksiyon</h2>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://resize.hswstatic.com/w_907/gif/Evolution-and-Natural-Selection1600X900.png" alt="Evrim ve doğal seleksiyon illüstrasyon"/></figure>



<p>Şimdi evrenimizin nasıl başladığına ve fiziğin günlük yaşamımızı nasıl etkilediğine dair bazı temel kavramları oluşturduğumuza göre, dikkatimizi insan formuna ve nasıl dönüştüğümüze çevirelim.&nbsp;Çoğu bilim adamına göre,&nbsp;Dünya&#8217;daki&nbsp;tüm yaşamın&nbsp;ortak bir atası var.&nbsp;Ama bütün canlı organizmalar arasındaki bu muazzam farkın oluşması için bazı türleri evrime yani dönüşüme uğraması gerekmektedir.</p>



<p>Temel anlamda, bu farklılaşma evrim yoluyla meydana geldi. Organizmaların&nbsp;popülasyonları&nbsp;mutasyon gibi mekanizmalar yoluyla farklı özellikler geliştirdi.&nbsp;Kahverengi rengi ile bir bataklıkta kamufle olma özelliğine sahip olan bir kurbağa hayatta kalma şansına sahip olmuş, yani doğal bir seleksiyona uğramıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">2. Genel Görelilik Teorisi</h2>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://resize.hswstatic.com/w_907/gif/Theory-of-General-Relativity-1600X900.png" alt="Genel Görelilik Teorisi çizimi"/></figure>



<p>Albert Einstein&#8217;ın <strong>genel görelilik teorisi</strong> önemli bir keşif olmaya devam ediyor, çünkü evrene bakış açımızı kalıcı olarak değiştirdi. Einstein&#8217;ın büyük atılımı, uzay ve zamanın mutlak olmadığını ve yer çekiminin sadece bir nesneye veya kütleye uygulanan bir kuvvet olmadığını söylemekti. Daha ziyade, herhangi bir kütle ile ilişkili yer çekimi, etrafındaki alanı ve zamanı (genellikle uzay zamanı olarak adlandırılır) büker.</p>



<p>Bunu kavramsallaştırmak için, Kuzey Yarımküre&#8217;de bir yerden başlayarak doğuya doğru düz bir çizgide Dünya üzerinde seyahat ettiğinizi düşünün.  Bir süre sonra, bir kişi konumunuzu bir harita üzerinde belirleyecek olsaydı, aslında orijinal konumunuzun hem doğusu hem de çok güneyinde olacaktınız. Çünkü Dünya kavislidir. Doğrudan doğuya gitmek için, Dünya&#8217;nın şeklini dikkate almanız ve kendinizi biraz kuzeye açmanız gerekir.</p>



<p>Uzay için de hemen hemen aynısı geçerlidir. Örneğin, Dünya&#8217;nın etrafında dönen bir mekik, uzayda düz bir çizgi üzerinde seyahat ediyormuş gibi görünebilir. Gerçekte, etraflarındaki uzay-zaman, Dünya&#8217;nın yer çekimi tarafından (bir gezegen veya kara delik gibi muazzam yer çekimi olan herhangi bir büyük nesnede olduğu gibi) kavislidir ve hem ileriye doğru hareket etmelerine hem de Dünya&#8217;nın yörüngesinde görünmelerine neden olur.</p>



<p>Einstein&#8217;ın teorisinin astrofizik ve kozmolojinin geleceği üzerinde muazzam etkileri olmuştur. Merkür&#8217;ün yörüngesindeki küçük, beklenmedik bir anomali, yıldız ışığının nasıl eğildiğini ve kara delikler için teorik temelleri nasıl ortaya koyduğunu gösterdi.</p>



<h2 class="wp-block-heading">1. Heisenberg&#8217;in Belirsizlik İlkesi</h2>



<figure class="wp-block-image"><img decoding="async" src="https://resize.hswstatic.com/w_907/gif/Heisenbergs-Uncertainty-Principle.png" alt="Heisenberg belirsizlik ilkesi"/></figure>



<p>Einstein&#8217;ın daha geniş <strong><em>görelilik teorisi</em></strong> bize evrenin nasıl çalıştığı hakkında daha fazla şey anlattı ve kuantum fiziğinin temelini atmaya yardımcı oldu Ancak, aynı zamanda teorik bilime daha fazla karışıklık getirdi. 1927&#8217;de, evrenin yasalarının bazı bağlamlarda esnek olduğu düşüncesi, Alman bilim adamı Werner Heisenberg tarafından çığır açıcı bir keşfe yol açtı.</p>



<p><strong>Belirsizlik Prensibini</strong>&nbsp;öne&nbsp;sürerken Heisenberg, bir parçacığın iki özelliğini yüksek bir hassasiyetle aynı anda bilmenin imkansız olduğunu fark etti.&nbsp;Başka bir deyişle, yüksek bir kesinlik derecesine sahip bir elektronun pozisyonunu bilirsiniz, ancak momentumunu bilemezsiniz.</p>



<p>Niels Bohr daha sonra Heisenberg prensibini açıklamaya yardımcı olan bir keşif yaptı.&nbsp;Bohr, bir elektronun&nbsp;kuantum fiziğinin temel taşı haline gelen&nbsp;<strong>dalga-parçacık ikiliği</strong>&nbsp;olarak bilinen bir kavram olan hem parçacık hem de dalga özelliklerine sahip olduğunu buldu.&nbsp;Dolayısıyla, bir elektronun pozisyonunu ölçtüğümüzde, onu uzaydaki belirli bir noktada, belirsiz bir dalga boyuna sahip bir parçacık olarak ele alıyoruz.&nbsp; Momentumunu ölçtüğümüzde, onu bir dalga olarak ele alıyoruz, yani dalga boyunun genliğini bilebiliriz, ama yerini değil.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Kaynaklar</h3>



<ul class="wp-block-list"><li>Bir Astronom&#8217;a sorun.&nbsp;&#8220;İzafiyet teorisi.&#8221;&nbsp;Cornell Üniversitesi Astronomi Bölümü 21 Mart 2008. (5 Ocak 2011) http://curious.astro.cornell.edu/relativity.php</li><li>Bragg, Melvyn.&nbsp;&#8220;Termodinamiğin İkinci Yasası.&#8221;&nbsp;BBC.&nbsp;16 Aralık 2004. (5 Ocak 2011) http://www.bbc.co.uk/programmes/p004y2bm</li><li>Glenn Araştırma Merkezi.&nbsp;&#8220;Termodinamiğin Birinci Yasası.&#8221;&nbsp;NASA.&nbsp;11 Temmuz 2008. (5 Ocak 2011) http://www.grc.nasa.gov/WWW/K-12/airplane/thermo1.html</li><li>Lambert, Frank L. &#8220;Shakespeare ve Termodinamik: İkinci Yasa Barajı!&#8221;&nbsp;Occidental Koleji.&nbsp;2008. (5 Ocak 2011) http://shakespeare2ndlaw.oxy.edu/</li><li>LaRocco, Chris ve Blair Rothstein.&nbsp;&#8220;Büyük patlama.&#8221;&nbsp;Michigan üniversitesi.&nbsp;(5 Ocak 2011) http://www.umich.edu/~gs265/bigbang.htm</li><li>Lightman, Alan.&nbsp;&#8220;Görelilik ve Evren.&#8221;&nbsp;PBS Nova.&nbsp;Haziran 2005. (5 Ocak 2011) http://www.pbs.org/wgbh/nova/einstein/relativity/</li><li>Matson, Ronald H. &#8220;Bilimsel Yasalar ve Teoriler.&#8221;&nbsp;Kennesaw Eyalet Üniversitesi.&nbsp;(5 Ocak 2011) http://science.kennesaw.edu/~rmatson/3380theory.html</li><li>Nave, CR &#8220;Hubble yasası ve genişleyen evren.&#8221;&nbsp;Georgia Eyalet Üniversitesi.&nbsp;(5 Ocak 2011) http://hyperphysics.phy-astr.gsu.edu/hbase/astro/hubble.html</li><li>Nave, CR &#8220;Kepler&#8217;in Yasaları.&#8221;&nbsp;Georgia Eyalet Üniversitesi.&nbsp;(5 Ocak 2011) http://hyperphysics.phy-astr.gsu.edu/hbase/kepler.html</li><li>Nave, CR &#8220;Belirsizlik İlkesi.&#8221;&nbsp;Georgia Eyalet Üniversitesi.&nbsp;(5 Ocak 2011) http://hyperphysics.phy-astr.gsu.edu/hbase/uncer.html</li><li>PBS.&nbsp;&#8220;Büyük patlama teorisi tanıtıldı.&#8221;&nbsp;1998. (5 Ocak 2011) http://www.pbs.org/wgbh/aso/databank/entries/dp27bi.html</li><li>PBS.&nbsp;&#8220;Heisenberg belirsizlik ilkesini belirtiyor.&#8221;&nbsp;1998. (5 Ocak 2011) http://www.pbs.org/wgbh/aso/databank/entries/dp27un.html</li><li>PBS.&nbsp;&#8220;Penzias ve Wilson kozmik mikrodalga radyasyonunu keşfederler.&#8221;&nbsp;1998. (5 Ocak 2011) http://www.pbs.org/wgbh/aso/databank/entries/dp65co.html</li><li>Pidwirny, Michael.&nbsp;&#8220;Termodinamiğin Yasaları.&#8221;&nbsp;Fiziksel coğrafya.&nbsp;6 Nisan 2010. (5 Ocak 2011) http://www.physicalgeography.net/fundamentals/6e.html</li><li>Deprem Stephen.&nbsp;&#8220;Pratik olarak saf.&#8221;&nbsp;New York Times.&nbsp;8 Kasım 2009. (5 Ocak 2011) http://www.nytimes.com/2009/02/18/opinion/18iht-edquake.1.20274600.html</li><li>Stern, David P. &#8220;Kepler&#8217;in Üç Gezegensel Hareket Yasası.&#8221;&nbsp;Phy6.org.&nbsp;21 Mart 2005. (5 Ocak 2011) http://www.phy6.org/stargaze/Kep3laws.htm</li><li>Stern, David P. &#8220;Newton&#8217;un &#8216;Evrensel Yerçekimi&#8217; teorisi.&#8221;&nbsp;NASA.&nbsp;24 Mart 2006. (5 Ocak 2011) http://www-istp.gsfc.nasa.gov/stargaze/Sgravity.htm</li><li>California Üniversitesi Paleontoloji Müzesi (UCMP).&nbsp;&#8220;Evrimi Anlamak: Evrime bir giriş.&#8221;&nbsp;(5 Ocak 2011) http://evolution.berkeley.edu/evolibrary/article/0_0_0/evo_02</li><li>California Üniversitesi Paleontoloji Müzesi (UCMP).&nbsp;&#8220;Evrimi Anlamak: Doğal seleksiyon.&#8221;&nbsp;(5 Ocak 2011) http://evolution.berkeley.edu/evolibrary/article/evo_25</li><li>Tennessee Üniversitesi, Knoxville, Fizik ve Astronomi Bölümü.&nbsp;&#8220;Newton&#8217;un Üç Hareket Yasası.&#8221;&nbsp;(5 Ocak 2011) http://csep10.phys.utk.edu/astr161/lect/history/newton3laws.html</li><li>Tennessee Üniversitesi, Knoxville, Fizik ve Astronomi Bölümü.&nbsp;&#8220;Sir Isaac Newton: Evrensel Çekim Yasası.&#8221;&nbsp;(5 Ocak 2011) http://csep10.phys.utk.edu/astr161/lect/history/newtongrav.html</li><li>Weisstein, Eric W. &#8220;Yerçekimi Sabiti.&#8221;&nbsp;Wolfram Araştırma.&nbsp;(5 Ocak 2011) http://scienceworld.wolfram.com/physics/GravitationalConstant.html</li><li>Weisstein, Eric W. &#8220;Kepler&#8217;in Yasaları.&#8221;&nbsp;Wolfram Araştırma.&nbsp;(5 Ocak 2011) http://scienceworld.wolfram.com/physics/KeplersLaws.html</li><li>Beyaz, Martin.&nbsp;&#8220;Hubble Genişlemesi.&#8221;&nbsp;California Üniversitesi, Berkeley.&nbsp;(5 Ocak 2011) http://astro.berkeley.edu/~mwhite/darkmatter/hubble.html</li></ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/bilim/2527/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Piri Reis Haritası ve Antarktika</title>
		<link>https://meraklikedim.com/bilim/2201/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/bilim/2201/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2020 21:58:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Gizem]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[piri reis]]></category>
		<category><![CDATA[piri reis haritası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=2201</guid>

					<description><![CDATA[Piri Reis haritası, Türk denizci ve haritacı Ahmed Muhiddin Piri tarafından 1513 yılında oluşturulan bir dünya haritasıdır. Harita, buzsuz bir Antarktika kıyı şeridini gösterdiği için çok dikkat çekmiştir.&#160;Eğer durum buysa, Piri Reis 1773&#8217;te keşfedildiği bilinen Antarktika&#8217;yı yüzyıllar önce keşfetmiş ve de belgelendirmiştir. Haritanın Keşfi 1929&#8217;da Yönetmen Halil Edhem, eski haritalar arayan Alman teolog Gustav Adolf...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Piri Reis haritası, Türk denizci ve haritacı Ahmed Muhiddin Piri tarafından 1513 yılında oluşturulan bir dünya haritasıdır. Harita, buzsuz bir Antarktika kıyı şeridini gösterdiği için çok dikkat çekmiştir.&nbsp;Eğer durum buysa, Piri Reis 1773&#8217;te keşfedildiği bilinen Antarktika&#8217;yı yüzyıllar önce keşfetmiş ve de belgelendirmiştir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Haritanın Keşfi</h3>



<p>1929&#8217;da Yönetmen Halil Edhem, eski haritalar arayan Alman teolog Gustav Adolf Deissmann&#8217;ın isteği üzerine bir Türk sarayının bodrum katındanki depoyu inceledi. Edhem çok gizemli bir eserle karşılaşt.&nbsp;Hayvan cildine mürekkeple yazılmış küçük bir haritaydı, ancak sadece bir parçası sağlam bir şekilde duruyordu.&nbsp;İlk başta diğer eski haritalara benziyordu.&nbsp;Ancak daha yakından incelendiğinde, Deissmann&#8217;ın dikkatini çeken bir şey oldu.&nbsp;Nihayetinde Christopher Columbus&#8217;un haritasının bilinen tek kopyasını içeren Piri Reis haritası olarak tanımlandı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.historicmysteries.com/wp-content/uploads/2010/04/Piri-Reis-Map-of-1513-768x1024.jpg" alt="" width="511" height="681"/><figcaption><em>Piri Reis Haritası</em></figcaption></figure></div>



<p>1513&#8217;teki Piri Reis haritası Azor Adaları, Kanarya Adaları, Atlantik Adaları ve Japonya&#8217;nın doğru tasvirlerini içermekle kalmadı, aynı zamanda tarihcileri şaşırtacak olan Antarktika tasviri içeriyordu. Ancak, Antarktika 1773 yılına kadar keşfedilmemişti, bu yüzden 260 yıl önceki bir haritada nasıl olabilirdi?</p>



<p>Gizem daha da derinleşti.&nbsp;Piri Reis haritası sadece Antarktika kıyı şeridini göstermekle kalmadı, aynı zamanda buz örtüsü olmadan kıtanın oranlarını da gösterdi, bu da sadece 6.000 yıl önce görüldü.</p>



<p>Piri Reis haritası yıllardır haritacılar, araştırmacılar ve tarihçiler arasında büyük bir tartışma konusu olmuştur. Gelişmiş bir eski uygarlığın kanıtı mı?&nbsp;Kendi medeniyetimizin tarihinin yanlış olduğunu kanıtlıyor mu?&nbsp;Yoksa bu şaşırtıcı gizemin daha basit bir cevabı var mı?</p>



<h3 class="wp-block-heading">Haritanın Kökenleri</h3>



<p>1513 yılında Türk denizci, haritacı ve coğrafyacı Piri Reis olarak da bilinen Ahmed Muhiddin Piri, bilinen dünyayı harita biçiminde belgelemek için yola çıktı. Piri Reis, aynı zamanda Türk donanmasında bir amiral ve açık denizlerin tecrübeli bir gezginiydi. Kıyı şeridi ve kıtalar hakkında birçok şey biliyordu.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.historicmysteries.com/wp-content/uploads/2020/03/Piri-Reis.jpg" alt=""/><figcaption><em>Piri Resi olarak bilinen Ahmed Muhiddin Piri (1465-1553 dolayları) 1513&#8217;te dünya haritasını oluşturdu.</em></figcaption></figure>



<p>Piri Reis, yirmi farklı kaynaktan ceylan cildine haritalar çizmişti, her haritayı ve rotayı ilerlerken kaydetmek ve kontrol etmek istiyordu. Bunlardan sekizi Ptolemaic (2. Yüzyıl Helenistik ve Yunan toplumları) haritası, dörtü Portekiz haritası, biri Arapça harita ve bir diğeri Christopher Columbus haritasıydı. Piri tarafından kullanılan bazı kaynaklar MÖ 400 yılına kadar uzanmaktaydı.</p>



<p>Piri Reis, belgelediği toprakların çoğunu kendisinin ziyaret etmediğini kabul etti.  Bununla birlikte, yaratıcılığı akademik olarak çok değerlidir. Piri Reis, Christopher Columbus&#8217;un elle çizilmiş bir haritasına sahipti. Yirmi yıl önce Columbus ile şahsen yelken açan amcasından ona kalmıştı. Bu harita Columbus&#8217;un kayıp haritalarından biriydi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Hapgood Etkisi</h3>



<p>Piri Resi haritası uzun yıllar nispeten belirsiz bir eser olarak kaldı.&nbsp;1929&#8217;da yenilenene kadar ilgi çekmeye başlamamıştı.</p>



<p>Bununla birlikte, 1965&#8217;te New Hampshire Üniversitesi&#8217;nden Profesör Charles Hapgood haritayı birkaç öğrencisiyle birlikte inceledi.&nbsp;Haritaların Antarktika kıyı şeridini tasvir ettiğini de fark ettiler.&nbsp;Ama aynı zamanda başka bir garip anomali daha yakaladılar.</p>



<p>Piri Reis haritası, haritaları kağıttan dünyaya taşırken daha doğru bir eğriliğe izin veren haritalar oluşturma yöntemi olan Mercator Projection kullanılarak oluşturulmuştu.  Ancak Avrupalı ​​haritacılar bu tekniği 1569 yılına kadar kullanmadılar. Harita bir kez daha zaman yasalarına meydan okumuş gibi görünüyordu.</p>



<p>Hapgood&#8217;u en çok şaşırtan şey, buzsuz olarak tasvir edilen Antarktika sahil şerididir.  Reis&#8217;in kullandığı haritalardan hiçbiri böyle bir şey göstermiyordu. Kaynak olarak binlerce yıllık bir harita gerektiriyordu ve böyle bir haritanın var olduğu bilinmemektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Kayıp Medeniyetler</h3>



<p>Bu durum Hapgood&#8217;u mümkün olan tek sonuca ulaşmaya itti. Eski denizciler Antarktika kıyısını, yaklaşık 6000 yıl önce topraklar donmadan çok önce haritalamıştı.  Kıyı şeridinin topografik tasvirinin o kadar doğru göründüğünü, haritayı ne kadar gelişmiş bir toplum oluştursa bile, bir tür hava haritalama yeteneğine sahip olması gerektiğini belirtti. Piri Reis&#8217;in bu eski haritalardan birini kendi haritasını oluşturmak için kullanması gerektiğine inanıyordu, ancak kanıt bulamadı.</p>



<p>Fakat bu cesur sonuç medeniyetler hakkında bildiğimiz her şeyin yanlış olduğunu ima ediyordu.&nbsp;Bildiklerimize dayanarak, eski uygarlıklar kıtaları bu kadar büyük ölçekte haritalamak için araçlara veya yeteneklere sahip değildi.&nbsp;Peki nasıl başarılabilirdi?</p>



<p>Akademisyenler ve tarihçiler arasında spekülasyonlar gerçekleşmeye başladı.  Paranormal araştırmacılar dünya dışı yardıma işaret ettiler.  Diğerleri, Kayıp Atlantis Şehri&#8217;ne dayanan bir medeniyetin olası katılımını varsaydı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Piri Reis Haritasındaki Anomaliler</h3>



<p>Ancak kısa süre sonra şüpheciler, Piri Reis haritasını Hapgood&#8217;un bulgularıyla birlikte incelemeye başladı. Birkaç yeni sonuç çıkardılar.</p>



<p>Birincisi, Piri Reis&#8217;in haritasının modern haritalara kıyasla çeşitli sahil şeritlerinin boyutları arasında dikkate değer birkaç fark vardı. Bazı alanlar tamamen eksikti.  Ancak, Hapgood bunu Piri Reis tarafından yapılan kopyalama hatalarına atfetti. Bu sorunla mücadele etmek için Hapgood, Piri Reis&#8217;in kullandığı kaynak haritalarına dayanan bazı eksik bölümleri eklemeye çalıştı.</p>



<p>Ama sonra birkaç sorun ortaya çıktı.&nbsp;Boş alanları doldurduktan ve kara kütlelerini değiştirdikten sonra, Hapgood haritanın şimdi beş ayrı ekvatora sahip olduğunu buldu.</p>



<p>Ancak buna rağmen, harita diğer araştırmacıların hayal güçlerini yakalamaya devam etti.&nbsp;Bu, Hapgood&#8217;un haritanın&nbsp;dünya dışı etkinin&nbsp;kanıtı olduğunu iddia ettiğini tekrarlayan dikkate değer dolandırıcı Erich von Däniken&#8217;i de içeriyordu&nbsp;.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Gerçek Antarktika</h3>



<p>Eleştirmenler, Piri Reis&#8217;in haritasında Antarktika&#8217;nın gerçek kıtaya neredeyse hiç benzemediğine dikkat çekiyorlar.&nbsp;Ancak, bazı araştırmacılar, Antarktika kara kütlesinin zaman içinde değişmesinin mümkün olduğuna inanıyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.historicmysteries.com/wp-content/uploads/2020/03/lossy-page1-1280px-AA_bedrock_bedmap2.4960.tif-1024x576.jpg" alt=""/><figcaption><em>Antarktika&#8217;nın ana kaya topografyasının 2001 resmi.</em></figcaption></figure>



<p>Ancak,, haritanın tüm hataları keşfedildiğinden kısa bir süre sonra harita üzerinde gösterilen yerin Antarktika olmayabileceği anlaşıldı.</p>



<p>Aslında, Piri Reis haritasının birçok gizemine olası bir cevap Reis&#8217;in kaynaklarında yatıyor olabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Olası Bir Çözüm</h3>



<p>Klasik Yunan haritacıları ilk olarak, kara kütlelerinin her iki uçta da dengelenmesi gerektiği inancı nedeniyle güney kıtasının varlığını önerdiler. Bu nedenle, kuzey yarımküredekileri dengelemek için güney yarımkürede biri olmalıdır. Bu yanlış inanç nedeniyle, on altıncı yüzyıl haritacılarının çoğu, birinin varlığına dair herhangi bir kanıt olmasına rağmen, güney yarımkürede icat edilmiş bir kara kütlesi içeriyordu.</p>



<p>Reis, kendi haritasını hazırlamak için en az sekiz Yunan haritası ve grafiği kullandığından, bu olası bir çözümdü.</p>



<p>Alternatif olarak, daha basit bir teori vardır.&nbsp;Birçoğunun Antarktika&#8217;nın buzsuz bir tasviri olduğuna inandığı şey aslında&nbsp;Güney Amerika kıyı şeridinden&nbsp;başka bir şey değil&nbsp;.&nbsp;Bazı araştırmacılar, Piri Reis&#8217;in ceylan derisini çizmek için az yeri kaldığını varsaydı.&nbsp;Böylece Güney Amerika&#8217;yı olabildiğince tıkıştırdı.</p>



<p>İlginçtir, Reis&#8217;in notları bu teoriyi destekliyor. Notlarında, bu bölgenin çok sıcak ve yılanlarla dolu olduğunu belirtiyor. Bu açıklamalar o zamanlar Antarktika hakkında bildiklerine kesinlikle uymasa da, Amazon Ormanı&#8217;nı çok iyi tanımlayabilirdi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Gizem Devam Ediyor</h3>



<p>Bu bulgulara rağmen, Piri Reis haritasının gizemi bu güne kadar araştırmacılar için şaşırtıcı olmaya devam ediyor. Bu sorulara resmi bir cevap gelmedi, bu yüzden kendi yorumlarını oluşturmak insanlara kalmış.</p>



<p>Harita 6000 yıldan daha uzun bir süre önce buzsuz bir Antarktika gösteriyor mu? Bir zamanlar dünyada yabancı bir teknolojinin var olduğunun kanıtı mı? Yoksa Charles Hapgood hayal gücünün onu daha iyi hale getirmesine izin verdi mi ve harita sadece hayal edilen bir güney kara kütlesini veya Güney Amerika kıyı şeridini mi gösteriyor?</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/bilim/2201/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İnsan Ruhu 21 Gram Mı?</title>
		<link>https://meraklikedim.com/bilim/2153/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/bilim/2153/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 Apr 2020 13:35:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[21 gram deneyi]]></category>
		<category><![CDATA[insan ruhu]]></category>
		<category><![CDATA[insan ruhu 21 gr]]></category>
		<category><![CDATA[ruh var mı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=2153</guid>

					<description><![CDATA[21 Gram Teorisi, insan ruhunun kütlesi olduğunu öne süren Dr. Duncan MacDougal&#8217;un bir hipoteziydi. 1901&#8217;de ruhun ağırlığını ölçmek için çeşitli testler yaptı. 10 Nisan 1901&#8217;de Dorchester, Massachusetts&#8217;te alışılmadık bir deney gerçekleşmek üzereydi.&#160;Duncan MacDougall insan ruhunun kütlesi olduğunu ve bu nedenle ölçülebilir olduğunu kanıtlayacaktı. Dr. Duncan MacDougall ve diğer dört doktordan oluşan ekip, bir insan öldüğünde fiziksel...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<div class="wp-block-media-text alignwide is-stacked-on-mobile" style="grid-template-columns:36% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img decoding="async" width="355" height="436" src="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/Duncan_MacDougall1.jpg" alt="" class="wp-image-2157" srcset="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/Duncan_MacDougall1.jpg 355w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/Duncan_MacDougall1-244x300.jpg 244w" sizes="(max-width: 355px) 100vw, 355px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p>21 Gram Teorisi, insan ruhunun kütlesi olduğunu öne süren Dr. Duncan MacDougal&#8217;un bir hipoteziydi. 1901&#8217;de ruhun ağırlığını ölçmek için çeşitli testler yaptı. </p>



<p>10 Nisan 1901&#8217;de Dorchester, Massachusetts&#8217;te alışılmadık bir deney gerçekleşmek üzereydi.&nbsp;Duncan MacDougall insan ruhunun kütlesi olduğunu ve bu nedenle ölçülebilir olduğunu kanıtlayacaktı.</p>
</div></div>



<p></p>



<p>Dr. Duncan MacDougall ve diğer dört doktordan oluşan ekip, bir insan öldüğünde fiziksel bedeni terk eden insan ruhunun ağırlığını belirlemeye yönelik yapılacak deney için ölmekte olan 6 hastayı seçti. 6 hastadan beşi erkek, biri kadındı.  Mantıksal olarak, ölümden önce ve sonra vücut ağırlığındaki bir fark, ayrılan ruhun ağırlığı olmalıdır. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://www.thevintagenews.com/wp-content/uploads/2018/11/pjimage-3-1.jpg" alt=""/></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading">21 Gram Deneyi</h2>



<p>Ölmek üzere olan hasta özel yapılmış Fairbanks ağırlık ölçeklerine yerleştirildi.  MacDougall&#8217;un amacı, hassas ölçeklerle ölçülen farklılıkları belirlemek için ölümden önce ve sonra her bir vücudu tartmaktı. </p>



<p>İlk hasta öldüğünde, tartım makinesinin iğnesi titredi ve daha düşük bir değerde sabitlendi. Kilo kaybı bir onsun dörtte üçü veya 21 gramdı.</p>



<p>Deney sadece 4 hastada gerçekleştirilebildi. Bir hasta tartım yapılmadan önce öldü ve başka bir deneyde ise ekipman başarısız oldu. Doktorlar deneyin adil ve tarafsız bir şekilde yapılmasını sağlamak için ellerinden geleni yaptılar. Akciğerlerdeki havanın ağırlığı, vücut sıvılarını, deriden buharlaşan suyu dikkate aldılar. Hala açıklanamayan kilo kaybı, belli ki vücuttan ayrılan ruhun ağırlığıydı. Doktorlar, her hastanın ortalama kilo kaybının  21 gram olduğunu hesapladı.</p>



<p><img decoding="async" src="https://www.historicmysteries.com/wp-content/uploads/2010/01/21-grams-theory.jpg" alt="21 gram teori" width="1000" height="563" srcset="https://www.historicmysteries.com/wp-content/uploads/2010/01/21-grams-theory.jpg 1000w, https://www.historicmysteries.com/wp-content/uploads/2010/01/21-grams-theory-300x169.jpg 300w, https://www.historicmysteries.com/wp-content/uploads/2010/01/21-grams-theory-768x432.jpg 768w, https://www.historicmysteries.com/wp-content/uploads/2010/01/21-grams-theory-585x329.jpg 585w"></p>



<p>Bununla birlikte, Dr MacDougall 15 köpek üzerinde deneyi tekrarladığında ağırlıkta bir değişiklik gözlenmedi. Los Angeles&#8217;ta bir fizik öğretmeni H. Lav. Twing de 1917&#8217;de farelerde aynı şeyi denedi. O da ölümden sonra vücut ağırlığında herhangi bir değişiklik bulamadı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://www.ststworld.com/wp-content/uploads/2018/11/21_grams_experiment.jpg" alt=""/><figcaption>21 Gram Deneyi: 11 Mart 1907 tarihli denemeyle ilgili New York Times makalesi.&nbsp;</figcaption></figure></div>



<h2 class="wp-block-heading">21 Gram Teorisinin Validasyonu</h2>



<p>Dr. MacDougall daha fazla araştırma yapılması gerektiğini itiraf etti. Ancak, bu deneyleri takiben Dr. MacDougall dikkatini, insan vücudundan ayrılan ruhu fotoğraflamaya yöneltti. Ne yazık ki, ruh ağırlığı deneylerinden sonra, Dr. MacDougall başka bilimsel atılımlar gerçekleştiremedi. Duncan MacDougal 1920&#8217;de vefat etti.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Deney Üzerindeki Şüpheler</h2>



<p>Bilim dünyası, bu deneylerin uygunluğu ve özgünlüğü konusunda ciddi şüphe dile getirdi. Massachusettsli doktor Augustus P. Clarke, ölüm geldiğinde ani bir sıcaklık artışı olduğunu, çünkü akciğerlerin çalışmayı durdurduğunu ve kan dolaşımındaki soğutma etkisinin ortadan kalktığını söyledi. Sıcaklıktaki bu artışın terlemeye ve nem kaybına neden olduğunu söyledi. Ölüm üzerine kilo vermenin, bu tür terleme ve buharlaşma nedeniyle olduğunu ve ruhun ayrılmasından kaynaklanmadığını savundu. Ona göre, deney köpeklerde başarısız oldu, çünkü köpekler terleme ile değil, nefes alarak vücutlarını soğutuyor. MacDougall, ölümün vücuttaki kan dolaşımını durdurduğunu söyleyerek karşı çıktı, bu nedenle kanın dolaşımı ve vücut sıcaklığının yükseltilmesi sorunu ortaya çıkmıyordu. </p>



<p>Modern zamanlarda etik dışı görünse de, bu deneyler kullanılan metodolojiden çeşitli dini çıkarımlara kadar çok fazla eleştiriye yol açmıştır.</p>



<p>Yönetmenliğini Alejandro González Iñárritu&#8217;nun yaptığı ve başrolde Sean Penn&#8217;in olduğu &#8220;21 Grams&#8221; isimli 2003 yapımı filmde bu konu işlenmektedir.</p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="boombox-responsive-embed "><iframe loading="lazy" title="Duncan Macdougall - 21 Grams Theory" width="1160" height="653" src="https://www.youtube.com/embed/qRlFnl-RJjE?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="boombox-responsive-embed "><iframe loading="lazy" title="&quot;Cristina, I have Michael&#039;s heart&quot;" width="1160" height="653" src="https://www.youtube.com/embed/KyPrcOdCtOI?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
</div><figcaption>21 Grams Movie</figcaption></figure>



<p>Kaynaklar:&nbsp;<a href="http://www.snopes.com/religion/soulweight.asp" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Snopes</a>&nbsp;,&nbsp;<a href="http://www.snopes.com/religion/soulweight.asp" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Dr.Duncan&nbsp;</a><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Duncan_MacDougall_(doctor)" target="_blank" rel="noreferrer noopener">MacDougall Wikipedia&#8217;da</a>&nbsp;,&nbsp;<a href="http://www.lostmag.com/issue1/soulsweight.php" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Bir Ruhun Ağırlığı</a>&nbsp;,&nbsp;&nbsp;<a href="https://www.nytimes.com/1920/10/16/archives/he-weighed-human-soul-dr-duncan-macdougall-known-for-his.html" target="_blank" rel="noreferrer noopener">New York Times arşivlenmiş makalesi, 11 Mart 1907</a></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/bilim/2153/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Albert Einstein Hakkında İlginç Gerçekler</title>
		<link>https://meraklikedim.com/bilim/2002/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/bilim/2002/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2020 22:52:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[albert einstein]]></category>
		<category><![CDATA[einstein kimdir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=2002</guid>

					<description><![CDATA[Albert Einstein, 14 Mart 1873&#8242; te Almanya&#8217;nın Ulm şehrinde Hermann Einstein ve Pauline Einstein çocuğu olarak dünyaya geldi.&#160;Ebeveynleri, ilk başta büyükbabalarının ismi olan Abraham&#8217;ı koymak istedi. Ancak, aile Yahudi olmasına rağmen bu ismin çok &#8220;Yahudi&#8221; olduğu düşündü. Albert&#8217;in&#160;doğduğu sırada&#160;&#160;şişman bir kafası vardı.&#160;Bu onu ilk kez gördüklerinde annesini ve büyük annesini korkutmuştu.&#160;Zamanla normal bir boyuta döndü.&#160;İlginçtir,...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Albert Einstein, 14 Mart 1873&#8242; te Almanya&#8217;nın Ulm şehrinde Hermann Einstein ve Pauline Einstein çocuğu olarak dünyaya geldi.&nbsp;Ebeveynleri, ilk başta büyükbabalarının ismi olan Abraham&#8217;ı koymak istedi. Ancak,  aile Yahudi olmasına rağmen bu ismin çok &#8220;Yahudi&#8221; olduğu düşündü.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><a href="https://thefactfile-lxh7vfdm.stackpathdns.com/wp-content/uploads/2015/10/earliest-known-photo-einstein.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/a/ad/Albert_Einstein_as_a_child.jpg" alt="bilinen en eski-foto-Einstein" width="171" height="248"/></a><figcaption><em><strong>Albert Einstein&#8217;ın çocukluğu</strong></em></figcaption></figure></div>



<p>Albert&#8217;in&nbsp;doğduğu sırada<strong>&nbsp;</strong>&nbsp;şişman bir kafası vardı.&nbsp;Bu onu ilk kez gördüklerinde annesini ve büyük annesini korkutmuştu.&nbsp;Zamanla normal bir boyuta döndü.&nbsp;İlginçtir, gelecekte milyonlarca insana ilham verecek beyni içeren bir kafa&nbsp;doğumda mükemmel değildi.</p>



<p>Einstein üç yaşına kadar konuşmadı.&nbsp; Dr. Thomas Sowell tarafından yazılan&nbsp;bir kitapta geç konuşan son derece parlak insanları&nbsp;tanımlamak için&nbsp;“Einstein Sendromu”&nbsp;terimi kullanılmaktadır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Ergenlik yıllarını Münih&#8217;te geçirdi.&nbsp;Ailesi şehirde elektrikli alet ticareti yapıyordu.&nbsp;Einstein genç yaşta bulmacalar üzerinde çalışmayı, oyuncak yapı setleri ile karmaşık yapılar kurmayı severdi.&nbsp;Kız kardeşi Maja Einstein&#8217;a göre, Albert Einstein kartlardan on dört kat yükseklikte  yapılar kurabilirdi.&nbsp;</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>&nbsp;Einstein<strong>,</strong>&nbsp;her Perşembe günü yemek için davet ettiği&nbsp;bir tıp öğrencisinden&nbsp;etkilendi&nbsp;.&nbsp;Talmud isimli bu öğrenci ona doğa bilimleri hakkında kitaplar getiriyordu.&nbsp;Bu kitaplar, Einstein&#8217;a&nbsp;hayatının sonuna kadar üzerinde çalıştığı bilimlere&nbsp;olan&nbsp;ilgisini uyandırmıştı.&nbsp;Talmud ayrıca Einstein&#8217;a geometri konusunda eğitim de vermişti.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein,&nbsp;öğretme yöntemlerini sevmediği için&nbsp;okulda rahat&nbsp;değildi.&nbsp;Otorite esaslı sistematik eğitime inanmadı ve bunun yerine ön yargısız özgür düşünmeyi ve bireyselliği destekledi.&nbsp;</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong>Otorite aptalca bir inanç, gerçeğin en büyük düşmanıdır”</strong></p><cite>Albert Einstein</cite></blockquote>



<p>Başarısı, birçok kişi tarafından öğrenme, otoriteye meydan okuma ve onu başkalarının eğlenceli bulamadığı gizemlerle takıntı yapma konusundaki alışılmadık yaklaşımına bağlanıyor.&nbsp;Einstein bireyselliğin önemi konusunda ısrarcıydı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein, yaşamı boyunca&nbsp;iki veya üç kez&nbsp;kendi cümlelerini tekrarlamasına neden olan&nbsp;hafif bir echolalia (bir tür konuşma bozukluğu) sahipti&nbsp;.&nbsp;Nikola Tesla da&nbsp;dahil olmak üzere dünyanın en ünlü düşünür ve bilim adamlarının önemli bir taktiği olan görsel düşünmeyi severdi&nbsp;.<a rel="noreferrer noopener" href="https://thefactfile.org/nikola-tesla-facts/" target="_blank"></a></p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein&#8217;ın beyni ortalama bir insan beyninden daha küçüktü.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://media-cdn.tripadvisor.com/media/photo-s/01/12/37/a0/albert-einstein-memorial.jpg" alt="Merkezi Washington, DC, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir Albert Einstein heykeli."/><figcaption>Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde bir Albert Einstein heykeli</figcaption></figure></div>



<p>Einstein&#8217;ın bilim hakkındaki cazibesinin başlangıcı, beş yaşındayken babası tarafından kendisine gösterilen bir cep pusulasından geldi.&nbsp;İğne ucunu başka hiçbir yerde değil, belirli bir yönde sabitleyen şeyin ne olduğunu merak etti.&nbsp;Bu,&nbsp;bilim&nbsp;dünyasındaki&nbsp;uzun ve ünlü kariyerinin başlangıcıydı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p><strong>&nbsp;</strong>Galileo Galilei&nbsp;, Einstein&#8217;ın en sevdiği bilim adamıydı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Öğretmenleri onu hiçbir zaman iyi bir öğrenci olarak görmediler ve  iş&nbsp;bulmasını tavsiye&nbsp;etmediler&nbsp;.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>16&nbsp;&nbsp;yaşında Einstein elektrik mühendisi olmak için eğitim almasını sağlayacak&nbsp;bir sınavda başarısız&nbsp;oldu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein 16 yaşında teorik fizik üzerine ilk makalesi olan&nbsp;“Manyetik Alandaki Eter Durumunun İncelenmesi”ni yazmıştır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Unutkanlık, çocukluk günlerinden beri kişiliğinin büyük bir parçasıydı.&nbsp;Sık sık çantasını ve anahtarlarını unuturdu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein Alman ve Yahudi olarak doğdu.&nbsp;Einstein 1896&#8217;da Alman vatandaşlığından vazgeçti&nbsp;. 1901&#8217;de&nbsp;İsviçre&nbsp;vatandaşı oldu. 1955&#8217;te Amerikan vatandaşı olarak öldü.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein&nbsp;, ülkede kalıcı bir iş bulabilmesi şartıyla İsviçre vatandaşlığını aldı.&nbsp;Ayrıca vatandaşlığı güvence altına almak için bir miktar ücret ödemek zorunda kaldı.&nbsp;Einstein, söz konusu ücreti ödeyebilmesi için her ay bir miktar para biriktirdi.&nbsp;İsviçre vatandaşı olmak istemişti, çünkü insanların bireyselliğine ve mahremiyetine saygı duyan bu ülkeye hayrandı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Albert Einstein yüzmeyi hiç öğrenmedi.&nbsp;Ancak, yelkenciliği severdi ve hayatı boyunca bir hobi olarak yapmaya devam etti.&nbsp;Ayrıca, Einstein asla çorap giymezdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein, tam bir tütün tiryakisiydi. Çoğunlukla pipo içerdi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/5/56/ETHZ.JPG/800px-ETHZ.JPG" alt="Zürih'teki İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü (ETHZ)."/><figcaption>Zürih&#8217;te (ETHZ) İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü</figcaption></figure>



<p>Einstein şaşırtıcı bir şekilde, sıkıştırılmış gaz sistemi ile çalışan buzdolabını icat etti.&nbsp;Einstein, fotoelektrik hücreler, lazerler, nükleer güç ve fiber optikler ve hatta yarı iletkenler gibi birçok icadın arkasındaki adam olarak kabul edilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>İlginç bir şekilde, 1900 yılında Zürih Politeknik Okulu&#8217;ndan mezun olduktan sonra ilk işine girmesi 9 yıl sürdü.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein,  Federal Fikri Mülkiyet Ofisi Teknik Uzman olarak atandı.&nbsp;Her gün sekiz saat, haftada altı gün çalışıyor ve 3500 Frank maaş alıyordu.&nbsp;Patent başvurularını incelediği bu işten zevk alıyordu.&nbsp;Birkaç gün hizmet verdikten sonra,  günde birkaç saat çalışarak işlerini bitirebildiğini fark etti. Böylece bilimsel çalışmalarını ve düşünmelerini yapmak için ofiste kalan boş zamanı kullandı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>30 yaşında, 1909&#8217;da Zürih&#8217;e taşındı ve Zürih Üniversitesi&#8217;nde öğretim üyesi olarak göreve başladı.&nbsp;Einstein&#8217;ın kendine özgü bir öğretim tarzı vardı.&nbsp;Not hazırlamak için kağıt yerine kart kullanırdı ve dersler sırasında fikirlerini de not ederdi.&nbsp;Dahası, öğrencilerinin onu sözünü kesmesine izin verirdi;&nbsp; ayrıca durup öğrencilerine onu takip edip etmediklerini sorardı.&nbsp;Öğretmen ve öğrenciler arasındaki bu etkileşim o zamanlar eşsizdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein&nbsp;doktorasını aldığında,&nbsp;üçüncü sınıf patent ofisi uzmanlığından ikinci sınıf teknik uzmanlığa terfi etti ve maaşı yılda 4.500 Frank&#8217;a yükseltildi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein&nbsp;, yerçekiminin ışığı büktüğü tahmininin&nbsp;1919&#8217;daki bir tutulma sırasında doğrulanmasıyla&nbsp;gezegendeki en ünlü yüzlerden biri oldu&nbsp;.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Albert Einstein ile ilgili bir başka ilginç gerçek de hafızasının zayıf olmasıdır.&nbsp;İsimleri, tarihleri ​​veya telefon numaralarını hatırlayamadı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>1921 Nobel Fizik Ödülü Albert Einstein&#8217;a “Teorik Fizik&#8217;e verdiği hizmetler ve özellikle fotoelektrik etki yasasını keşfettiği için” verildi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Keman ve yelkenciliği severdi, çorap ve saç kesimlerinden nefret ederdi. Ayrıca kuş gözlemciliği de severdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein&nbsp;hayatının ilk yıllarında&nbsp;çığır açan keşifler yaptı&nbsp;.&nbsp;Araştırma yapmaya devam ederken, hayatının sonraki yıllarında önemli bir şey üretmedi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein müziğe çok düşkündü ve annesi müziğe olan eğiliminde hayati bir rol oynadı.&nbsp;Keman çalmayı beş yaşındayken öğrenmişti.&nbsp;</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong>Bir bilim adamı olmasaydım, müzisyen olurdum”</strong></p><cite>Albert Einstein</cite></blockquote>



<p>Einstein, daha sonra ilk eşi olan (1903-1919) öğrencisi Mileva Maric ile gayri meşru bir çocuğa sahipti.&nbsp;Çocuklarının doğumundan sadece bir yıl sonra bir enfeksiyon nedeniyle 1903&#8217;te öldüğüne inanılmaktadır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Mileva Maric ile ilk evliliğinden ikinci çocuk 14 Mayıs 1904&#8217;te doğdu. Çift ona Hans adını verdi.&nbsp;</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Pek mutlu bir evliliği olduğu söylenemez. 1914&#8217;te ilişkilerinde zorluk çekerken Einstein aşağıdaki evlilik koşullarına eşinin uymasını istemiştir.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Kıyafetlerim ve çamaşırlarım iyi durumda olacak.</li><li>Üç öğün yemeğimi düzenli olarak odamda alacağım.</li><li>Masam ve yatak odam düzenli tutulacak.</li><li>Seninle evde  oturmam, dışarı çıkmam ve seyahat etmem</li><li>Benden herhangi bir yakınlık beklemeyeceksin ve beni kınamayacaksın.</li><li>Talep edersem benimle konuşmayacaksın.</li><li>Talep edersem yatak odamdan ayrılacaksın.</li><li>Beni çocuklarımın önünde küçümsemeyeceksin.</li></ul>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Kuzeni ile yaptığı ikinci evliliğinden sonra bile altı kadınla ilişkisi olduğu bilinmektedir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Albert Einstein&#8217;ın atom bombasının&nbsp;Japonya&#8217;daki&nbsp;kullanımını öğrendikten hemen sonra, nükleer silahsızlanmanın savunucusu&nbsp;olmuştur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>1905&#8217;in Albert Einstein&#8217;ın hayatında bir mucize yıl olduğuna inanılıyor.&nbsp;Bu yıl boyunca&nbsp;en yaratıcı çalışmasını temsil eden&nbsp;dört makale yayınladı&nbsp;.&nbsp;Bu makaleler Kuantum teorisi, Brown hareketi (atomların varlığı), hareketli cisimlerin elektrodinamiği ve&nbsp;dünyadaki en ünlü denklem olan E = MC2 denklemi&nbsp;kütle ve enerji arasındaki ilişkiyi kurmakla&nbsp;ilgiliydi. Sadece 26 yaşındaydı ve gün boyunca bir patent ofisinde çalışıyordu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein, 1915&#8217;te yayınlanan genel görelilik teorisini başyapıtı olarak kabul etti.&nbsp;Teori, Sir Isaac Newton&#8217;un yerçekimi teorisinin açıklanmasından bu yana 250 yıl içinde yayınlanan ilk yerçekimi teorisiydi.&nbsp;Bu&nbsp;sayede Einstein dünyanın her yerinden ilgi görmeye başlamıştı.&nbsp;Yakında dünyayı gezmeye başladı ve binlerce kalabalığın önünde konuşmalar yaptı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein, Adolf Hitler&#8217;in Almanya&#8217;nın şansölyesi haline gelmesinden bir ay sonra Aralık 1932&#8217;de Almanya&#8217;dan ayrıldı.&nbsp;Einstein Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ne taşındı ve doğduğu ülkeye bir daha asla dönmedi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>1955&#8217;te ünlü fizikçi ve bilim adamının ölümünden sonra vücudu yakılmış ve küller dağılmıştır.&nbsp;Bununla birlikte, vücudunun otopsisini yaparken patolog Thomas Harvey tarafından Princeton Hastanesinde tutulan tek kısmı beyniydi.&nbsp;Thomas Harvey daha sonra bu yüzden işinden olmuştu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Hayatının sonraki yıllarında, Albert Einstein birleşik alan teorisi üzerinde çalışıyordu.&nbsp;Amacı, bütün evreni ve tüm fizik yasalarını açıklayacak ve onları tek bir çerçeveye getirecek bir teori geliştirmekti.&nbsp;Bunun için ömrü yetmemişti.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>1925 yılında Londra Kraliyet Topluluğu, görelilik teorisi ve kuantum teorisine katkıları nedeniyle ona prestijli Copely Madalyasını verdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein&#8217;a 1952&#8217;de ilk başkanının ölümünden sonra İsrail başkanı olma fırsatı verildi. Einstein&nbsp;, insanlarla&nbsp;düzgün bir şekilde&nbsp;başa çıkabilmek için doğal yetenek ve deneyime sahip olmadığını&nbsp;söyleyerek teklifi kibarca reddetti.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Ölmeden önce doktorlar, patlayan bir kan damarından muzdarip olduğu için Einstein&#8217;a ameliyat önerdi.&nbsp;Ancak&nbsp;Einstein, “Yaşamı yapay olarak uzatmak tatsız” dedi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein 1955&#8217;te öldükten hemen sonra, atom numarası 99 olan yeni keşfedilen elemente&nbsp;onuruna &#8216;einsteinium&#8217;&nbsp;adı&nbsp;verildi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>1923&#8217;te Einstein İbranice öğrenmeye çalıştığında bunu yapmanın verimsiz olduğunu hissetti.&nbsp;Onun rahat ettiği tek dil Almanca idi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Ölüm yatağında, Almanca&#8217;yı anlamayan refakatçisine Almanca&#8217;daki son sözlerini söyledi ve son sözleri hala bilinmiyor.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein genç yaşta Asperger Sendromundan muzdaripti.&nbsp;Bu sendromdan muzdarip çocuklar, yaşıtlarından duygusal olarak ayrılır ve başkaları için çok az veya hiç empati duymazlar.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Albert, gençlik yıllarında her zaman kendi sorunlarını çözmek, keman veya kart oynamak ya da yapı taşları ile yeni bir şey inşa etmek için zaman harcamaktan hoşlanıyordu.&nbsp;Hans Albert Einstein, babasının, arka plandaki gürültüden veya böyle bir şeyden rahatsız olmadan eldeki göreve konsantre olma konusunda inanılmaz bir yeteneğe sahip olduğunu bildirdi.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Kalbimle asla ülkeme, evime, arkadaşlarıma ve hatta yakın aileme ait değildim.”</p><cite>Albert Einstein</cite></blockquote>



<p>Einstein,&nbsp;solak&nbsp;olduğuna dair söylemlere rağmen, sağ elini kullanıyordu.&nbsp; Solak insanlar genellikle deha olarak kabul edilir veya yüksek bir IQ&#8217;ya sahiptir, bu yüzden Einstein&#8217;ın yanlış bir şekilde birçok kişi tarafından solak düşünülür.&nbsp;</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Sgara içmek Einstein&#8217;ın tutkusu ve takıntısıydı.&nbsp;Evinden ofisine doğru yürürken arkasındaki duman izi görülebilirdi.&nbsp;Pipo içmeyi çok severdi. Sigara içmekten o kadar zevk alıyordu ki, bunu yaparken yargılayıcı ve sakin bir etkiye sahipti, bu da bir düşünür olarak işine yardımcı oldu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein, iyi çalışması için en az 10 saat uyumaya ihtiyacı olduğunu söylerdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Asla araba kullanmazdı.&nbsp;Çok yürümeyi ve gerektiğinde bisiklet sürmeyi seviyordu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Boşanma tazminatı olarak&nbsp;eski karısına&nbsp;Nobel Ödülü parasını&nbsp;verdi<strong>.</strong></p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Pek çok kişinin düşündüğü gibi görelilik değil&nbsp;, fotoelektrik etki için Nobel Ödülü&#8217;nü&nbsp;aldı&nbsp;.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>FBI direktörü J. Edgar Hoover tarafından Sovyet casusu olarak düşünülüyordu. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Kaynaklar</h3>



<ul class="wp-block-list"><li>http://www.neatorama.com/2007/03/26/10-strange-facts-about-einstein/</li><li>http://www.history.com/topics/albert-einstein</li><li>http://www.worldsciencefestival.com/2014/06/10-fun-albert-einstein-facts/</li><li>http://www.nobelprize.org/nobel_prizes/physics/laureates/1921/</li><li>http://www.famousscientists.org/albert-einstein/</li><li>http://www.space.com/15524-albert-einstein.html</li><li>http://www.huffingtonpost.com/2013/10/17/abert-einstein-facts_n_3987801.html?ir=India&amp;adsSiteOverride=in</li><li>http://www.time.com/time/magazine/article/0,9171,993017,00.html</li><li>http://www.alberteinsteinsite.com/einsteinfunfacts.html</li><li>http://www.express.co.uk/life-style/top10facts/392769/Top-10-facts-about-Albert-Einstein</li><li>http://www.brainyquote.com/quotes/authors/a/albert_einstein_2.html</li><li>https://en.wikipedia.org/wiki/Albert_Einstein%27s_brain</li><li>http://www.scientificamerican.com/article/secrets-of-einsteins-brain/</li><li>http://history1900s.about.com/od/people/a/Einstein10.htm</li><li>http://www.albert-einstein.org/article_handicap.html</li></ul>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/bilim/2002/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nikola Tesla Hakkında İlginç Gerçekler</title>
		<link>https://meraklikedim.com/bilim/1990/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/bilim/1990/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2020 17:53:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[nikola tesla]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=1990</guid>

					<description><![CDATA[Günümüzde dahi birçok insan Nikola Tesla&#8217;nın kim olduğunu bilmiyor. Muhtemelen akıllarına ilk gelen Elon Musk ve dünyaca ünlü araba markası oluyordur. Ancak mucit Tesla, tartışmasız bugünün modern teknolojisini etkileyen en büyük mühendislerinden biridir. Belki de en başta gelenidir. Fikirlerinin çoğu zamanına göre çok ileriydi, birçok insan kavramlarının gülünç ve çok çılgın olduğunu düşünürdü. Yine de...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Günümüzde dahi birçok insan Nikola Tesla&#8217;nın kim olduğunu bilmiyor. Muhtemelen akıllarına ilk gelen Elon Musk ve dünyaca ünlü araba markası oluyordur.</p>



<p>Ancak mucit Tesla, tartışmasız bugünün modern teknolojisini etkileyen en büyük mühendislerinden biridir. Belki de en başta gelenidir.</p>



<p>Fikirlerinin çoğu zamanına göre çok ileriydi, birçok insan kavramlarının gülünç ve çok çılgın olduğunu düşünürdü. Yine de Tesla çalışmalarına devam etti ve kendine ön yargı ile yaklaşan kitleleri zamanla kendine hayran bıraktı.</p>



<p>İsterseniz Nikola Tesla hakkındaki gerçeklere bakalım:</p>



<p class="has-text-color has-very-dark-gray-color">Nikola Tesla 10 Temmuz 1856&#8217;da şimdi Hırvatistan olarak bildiğimiz Avusturya İmparatorluğu&#8217;nda doğdu. Doğduğu gün şiddetli bir şimşek fırtınası olduğu bilinmektedir. Bu ayrıntı ileride yapacağı çalışmalarla ilginç bir tesadüf oluşturuyordu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Üç kız kardeşi ve bir erkek kardeşi vardı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Tesla, 17 yaşındayken kafasında zor matematik sorularını çözebilirdi. Öğretmenlerini hile yaptığını düşünürlerdi.  Liseyi bir yıl erken bitirdi.</p>



<p>Tesla&#8217;nın fotoğrafik bir hafızası vardı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>17 yaşındayken dokuz ay boyunca yatalak kalmasına neden olan kolera hastalığına yakalandı ve bu hastalık yüzünden birçok kez ölüme yaklaştı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Babası onun bir rahip olmasını istedi, ancak hastalığı sırasında Nikola&#8217;yı koleradan kurtulursa mühendislik okuluna göndermeye söz verdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>1875 yılında Graz, Avusturya&#8217;daki bir askeri sınır okulu olan Avusturyalı Politeknik okuluna burslu girdi. Tesla, ilk yılında hiçbir dersi kaçırmadı ve mümkün olan en yüksek notları aldı. Normalden iki kat daha fazla sınavdan geçmişti.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>İkinci yılın sonuna doğru Tesla bursunu kaybetti ve kumar bağımlısı oldu. Üçüncü yılın parası ile oynadığı kumarı kaybetti. Gerçi daha sonra bu zararını yine kumar oynayarak telefi etti ve parayı ailesine verdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Tesla okulu bıraktı ve üniversiteden hiç mezun olmadı.&nbsp;Başarısızlığını gizlemek için ailesiyle olan iletişimini kesti, bu da bazı insanların öldüğünü düşünmesine neden oldu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>1882&#8217;de Tesla, Edison için çalışmaya başladı. Bu iş, 1884&#8217;te Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ne göç etmesine yol açtı ve daha sonra 1891&#8217;de ABD vatandaşlığına geçti.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Tesla Avrupa&#8217;dan New York&#8217;a taşındığında, cebinde sadece dört sent vardı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Edison için çalışırken, büyük bir bonus için bir jeneratör tasarımı geliştirmesi istendi.&nbsp;Tamamlandığında, Edison tasarımı çaldı ve Tesla&#8217;ya hiçbir zaman ödeme yapmadı.&nbsp;Tesla kısa bir süre sonra ayrıldı.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.wannart.com/wp-content/uploads/2018/04/acdc-wannart.jpg" alt=""/></figure>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Tesla 1887&#8217;de Alfred Brown ile Tesla Electric Company&#8217;yi kurdu. Bu şirket ona bir servet ve iyi bir isim getirecekti; ve aynı yıl AC tabanlı icatlar için birkaç patent başvurusunda bulundu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Tesla&#8217;nın laboratuvarı alev aldı. Mevcut projelerine ait tüm çalışmalar bu yangında kayboldu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Şaşırtıcı bir şekilde, Tesla hiçbir zaman Nobel ödülü almamıştı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Nikola, güvercinleri beslemek için her gün parka yürürdü. Her gün parkta aynı noktada bulunan yaralı bir güvercini ziyaret ederdi. Güvercinin kırık kanadını ve bacağını sabitleyecek bir cihaz yapmak için 2.000 doların üzerinde para harcadı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Tesla her gün sabah 9&#8217;dan akşam 6&#8217;ya kadar çalışırdı. Her zaman tam olarak 20:10&#8217;da aynı restoranda akşam yemeği yerdi. Akşam yemeğinde ona yemek servisi yapan tek garsona telefon ederdi. Nadir durumlar dışında genellikle yalnız yemek yerdi. Daha sonra, genellikle sabah 3&#8217;e kadar çalışmaya devam ederdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Nikola, her gece ayak parmaklarını 100 kez kıvırırdı, bunun beyin hücrelerini uyardığını iddia ederdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Daha sonraki yıllarına doğru vejetaryen oldu ve sadece süt, ekmek, bal ve sebze suyu ile beslendi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Ayrıca hijyen ve düzgünlük konusunda çok endişeliydi çünkü mikrop korkusu vardı. Akşam yemeklerinden önce yemek odasını temizlemek için 18 peçete kullandığı söylenir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Tesla, bir gecede asla 2 saatten fazla uyumadığını, ancak vücudunu şarj etmek için ara sıra uyuduğunu söyledi. Bir keresinde istirahat etmeden 84 saat çalıştı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Tesla ve Mark Train iyi arkadaştılar.&nbsp;Tesla, fosforresan ışıkla aydınlatılan ilk fotoğraflardan biri olan Twain&#8217;in fotoğrafını çekti.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Nikola&#8217;ın hiçbir ilişkisi yoktu, çünkü işinden uzaklaşmak istemiyordu.  Ayrıca, kadınların erkeklerden daha üstün olduğuna inanıyordu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>3 sayısına karşı saplantısı vardı. Tesla sadece 3 ile bölünebilen otel odalarında yaşıyordu ve her şeyi 3&#8217;lü setler halinde yapıyordu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Her gün viski içmenin onu 150 yaşına kadar yaşatacağını düşünürdü.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Bir zamanlar Tesla, içinde ölüm ışını olduğunu iddia ettiği bir kutu ile bir otel faturası ödedi. Ölümünden sonra, içinde sadece yedek bir elektrik parçası olduğu öğrenildi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://images.wired.it/wp-content/uploads/2013/12/1387797765_la_storia_di_nikola_tesla_283.jpg" alt=""/></figure>



<p>Tesla&#8217;nın dünya çapında yaklaşık 300 patenti vardır, ancak icatlarının çoğu asla patentlenmemiştir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Buluşları arasında uzaktan kumanda, kablosuz telgraf, neon lambalar ve modern kablosuz teknolojinin dayandığı Tesla bobini vardır. Tesla ilk buluşu telefon alıcısı için ses yükselticiyi 1881 yılında icat etti.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Kablosuz teknolojiyle ilgili keşifleri nedeniyle, daha sonra akıllı telefonların icat edilmesinin temelini oluşturdu .</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Tesla, 1901 yılında cep telefonu teknolojisi ve kablosuz internet düşüncesini düşündü.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Tesla ayrıca <strong>,</strong> günümüzde kullanılan çoğu AC makinesinin temeli olan  döner manyetik alana (alternatif akım motorunun çalışmasında temel bir prensiptir) öncülük etmiştir .</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Tesla çevreyi önemserdi ve insanlığın yakında yenilenemeyen doğal kaynakları tüketeceğinden endişe duyuyordu. Böylece, yenilenebilir enerji geliştirmenin bazı alternatif yollarını keşfetmeye hevesliydi ve bu nedenle laboratuvarında bu tür birçok deney gerçekleştirdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Tesla&#8217;nın tüm dünyayı aydınlatma hırsı vardı. Dünya&#8217;nın üst atmosferindeki gazların yüksek frekanslı elektrik akımları taşıyabileceğini ve bu nedenle elektrik akımlarının bu gazlardan iletilmesiyle “karasal gece lambası” yaratılabileceğini teorize etti. Ancak, “tüm dünyayı yapay olarak aydınlatma” hayali henüz gerçekleşmemiştir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://i1.wp.com/blognot.com.tr/wp-content/uploads/2019/08/tesla-1.jpg?w=685&amp;ssl=1" alt=""/></figure>



<p>Bilim ve teknolojiye yaptığı tüm katkılara rağmen Tesla, 1943 yılında New York&#8217;ta 3327 kapı nolu bir otel odasında kimsesiz bir şekilde vefat etti.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Kaynaklar</h3>



<ul class="wp-block-list"><li>http://www.pbs.org/newshour/rundown/5-things-you-didnt-know-about-nikola-tesla/</li><li>http://www.biography.com/people/nikola-tesla-9504443</li><li>http://www.iflscience.com/technology/10-fun-facts-you-may-not-have-known-about-nikola-tesla/</li><li>http://www.livescience.com/46720-nikola-tesla-158th-anniversary.html</li><li>http://web.mit.edu/most/Public/Tesla1/alpha_tesla.html</li><li>https://en.wikipedia.org/wiki/Nikola_Tesla </li><li>https://www.history.com/topics/inventions/nikola-tesla</li><li>https://www.smithsonianmag.com/history/the-rise-and-fall-of-nikola-tesla-and-his-tower-11074324/</li></ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/bilim/1990/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bilimdeki 20 Büyük Soru</title>
		<link>https://meraklikedim.com/bilim/1885/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/bilim/1885/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2020 11:05:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilim]]></category>
		<category><![CDATA[bilinç nedir]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[karadelik]]></category>
		<category><![CDATA[rüya]]></category>
		<category><![CDATA[sonsuz yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[uzay]]></category>
		<category><![CDATA[zaman yolculuğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=1885</guid>

					<description><![CDATA[1 Evren neden yapılmıştır? Gök bilimciler oldukça can sıkıcı bir muamma ile karşı karşıya: evrenin %95&#8217;inin neden yapıldığını bilmiyorlar. Çevremizde gördüğümüz her şeyi oluşturan atomlar, sadece yaklaşık %5&#8217;lik bir payı oluşturuyor. Geçtiğimiz 80 yıl içinde bu %95&#8217;lik kısmı iki gölge varlığın oluşturduğu açık hale gelmiştir. Bunlar karanlık madde (dark matter) ve karanlık enerjidir (dark energy). İlk olarak 1933 yılında keşfedilen karanlık...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">1 Evren neden yapılmıştır?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://cdn.designbyhumans.com/user_store_banner/3549070.jpg" alt=""/></figure>



<p>Gök bilimciler oldukça can sıkıcı bir muamma ile karşı karşıya: evrenin %95&#8217;inin neden yapıldığını bilmiyorlar. Çevremizde gördüğümüz her şeyi oluşturan atomlar, sadece yaklaşık %5&#8217;lik bir payı oluşturuyor. Geçtiğimiz 80 yıl içinde bu %95&#8217;lik kısmı iki gölge varlığın oluşturduğu açık hale gelmiştir. </p>



<p>Bunlar karanlık madde (dark matter) ve karanlık enerjidir (dark energy). İlk olarak 1933 yılında keşfedilen karanlık madde, galaksi ve galaksi kümelerini birbirine bağlayan görünmez bir yapıştırıcı gibidir. 1998 yılında tanıtılan karanlık enerji ise evrenin genişlemesini her zamankinden daha yüksek hızlara zorlamaktadır. Gök bilimciler bu görünmeyen varlıkların gerçek kimliklerini tanımaya giderek yaklaşmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">2 Hayat nasıl başladı?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://render.fineartamerica.com/images/rendered/default/greeting-card/images-medium-5/cretaceous-land-and-marine-life-richard-bizley.jpg?&amp;targetx=-269&amp;targety=0&amp;imagewidth=1238&amp;imageheight=500&amp;modelwidth=700&amp;modelheight=500&amp;backgroundcolor=2D5364&amp;orientation=0" alt=""/></figure>



<p class="has-text-align-left">Dört milyar yıl önce, adeta ilkel bir çorba içerisinde bir şeyler karışmaya başladı. Birkaç basit kimyasal bir araya geldi ve biyoloji oluştu. Kendilerini kopyalayabilen ilk moleküller ortaya çıktı. Biz insanlar evrim ile bu erken biyolojik moleküllere bağlıyız.  Fakat erken Dünya&#8217;da bulunan temel kimyasallar kendiliğinden hayata benzeyen bir şeye nasıl dönüştü? DNA&#8217;yı nasıl elde ettik? İlk hücreler neye benziyordu? Kimyager Stanley Miller “ilkel çorba” teorisini önerdikten yarım asırdan fazla bir süre sonra ne olduğu konusunda hala net bir bilgiye ulaşmış değiliz. Bazıları hayatın volkanların yakınındaki sıcak havuzlarda başladığını, bazıları ise denize düşen gök taşları tarafından başlatıldığını söylüyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">3 Evrende yalnız mıyız?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://img.thedailybeast.com/image/upload/c_crop,d_placeholder_euli9k,h_1439,w_2560,x_0,y_0/dpr_2.0/c_limit,w_740/fl_lossy,q_auto/v1492179299/articles/2015/07/02/why-do-ufos-love-this-utah-ranch-so-much/150701-strolhlic-ufo-tease_avkv8u" alt=""/></figure>



<p>Belki de değiliz. Gök bilimciler, güneş sistemimizdeki Europa ve Mars&#8217;tan çok uzun yıllar uzaktaki gezegenlere kadar su dünyalarının canlanabileceği yerler için evreni araştırıyorlar. Radyo teleskoplar göklere kulak misafiri oluyor ve 1977&#8217;de yabancı bir mesajın potansiyel işaretlerini taşıyan bir sinyal dahi duyulabiliyor. Gök bilimciler artık yabancı dünyaların atmosferini oksijen ve su için tarayabiliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">4 Bizi insan yapan nedir?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.bilimma.com/wp-content/uploads/2019/03/dna-1-1140x694.jpg" alt=""/></figure>



<p>Sadece DNA&#8217;nıza bakarak insan olduğunuzu söylemek yeterli değil. İnsan genomu bir şempanze ile %99 özdeştir. Bununla birlikte, çoğu hayvandan daha büyük beyinlere sahibiz. En büyük değil, ancak bir gorilin üç katı kadar nöronla dolu (tam olarak 86 milyar) bir beyin. Bir zamanlar bizi ayırt etmeyi düşündüğümüz birçok şey &#8211; dil, araç kullanımı, aynada kendinizi tanıma &#8211; diğer hayvanlarda da görülebiliyor. Belki de farkı yaratan kültürümüz ve kültürümüzün genlerimiz üzerinde bıraktığı etkidir. Bilim adamları yemek pişirmenin ve ateş yakmadaki ustalığımızın büyük beyinler kazanmamıza yardımcı olabileceğini düşünüyor. Ancak, iş birliği ve beceri kapasitemiz dünyanın maymun değil de bir insan gezegeni olmasını mümkün kılmıştır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">5 Bilinç nedir?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://cdn.mos.cms.futurecdn.net/2JBQmV3m29Fj3568zoyL3Q-1200-80.jpg" alt=""/></figure>



<p>Bu konuda hala gerçekten emin değiliz. Bunun beynin tek bir bölümü yerine birbirine bağlı farklı beyin bölgeleriyle ilgisi olduğunu biliyoruz. Eğer beynin hangi parçalarının dahil olduğunu ve nöral devrenin nasıl çalıştığını anlarsak; bilincin nasıl ortaya  çıktığını anlayabileceğiz. </p>



<p>Daha zor, daha felsefi olan soru, her şeyin neden bilinçli olması gerektiğidir. Belki de, bizi bombalayan duyusal girdilere tepki vermek yerine çok fazla bilgiyi entegre ederek ve işleyerek, odaklanarak ve engelleyerek, gerçek olan ve olmayan şeyleri ayırt edebilmemiz ve adapte olmamıza ve hayatta kalmamıza yardımcı olacak çok sayıda gelecek senaryosu hayal edebilmemizdir. </p>



<h2 class="wp-block-heading">6 Neden hayal ediyoruz?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://i0.wp.com/post.healthline.com/wp-content/uploads/2019/11/dreaming_woman-1296x728-header-1296x728.jpg?w=1155&amp;h=1528" alt=""/></figure>



<p>Hayatımızın üçte birini uyuyarak geçiriyoruz. Bunu yapmak için ne kadar zaman harcadığımızı düşünürsek, onunla ilgili her şeyi bileceğimizi düşünebilirsiniz. Ancak, bilim adamları hala neden uyuduğumuzu ve hayal ettiğimizi tam olarak açıklayamıyor. Sigmund Freud&#8217;un görüşlerine abone olanlar; hayallerin -genellikle cinsel olan- yerine getirilmeyen isteklerin ifadeleri olduğuna inanırken, diğerleri rüyaların uyuyan beynin rastgele ateşlerinden başka bir şey olup olmadığını merak ediyor. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar ve beyin görüntülemedeki ilerlemeler bizi rüya görmenin hafıza, öğrenme ve duygularda rol oynayabileceğini gösteren daha karmaşık bir anlayışa götürüyor. Örneğin, farelerin uyanıklık deneyimlerini rüyalarda tekrarladıkları ve labirentlerinde gezinme gibi karmaşık görevleri çözmelerine yardımcı oldukları tespit edilmiştir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">7 Neden bir şeyler var?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://earthsky.org/upl/2020/02/dark-matter-artist.jpeg" alt=""/></figure>



<p>Varlığımızı sağlayan “şeyler” madde olarak tanımlanır. Maddenin zıttı ise sadece elektrik yükü farklı olan anti-maddedir. Karşılaştıklarında, her ikisi de bir enerji parıltısı içinde kaybolur. En iyi teorilerimiz, büyük patlama ile madde ve anti-maddenin eşit miktarda oluştuğu, yani her şeyin her maddenin anti-madde muadili olduğudur. Açıkçası, doğanın madde için ince bir ön yargısı vardır, aksi takdirde var olunamazdı.  Araştırmacılar, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı gibi deneylerden elde edilen verileri kullanarak süpersimetri ve nötrinolarla bu durumu anlamaya çalışıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">8 Başka evren var mı?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://miro.medium.com/max/3840/1*8FZC2t0f-TDGG4z8Ynqong.jpeg" alt=""/></figure>



<p>Evrenimiz benzersiz bir yer değil mi? Evrenin ayarlarından bazıları çok ufak şekilde değiştirilirse yaşam imkansız olurdu. Bu “ince ayar” sorununu çözmek için fizikçiler giderek başka evrenler kavramına yöneliyorlar . Eğer bir “çoklu evren” içinde sonsuz sayıda evren varsa, o zaman her ayar kombinasyonu her hangi bir evrende oluşabilir ve kendimizi var olabileceğiniz bu evrende bulabiliriz. Çılgınca gelebilir, ancak kozmoloji ve kuantum fiziğinden elde edilen kanıtlar bu yönde işaretler gösteriyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">9 Tüm karbonu nereye koyarız?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://cdn.aarp.net/content/dam/aarp/health/conditions_treatments/2019/11/1140-air-pollution-smoke-stacks.jpg" alt=""/></figure>



<p>Son birkaç yüz yıldır, atmosferi karbondioksit ile dolduruyoruz. Bir zamanlar Dünya yüzeyinin altında karbonu kilitleyen fosil yakıtları yakarak açığa çıkarıyoruz. Şimdi tüm bu karbonu bir şekilde geri tutmalıyız veya ısınan bir iklimin sonuçlarına katlanmalıyız.  </p>



<p>Ama bunu nasıl yapacağız? Tutulan karbonu eski petrol ve gaz alanlarına gömmek bir fikir olarak öne çıkıyor. Bir diğer fikir ise karbonu denizin dibinde saklamaktır. Ancak, orada ne kadar kalacağını veya risklerin ne olabileceğini tam olarak bilemiyoruz. Bu arada, ormanlar ve turba bataklıkları gibi doğal, uzun ömürlü karbon depolarını korumalıyız ve daha çok yenilenebilir enerji üretmeye başlamalıyız.</p>



<h2 class="wp-block-heading">10 Güneşten nasıl daha fazla enerji alırız?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://elgienergy.com/login/assets/img/hizmetler/2886927184.jpg" alt=""/></figure>



<p>Azalan fosil yakıt kaynakları, gezegenimizi güçlendirmek için yeni bir yola ihtiyacımız olduğu anlamına geliyor. En yakın yıldızımız bize birden fazla olası çözüm sunuyor.  Güneş enerjisi üretmek için güneş enerjisini şimdiden kullanıyoruz. Başka bir fikir, güneş ışığındaki enerjiyi suyu bileşen parçalarına ayırmak için kullanmaktır: gelecekteki otomobiller için temiz bir yakıt sağlayabilen oksijen ve hidrojen. Bilim adamları ayrıca yıldızların içinde olan süreçleri yeniden yaratmaya bağlı bir enerji çözümü üzerinde çalışıyorlar ve bir nükleer füzyon makinesi inşa ediyorlar. En büyük umudumuz bu çözümlerin enerji ihtiyacımızı karşılayabilmesidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">11 Asal sayılarla ilgili bu kadar tuhaf olan nedir?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://c0.wallpaperflare.com/preview/549/362/542/fibonacci-spiral-seashell-spiritual.jpg" alt=""/></figure>



<p>İnternette güvenli bir şekilde alışveriş yapabilmeniz asal sayılar sayesindedir. Asal sayılar sadece kendilerine ve bire bölünebilen sayılardır.&nbsp;Ortak anahtar şifrelemesinde (internet ticaretinin kalbi), hassas bilgilerinizi meraklı gözlerden gizlemek için asal sayılar kullanır.&nbsp;Ve yine de, günlük yaşamlarımızdaki temel önemlere rağmen, asal sayılar bir muamma olmaya devam ediyor.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading">12 Bakterileri nasıl yeneriz?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.rd.com/wp-content/uploads/2017/08/This-one-item-bacteria-_524613634-760x506.jpg" alt=""/></figure>



<p>Antibiyotikler modern tıbbın mucizelerinden biridir. Sir Alexander Fleming&#8217;in Nobel ödüllü keşfi, en ölümcül hastalıklarla savaşan ve cerrahi, nakil ve kemoterapiyi mümkün kılan ilaçlara yol açtı. Yine de bu miras tehlike içinde. Avrupa&#8217;da her yıl birçok ilaca dirençli bakteriler nedeniyle 25.000 kişi hayatını kaybediyor. Antibiyotiklerin aşırı miktarda reçetelenmesi ve kötüye kullanılmasıyla sorunu daha da kötüleştiriyoruz. ABD&#8217;de antibiyotiklerin % 80&#8217;i çiftlik hayvanlarının büyümesini artırmak için kullanılıyor. </p>



<p>Neyse ki, DNA diziliminin ortaya çıkışı, bakterilerin üretebileceğini bilmediğimiz antibiyotikleri keşfetmemize yardımcı oluyor. “İyi” bakterilerin fekal maddeden nakledilmesi  <a href="https://www.theguardian.com/science/2013/mar/31/bacteria-faecal-transplant-gut-mary-roach-gulp"></a>ve okyanusların derinliklerinde yeni bakterilerin keşfedilmesi gibi yenilikçi yöntemler 3 milyar yaşında olan bu organizmalarla mücadelemizde güç katıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">13 Bilgisayarlar hızlanmaya devam edebilir mi?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://netprogramlama.com/wp-content/uploads/2012/06/hizlibilgisayar_800x524.jpg" alt=""/></figure>



<p>Tabletlerimiz ve akıllı telefonlarımız, 1969&#8217;da astronotların aya götürdüğünden daha fazla bilgi işlem gücü içeren mini bilgisayarlardır. Ancak, ceplerimizde taşıdığımız bilgi işlem gücü miktarını artırmaya devam etmek istiyorsak, bunu nasıl yapacağız? Bir bilgisayar çipine sıkıştırabileceğiniz çok fazla bileşen var. Sınıra ulaşıldı mı veya bilgisayar yapmanın başka bir yolu var mı? Bilim adamları atomik olarak ince karbon (grafen) gibi yeni malzemeleri ve kuantum hesaplama gibi yeni sistemleri düşünüyorlar.  </p>



<h2 class="wp-block-heading">14 Kanseri bitirebilecek miyiz?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://i0.wp.com/cdn-prod.medicalnewstoday.com/content/images/articles/320/320227/cancer-cell.jpg?w=1155&amp;h=1297" alt=""/></figure>



<p>Hayır. Dinazorlar devrinden beri varlığını sürdüren tek bir kusurdan ziyade yüzlerce kusurdan oluşan kanser haywire genlerinden kaynaklanıyor. Ne kadar uzun yaşarsak, bir şeylerin herhangi bir şekilde yanlış gitme olasılığı o kadar artar. Çünkü kanser yaşayan bir şeydir ve hayatta kalmak için sürekli gelişir. Yine de inanılmaz derecede karmaşık olsa da, genetik yoluyla neyin neden olduğu, nasıl yayıldığı ve tedavi ve önlenmesinde daha iyi hale geldiği hakkında daha fazla şey öğreniyoruz. Tüm kanserlerin yarısına kadarı önlenebilir; sigarayı bırakın, orta derecede yiyip için, aktif kalın ve öğlen güneşine uzun süre maruz kalmaktan kaçının.</p>



<h2 class="wp-block-heading">15 Ne zaman bir robot uşak alabilirim? </h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://i.ytimg.com/vi/AH_eQS5Tzyo/maxresdefault.jpg" alt=""/></figure>



<p>Robotlar zaten içecek servisi yapabilir ve valiz taşıyabilir. Modern robotlar bize bireysel olarak uzmanlaşmış robotlardan oluşan bir “personel”  hizmeti sunabilir. Amazon siparişlerinizi teslimat için hazırlar, ineklerinizi sağar, e-postanızı sıralar ve evinizi süpürebilirler. Ancak gerçekten “akıllı” bir robot için yapay zekayı hayat geçirmemiz lazım. </p>



<p>Asıl soru, anneannenizle birlikte evde robotik bir uşak bırakıp bırakmayacağınızdır.  Japonya&#8217;nın 2025 yılına kadar yaşlılarına robotik yardımlar sunmayı amaçlamasıyla, şimdiden bunu düşünüyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">16 Okyanusun dibinde ne var?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://d1y8sb8igg2f8e.cloudfront.net/images/shutterstock_682265785_4.2e16d0ba.fill-1600x775.jpg" alt=""/></figure>



<p>Okyanusların %95&#8217;i halen keşfedilmemiştir. Dipte ne var acaba? 1960&#8217;da Don Walsh ve Jacques Piccard, okyanusun en derin kısmına tam yedi mil aşağısına, cevap aramak için seyahat ettiler. Yolculukları insan çabasının sınırlarını zorladı, ancak deniz tabanına sadece bir göz atabildiler.</p>



<p>Okyanusun dibine ulaşmak o kadar zor ki, çoğunlukla insansız araçları izci olarak göndermek gerekiyor. Şimdiye kadar yaptığımız keşifler dalgaların altında saklanan garip dünyanın küçük bir kısmı.</p>



<h2 class="wp-block-heading">17 Kara deliğin içinde ne var?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/stories/2017/01/raw_yakin-galaksilerde-gizlenen-iki-super-kutleli-kara-delik-kesfedildi_992161994.jpg" alt=""/></figure>



<p>Bu, henüz cevaplayacak araçlara sahip olmadığımız bir soru. Einstein&#8217;ın genel göreliliği, ölmekte olan, çökmekte olan büyük bir yıldız tarafından bir kara delik oluşturulduğunda, tekillik adı verilen sonsuz küçük, sonsuz yoğun bir nokta oluşturana kadar oymaya devam ettiğini söylüyor. Ancak, bu ölçeklerde kuantum fiziğinin muhtemelen söyleyecek bir şeyi vardır. Genel görelilik ve kuantum fiziği onlarca yıldır onları birleştirmeye yönelik tüm girişimlere dayanmışlardır. Bununla birlikte, M-Teorisi adı verilen yeni bir fikir, bir gün evrenin en uç kreasyonlarından birinin görünmeyen merkezini açıklayabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">18 Sonsuza dek yaşayabilir miyiz?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.flankesports.com/content/images/news/49/original/sendromsuz-pazartesi-sonsuzluk.jpeg" alt=""/></figure>



<p>İnanılmaz bir zamanda yaşıyoruz: “yaşlanmayı” yaşamın bir gerçeği olarak değil, tedavi edilebilecek ve muhtemelen önlenebilecek ya da en azından çok uzun bir süre boyunca ertelenebilecek bir hastalık olarak düşünmeye başlıyoruz.&nbsp;Yaşlanmamıza neden olan ve bazı hayvanların diğerlerinden daha uzun yaşamalarını sağlayan şey hakkındaki bilgilerimiz hızla genişliyor.&nbsp;Ve tüm detayları tam olarak çözememiş olsak da, DNA hasarı, yaşlanma dengesi, metabolizma ve üreme zindeliği ve bunu düzenleyen genler hakkında daha büyük bir resimi görebiliyoruz.&nbsp;Ama asıl soru nasıl daha uzun yaşayacağımız değil, nasıl daha iyi ve uzun yaşayacağımız olmalı.&nbsp;Diyabet ve kanser gibi birçok hastalık yaşlanma hastalıkları olduğundan belki bunlara da çözüm bulabiliriz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">19 Nüfus sorununu nasıl çözeriz?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://home.bt.com/images/attenborough-fears-for-our-overcrowded-world-136383193134603901-130910095553.jpg" alt=""/></figure>



<p>Gezegenimizdeki insanların sayısı 1960&#8217;lardan bu yana 7 milyarın üzerine çıktı ve 2050 yılına kadar en az 9 milyar olması bekleniyor. Hepimiz nerede yaşayacağız ve sürekli büyüyen nüfusumuz için nasıl yeterli yiyecek ve yakıt üreteceğiz? Belki herkesi Mars&#8217;a gönderebilir veya yer altında apartman blokları inşa etmeye başlayabiliriz. Kendimizi laboratuvarda yetiştirilen etle beslemeye bile başlayabiliriz. Bunlar bilim kurgu çözümleri gibi gelebilir, ancak onları daha ciddiye almaya başlayabiliriz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">20 Zaman yolculuğu mümkün mü?</h2>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www.uib.no/sites/w3.uib.no/files/styles/content_main/public/media/timemachine_with_credit.png?itok=9wUH4q0F&amp;timestamp=1579194807" alt=""/></figure>



<p>Zaman yolcuları zaten aramızda yürüyorlar. Einstein&#8217;ın özel görelilik teorisi sayesinde, Uluslararası Uzay İstasyonu&#8217;nun etrafında dönen astronotlar zamanı daha yavaş geçiriyor. Bu hızda etki çok küçüktür, ancak hız ve etki artırabilirse, bir gün insanların binlerce yıl geleceğe seyahat edebileceği anlamına gelir. Doğa, diğer tarafa giden ve geçmişe dönen insanlara daha az düşkün görünüyor, ancak bazı fizikçiler solucan delikleri ve uzay gemileri kullanarak bunu yapmanın bir yolu için ayrıntılı bir plan hazırladılar. </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/bilim/1885/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edison&#8217;un Pek Bilinmeyen İcatları</title>
		<link>https://meraklikedim.com/bilim/1850/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/bilim/1850/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 17 Apr 2020 17:01:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İnovasyon]]></category>
		<category><![CDATA[edison]]></category>
		<category><![CDATA[edison çimento]]></category>
		<category><![CDATA[edison icat]]></category>
		<category><![CDATA[edison inşaat]]></category>
		<category><![CDATA[edison patent]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=1850</guid>

					<description><![CDATA[Thomas Alva Edison (d. 11 Şubat 1847 – ö. 18 Ekim 1931) 20. yüzyıl yaşamını icatlarıyla büyük bir şekilde etkileyen Amerikalı mucit ve iş adamıdır. Bazı icatları tamamen orijinal olmakla birlikte eski icatların geliştirilmesiyle veya yönetimi altında çalışan yüzlerce işçinin projelerini üstlenmesiyle de patentler almıştır. Edison, sadece ABD değil tüm dünya tarihinde en önemli ve...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Thomas Alva Edison (d. 11 Şubat 1847 – ö. 18 Ekim 1931) 20. yüzyıl yaşamını icatlarıyla büyük bir şekilde etkileyen Amerikalı mucit ve iş adamıdır. Bazı icatları tamamen orijinal olmakla birlikte eski icatların geliştirilmesiyle veya yönetimi altında çalışan yüzlerce işçinin projelerini üstlenmesiyle de patentler almıştır. Edison, sadece ABD değil tüm dünya tarihinde en önemli ve en verimli mucitlerden biri olarak nitelendirilir. 2332 adet patentinin çoğu Amerika&#8217;nın haricinde Almanya, Fransa ve İngiltere onaylarına da sahiptir. Patentlerinin büyük bir kısmı elektromekanik sahasında olmakla birlikte, 39 adedi Portland çimentosu ve betonla ilgilidir.</p>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Edison Portland Çimento Şirketi</strong></h4>



<p>1887&#8217;de Edison daha sonra büyük bir fiyasko olacak bir projeye başlamıştır. Düşük tenörlü cevherden demir çıkarma fikrini önermiş ve bu fikir &#8220;Edison&#8217;s Folly (Edison’un Deliliği)&#8221; olarak adlandıran bir editör tarafından alay konusu olmuştur.</p>



<p>İnatçı Edison derhal kendi parası ile bu işe büyük bir yatırım yapmış, ancak yıllar sonra demir cevheri madeni çıkarmak çok daha ucuza mal olmuştur.</p>



<p>Sonraki yıllarda Edison başarısız cevher projesinden elinden kalan ağır makinelerin hepsiyle birlikte çimento sektörüne girmeye karar vermiştir. 1899 yılında “Edison Portland Cement Company” kurulmuştur. Edison Çimento fabrikası, çok büyük kireçtaşı rezervlerinden dolayı New Village’da kurulmuştur. 1901 yılında üretime başlayan fabrika, günlük 420 ton çimento üretim kapasitesine sahipti.</p>



<p>Edison için bu iş ticari olsa da kaliteli çimento üretme konusunda da ısrarlıydı. Bunun için verdiği ilanlarda çimentonun inceliğini (75 mikron altı minimum %85) vurgulamıştır. Tüketiciye beton tasarımı hakkında rehber niteliğinde bilgi vermiştir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="600" height="409" src="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison1.jpg" alt="" class="wp-image-1853" srcset="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison1.jpg 600w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison1-300x205.jpg 300w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison1-360x245.jpg 360w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison1-545x372.jpg 545w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption><em><strong>Edison Çimento Şirketinin kuruluş belgesi</strong></em></figcaption></figure></div>



<div class="wp-block-media-text alignwide has-media-on-the-right is-stacked-on-mobile" style="grid-template-columns:auto 46%"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="564" height="791" src="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison2.jpg" alt="" class="wp-image-1854" srcset="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison2.jpg 564w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison2-214x300.jpg 214w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison2-360x505.jpg 360w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison2-545x764.jpg 545w" sizes="auto, (max-width: 564px) 100vw, 564px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p>Edison’un en büyük motivasyonu çok çeşitli şekillerde beton üreteceğine ve tek seferde dev bir kalıba beton dökerek bir ev inşa edebileceğine inanmasıydı.</p>



<p>Ve sadece ev de değil: &#8220;küvetler, pencere kenarları, merdivenler ve resim çerçevelerinden elektrik kanallarına ve takviye çubuklarına kadar olan her şey betondan yapılabilecekti.</p>



<p>Edison Çimento Şirketi’nin ürettiği çimento Yankee Stadyumu, Traymore Oteli ve Ritz-Calton Oteli gibi dönemin önemli yapılarında kullanılmıştır. Yankee Stadyumu’nun başarısına rağmen, Edison Portland Çimento Şirketi Büyük Buhran sırasında kapanmak zorunda kalmıştır.</p>
</div></div>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="739" src="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison3.jpg" alt="" class="wp-image-1855" srcset="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison3.jpg 800w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison3-300x277.jpg 300w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison3-768x709.jpg 768w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison3-360x333.jpg 360w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison3-545x503.jpg 545w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption><strong><em>Yankee Stadyumu</em></strong></figcaption></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="682" src="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison4.jpg" alt="" class="wp-image-1856" srcset="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison4.jpg 800w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison4-300x256.jpg 300w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison4-768x655.jpg 768w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison4-360x307.jpg 360w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison4-545x465.jpg 545w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption><strong><em>Traymore Hotel</em></strong></figcaption></figure>
</div>
</div>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Edison ve Çimento Döner Fırını Patenti</strong></h5>



<p>Thomas A. Edison, döner fırının daha da geliştirilmesinde öncü olmuştur. 1902&#8217;de, New Village, New Jersey&#8217;deki Edison Portland Çimento Fabrikasında, endüstride kullanılan ilk uzun fırınları icat etmiştir. 1909 yılında, 47.5 metre boyunda ve 2.4 metre çapındaki uzun döner fırın için patent almıştır. Kırma ve öğütme ekipmanındaki paralel gelişmeler, üretimdeki hızlı artışa neden olmuştur. İleriki yıllarda ABD’deki birçok çimento fabrikası klinker üretimi için Edison döner fırınını kullanmaya başlamıştır. Edison’un çimento sektöründeki icatları, ABD’deki çimento üretiminin üç-dört kat artmasını sağlamıştır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="656" src="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison6.jpg" alt="" class="wp-image-1858" srcset="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison6.jpg 800w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison6-300x246.jpg 300w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison6-768x630.jpg 768w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison6-360x295.jpg 360w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison6-545x447.jpg 545w" sizes="auto, (max-width: 800px) 100vw, 800px" /><figcaption><strong><em>Edison Çimento Fabrikasındaki Edison tarafından tasarlanmış döner fırınlar</em></strong></figcaption></figure></div>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Tek Seferde Beton Dökümü</strong></h5>



<p>Edison, tek seferde beton dökümü ile inşa edilen konut fikrini 1906 yılında dünyaya duyurmuştur. 1907 yılında Amerikan Elektromekanik Cemiyetinin toplantısında, düşük gelir grubundaki insanların kaliteli ve ucuz evlerde yaşama hakkı olduğundan bahsetmiştir.</p>



<p>Bu duyuruya göre binalar artık yangına dayanıklı, böceklere karşı korunaklı ve temizlenmesi kolay olacaktı. Duvarlar çekici renklerle önceden renklendirilebilir ve asla boyanması gerekmeyecekti.</p>



<p>Kalıp formlarının basit bir şekilde ayarlanmasıyla estetik şekiller verilebilecekti. 1200 dolar maliyeti olan bu evler, yoksul gecekondu mahalleleri için bile ucuz olacaktı.</p>



<p>Edison&#8217;un ilk prototipleri başarısız olmuştur. Basit kalıplar yerine, evlerde iki binden fazla parça içeren ve çok ağır nikel kaplama demir formları gerekliydi. Bir inşaatçı tek bir ev dökmeden önce en az 175.000 dolarlık ekipman almalıydı. Dahası, hiç kimse &#8220;gecekondu sakinlerinin kurtuluşu&#8221; olarak adlandırılan bir konutta yaşamak istemiyordu.</p>



<p>Edison tekniğinde evlerin inşası için hazırlanan taze beton çatı hizasının hemen üstündeki bir depodan yerçekimi etkisinden faydalanılarak dökülmektedir. Bu sayede duvarların, döşemelerin, merdivenlerin, çatının, banyo küvetinin, elektrik kablolarının ve su borularının geçeceği kanalların tek bir işlemle dökümü tasarlanmıştır. Tek bir evin beton işleri 6 saatte tamamlanabilmekte ve kalıplar dört gün sonra sökülerek yeniden kullanılabilmekteydi.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison7.jpg" alt="" class="wp-image-1859" width="580" height="393" srcset="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison7.jpg 640w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison7-300x203.jpg 300w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison7-360x244.jpg 360w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison7-545x370.jpg 545w" sizes="auto, (max-width: 580px) 100vw, 580px" /><figcaption><strong><em>Edison’a ait tek seferde beton dökümü tekniği ile inşa edilen konut fikrine ait patent (1917)</em></strong></figcaption></figure></div>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison8.png" alt="" class="wp-image-1860" width="331" height="204" srcset="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison8.png 570w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison8-300x186.png 300w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison8-360x223.png 360w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison8-545x338.png 545w" sizes="auto, (max-width: 331px) 100vw, 331px" /><figcaption><strong>Edison’un tasarladığı betonarme evin inşası</strong></figcaption></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="373" src="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison9.jpg" alt="" class="wp-image-1861" srcset="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison9.jpg 500w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison9-300x224.jpg 300w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison9-200x150.jpg 200w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison9-360x270.jpg 360w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /></figure>
</div>
</div>



<p>Edison; US Patent and Trademark Ofisi&#8217;ne tek seferde beton dökümü ile duvarlardan, çiçek desenli tavanına kadar inşa edilebilen betonarme konut fikri ile başvurmuştur. Ancak, bu fikir tutmamıştır. Çünkü istenilen kalıbı elde etmek binayı inşa etmekten daha fazla iş gücü ve zaman gerektiriyordu. İşin daha da ilginç kısmı Edison&#8217;un bulduğu fikrin arkasında gizli, kar odaklı bir motivasyon vardı. Edison&#8217;nun ayrıca bir beton santrali de vardı. Edison’un ev yapım tekniği ile kaç adet ev yapıldığı tam olarak bilinmemekle beraber günümüzde halen kullanımda olanları vardır.</p>



<div class="wp-block-media-text alignwide is-stacked-on-mobile" style="grid-template-columns:42% auto"><figure class="wp-block-media-text__media"><img loading="lazy" decoding="async" width="400" height="533" src="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison10.jpg" alt="" class="wp-image-1862" srcset="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison10.jpg 400w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison10-225x300.jpg 225w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison10-360x480.jpg 360w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /></figure><div class="wp-block-media-text__content">
<p class="has-normal-font-size">Edison, beton tasarımı ile ilgili de çalışmalar yapmıştır. Beton karışımında 1 birim çimento, 2 birim kum, 4 birim iri agrega ve ayrışmayı engellemek için kil kullanmıştır. Edison, patentinde çimentonun %20’si kadar kil kullanımının hem betonun oturma eğilimini hem de akışkanlığını iyileştirdiğini ifade etmiştir.</p>
</div></div>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Edison ve Beton Yol</strong></h5>



<p>Edison, betonun yol kaplaması olarak da ideal bir malzeme olduğunu düşünüyordu. Bu nedenle New Jersey Karayolları Departmanı ile temasa geçip beton yol yapılmasını teşvik etmeye çalışmıştır. Bunun sonucunda da New Jersey’de ilk beton yol 1912 yılında inşa edilmiştir. “The Concrete Mile” olarak bilinen bir mil uzunluğundaki yol 1954 yılına kadar önemli bir bakım ve onarım geçirmeden hizmet vermiştir. Bu yolun inşasında kullanılan çimento Edison Çimento Şirketi tarafından sağlanmıştır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="768" height="576" src="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison11.jpg" alt="" class="wp-image-1863" srcset="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison11.jpg 768w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison11-300x225.jpg 300w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison11-200x150.jpg 200w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison11-360x270.jpg 360w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison11-545x409.jpg 545w" sizes="auto, (max-width: 768px) 100vw, 768px" /><figcaption><strong>New Jersey’deki “The Concrete Mile” isimli beton yol</strong></figcaption></figure></div>



<h5 class="wp-block-heading"><strong>Edison ve Beton Eşyalar</strong></h5>



<p>Edison’un ev eşyalarının da betondan yapılabileceğine dair büyük bir hayali vardı. Özel hafif köpük beton kullanan Edison; beton fonograf konsollor, buzdolapları ve beton piyanoların imalatını önermekteydi. Edison beton mezar taşlarını bile pazarlamayı planlamıştır. Edison, New Orleans&#8217;a ve Chicago&#8217;ya bir dizi beton fonograf göndermiştir. 2 Ağustos 1912&#8217;de beton fonograf konsolunu tanıtmıştır. Fonograf bir plağa ya da benzeri özel bir madde üzerine önceden saptanmış olan sesleri istendiğinde yineleyen mekanik düzenekli aygıttır.</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-9d6595d7 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison12.jpg" alt="" class="wp-image-1864" width="328" height="218" srcset="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison12.jpg 500w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison12-300x200.jpg 300w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison12-360x240.jpg 360w" sizes="auto, (max-width: 328px) 100vw, 328px" /><figcaption><strong>Edison tarafından tasarlanmış fonograflar</strong></figcaption></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="700" height="554" src="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison13.jpg" alt="" class="wp-image-1865" srcset="https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison13.jpg 700w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison13-300x237.jpg 300w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison13-360x285.jpg 360w, https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/edison13-545x431.jpg 545w" sizes="auto, (max-width: 700px) 100vw, 700px" /></figure>



<p></p>
</div>
</div>



<h4 class="wp-block-heading">Kaynaklar</h4>



<ol class="wp-block-list" type="1"><li>https://tr.wikipedia.org/wiki/Thomas_Edison</li><li>http://edison.rutgers.edu/patents/00775600.PDF</li><li>https://100yearsagotoday.wordpress.com/2012/08/02/edison-has-concrete-ideas-about-listening-to-music/</li><li>http://www.neatorama.com/2008/02/11/10-fascinating-facts-about-edison/</li><li>http://www.ics50.com/concrete-history-edison-portland-cement-company/</li><li>https://www.nps.gov/edis/year-of-innovation-april.htm</li><li>http://www.interlude.hk/front/concrete-musical-dream-edison-cement-piano/</li><li>https://njmonthly.com/articles/jersey-living/concrete-idea-edisons-failure-finds-new-life/</li><li>http://northampton.thelehighvalleypress.com/2015/10/22/thomas-edison-proved-cement-experts-wrong</li><li>Thomas Alva Edison’un Betonarme Ev Patenti Ve Toplu Konut Yapımını Başlatma Girişimi, S.T.Erdoğan ve T.Y.Erdoğan</li></ol>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/bilim/1850/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kırık Camlar Teorisi</title>
		<link>https://meraklikedim.com/bilim/1810/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/bilim/1810/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 16 Apr 2020 19:34:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[kırık camlar]]></category>
		<category><![CDATA[kırık camlar teorisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=1810</guid>

					<description><![CDATA[Sizin için önemli bir gün ve en güzel kıyafetinizi giydiniz. Tüm hazırlıklar tamam ve evden çıkmadan bir fincan kahve içmek istediniz. Kazayla ceketinize az bir miktar kahve döktünüz ve temizlemeye çalıştınız. Yine de bir iz kaldı. Zaman yoktu ve fark edilmez umuduyla olmanız gereken yere doğru yola çıktınız. Ya da çok önemli bir iş üzerinde...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Sizin için önemli bir gün ve en güzel kıyafetinizi giydiniz. Tüm hazırlıklar tamam ve evden çıkmadan bir fincan kahve içmek istediniz. Kazayla ceketinize az bir miktar kahve döktünüz ve temizlemeye çalıştınız. Yine de bir iz kaldı. Zaman yoktu ve fark edilmez umuduyla olmanız gereken yere doğru yola çıktınız.</p>



<p>Ya da çok önemli bir iş üzerinde çalışıyorsunuz. Yarın sabaha raporu yetiştirmeli ve o büyük gayretinizin sonucu olan takdir ve teşekkürü almalısınız. Sabaha kadar süren sıkı çalışma sonucu dikkatiniz ve gücünüz giderek azaldı. İşe vardığınızda tamamlanmış,  ama yeterince kontrol edilmemiş raporun çıktısını alıp toplantı odasına geçiyorsunuz. Katılımcılara dağıtılan rapor gayet şık ve dolu gözüküyor. İçerik zaten kusursuz. Fakat rapor başlığında herkesin dikkatini çekecek nitelikte bir yazım hatası var.</p>



<p>Bazen ufak detaylar masum gözükebilse de güven, itibar ve sadakat kaybına neden olabilmektedir. İşte bu nedenle ufak detaylar büyümeden yani ciddi zarar verebilecek bir hale dönüşmeden incelenmeli ve düzeltilmelidir.</p>



<h4 class="wp-block-heading">Kırık Camlar Teorisi</h4>



<p>İngilizcesi &#8220;broken windows theory&#8221; olan &#8220;kırık camlar ya da pencereler teorisi&#8221;nin temeli ABD&#8217;li kriminal psikolog Philip Zimbardo&#8217;nun 1969 yılında yaptığı sosyal bir deneye dayanmaktadır. Philip Zimbardo&#8217;yu ayrıca Stanford Hapishanesi Deneyi ile de tanıyoruz.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://www.tarihtebugun.org/bidibidi_design/foto/philip_zimbardo_kimdir_dogum_tarihi952-tarihtebugun.jpg" alt=""/><figcaption><em>Philip Zimbardo</em></figcaption></figure></div>



<p>Zimbardo, deney kapsamında iki adet aynı model arabayı, fakir (Bronx) ve zengin insanların yaşadığı (Palo Alto) iki muhite park eder. </p>



<p>Fakir mahalledeki araba kısa süre içinde zarar görür. Önce anne, baba ve çocuktan oluşan bir aile arabanın radyatör ve aküsünü çalar. Bu durum Zimbardo tarafından kaydedilir. Tam bir gün içerisinde ise araç neredeyse hurdaya çıkacak hale getirilmiştir. Tüm pencereler ve döşemeler parçalanmıştır. </p>



<p>Palo Alto&#8217;da zengin mahallede bulunan araca ise kimse dokunmamıştır.  Bu deneyde kentsel bozukluğun, yoksulluğun ve kültürel farklılıkların vandalizme yani şiddete ve yağmaya olan etkisi görülmektedir. Ancak, deney daha bitmemiştir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://www1.insh.world/wp-content/uploads/sites/28/2018/08/Screen-Shot-2018-08-21-at-11.39.19-AM.png" alt=""/></figure>



<p>Deneyin ikinci aşamasında yine iki adet araba, fakir ve zengin mahallelerde uygun bir yere park edilir. Bu sefer araçların kelebek camları dikkat çekmek amacıyla kırılır ve bu şekilde bırakılır. Fakir mahalledeki durum deneyin ilk aşamasındaki gibi aracın zarar görmesi ile sonuçlanır. Peki zengin mahallede bu sefer ne olur?</p>



<p>İşte deneyin ses getiren ve daha sonra teori olarak literatüre geçmesine neden olan durum, zengin mahallede de arabanın bir süre sonra zarar görmesi olmuştur. Yani araç sağlam iken zarar vermeyen insanlar aracın bir camının kırık olmasına karşı kayıtsız kalmamıştır. Muhtemelen aracın sahipsiz olduğu düşünülmüş ya da zaten zarar görmüş bir arabaya yeniden zarar vermenin fark edilmeyeceği sanılmıştır. Belki de arabadaki kırım cam bir şiddet belirtisi olarak algılanmış ve karşı tarafta bir şiddet isteği uyandırmıştı. </p>



<p>Deney sonucunda şiddetin, bozukluğun ve vandalizmin sebebinin sadece yoksullukla ve sosyal farklılıklarla izah edilemeyeceği; kanunsuzluğun, kuralsızlığın, başı boşluğun yani normalde olması beklenen ve gereken koşullardaki zafiyetin baş rolde olduğu görülmüştür. Küçük bir kırık cam işte bu denli büyük bir sosyal bulguya neden olabilmiştir. </p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><em>İlk camın kırılmasına ya da çevreyi kirleten ilk duvar yazısına izin vermemek gerek. Aksi halde kötü gidişatı engelleyemeyiz</em>.</p><cite>Philip Zimbardo</cite></blockquote>



<p>1982 yılında sosyal bilimciler <em>James Q. Wilson ve George l. Kelling</em> bu deneye dayanan teorilerini akademik bir makale olarak <em>The Atlantik Monthly</em> adlı yayın organında yayımlamıştır. Bu çalışma teoremin tüm dünyada tartışılmasına ve yayılmasına neden olmuştur.</p>



<p>Yazarlar, teoriyi şu örnekle açıklamaktadırlar:</p>



<p>“Bir kaç camı kırık dökük bir bina düşünün. Eğer camlar zamanında tamir edilmezse, kimi insanlar başka camları da kırmakta bir sakınca görmeyecektir. Bu şekilde devam ettiği görüldüğünde, binaya daha büyük zararlar vereceklerdir. Sonunda bina ve binanın bulunduğu o sokaktaki diğer binalar, bir viraneye dönüşerek, yaşanamaz hale gelecektir.”</p>



<h4 class="wp-block-heading">Newyork ve Kırık Camlar</h4>



<p>Teori, basit ve belki de çok ufak bir eksikliğin müdahale edilmediği takdirde bir çığ gibi büyüyebileceğini ve adeta bir kelebek etkisi ile yayılabileceğini göstermektedir. </p>



<p>1985 yılında, New York Transit Authority, <em>Broken Windows&#8217;ın</em> yazarı George L.Kelling&#8217;i danışman olarak işe aldı. Kelling daha sonra Boston ve Los Angeles polis departmanlarının danışmanı oldu.<sup><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Broken_windows_theory#cite_note-FaganDavies2000-23"></a></sup><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Boston_Police_Department"></a><a href="https://en.wikipedia.org/wiki/Los_Angeles_Police_Department"></a></p>



<p>Kelling&#8217;in taraftarlarından David L. Gunn , New York Şehri Geçiş Kurumu Başkanı olarak görev süresi boyunca Kırık Camlar Teorisine dayanan politikalar ve prosedürleri uyguladı. En büyük çabalarından biri, 1984&#8217;ten 1990&#8217;a kadar New York&#8217;un metro sisteminden grafitileri kaldırmak için bir kampanya yürütmekti .</p>



<p>1990 yılında William J. Bratton, New York Şehri Transit Polisinin başkanı oldu. Bratton, onu &#8220;entelektüel akıl hocası&#8221; olarak nitelendiren Kelling&#8217;den oldukça etkilenmişti.</p>



<p>1993 yılında Cumhuriyetçi Rudy Giuliani Newyork belediye başkanı olarak seçilmiştir. Giuliani, Kelling ve Wilson teorilerine çok değer veriyordu. O yıllarda Newyork adeta bir suç şehriydi ve bunu önlemek oldukça zor gözüküyordu. Giualini kırık camlar teorisini Newyork&#8217;u düzeltmek için kullanmakta kararlıydı. </p>



<p>Polis şefi Bratton, insanların metro ücretini ödemekten kaçınması, kamusal alanda içki içmesi, kamusal alanda tuvaletlerini yapması ve duvarlara grafiti yapması gibi suçlar karşısında polisin daha duyarlı olmasını sağlamıştır. Kısacası en ufak suçlar bile anında tespit edilecek ve önüne geçilecekti.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://thenypost.files.wordpress.com/2015/04/brokenwindows2.jpg?quality=80&amp;strip=all" alt=""/><figcaption><em>Koyu çizgi: Newyork&#8217;taki suç oranının Newyork&#8217;a yakın 5 şehirdeki suç oranına karşı değişimi (giderek azalmış)<br>İnce çizgi: Suç işleyenlerin tutuklanma oranı (giderek artmış)</em></figcaption></figure></div>



<p>Kelling ve William Sousa tarafından 2001 yılında New York&#8217;ta suç eğilimleri üzerine yapılan bir araştırmaya göre, yukarıda belirtilen politikalar uygulandıktan sonra hem küçük hem de ciddi suç oranları önemli ölçüde düşmüştür. Ayrıca, suç işleme oranı on yıl boyunca azalmaya devam etmiştir. Bu düşüşte kırık camlar teorisinin etkisi büyük olmuştur.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://activisthistory.files.wordpress.com/2018/02/heiden-image-2.jpg?w=1200&amp;h=580&amp;crop=1" alt="" width="589" height="284"/><figcaption><em>Newyork Belediye Başkanı Rudy Giuliani ve polis Şefi William Bratton </em></figcaption></figure></div>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong>“Suçlarla mücadeleyi nasıl başardın?”</strong>&nbsp;sorusuna ünlü başkan Guiliani şu ilginç cevabı vermiştir:</p><p><strong>“Metruk bir bina düşünün. Binanın camlarından biri bile kırık olsa, o camı hemen tamir ettirmezseniz, çok kısa sürede, oradan geçen herkes bir taş atıp, binanın tüm camlarını kırar. Ben ilk cam kırıldığında hemen tamir ettirdim. Bir elektrik direğinin dibine, ya da bir binanın köşesine, birisi bir torba çöp bıraksın. O çöpü hemen oradan kaldırmazsanız, her geçen, çöpünü oraya bırakır ve çok kısa bir sürede dağlar gibi çöp birikir. Ben ilk konan çöp torbasını kaldırttım.”</strong></p></blockquote>



<h4 class="wp-block-heading">İş Hayatı ve Kırık Camlar</h4>



<p><strong>“Kırık Camlar, Başarısız İşler” </strong>kitabının yazarı Michael Levine, iş dünyasında kırık camları, <strong><em>“Güzel bir mağazanın boyası çıkmış duvarı, ya da bir müşteri hizmetleri telefon görüşmesinde yirmi dakika boyunca tekrarlayan bir müzikle bekletildikten sonra hattın kesilmesidir.”</em></strong> diye özetliyor. </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://images-na.ssl-images-amazon.com/images/I/51U3Nn-bKjL._SX328_BO1,204,203,200_.jpg" alt=""/><figcaption><em>Kırık Camlar, Başarısız İşler (Broken Windows Broken Business) &#8211; Michael Levine</em></figcaption></figure></div>



<p>Müşteri ilişkileri ve bunun kapsamında müşteri sadakati oldukça hassas bir konudur. Önemsenmeyen ufak bir detay müşterinin marka imajına olan inancını ve sadakatini ciddi şekilde etkileyebilir. Bu önemsiz detay süreç veya çalışan kaynaklı olabilir. Örneğin müşteriden gelen bir şikayete geç dönülmesi, hatalı bir üretimin değiştirilmemesi, fiyat etiketlerindeki hatalar, iade ve değişim süreçlerinin şeffaf olmaması, iletişim kanallarının yetersizliği, firmanın kötü bir web sitesinin olması vb. birçok detay aslında iş dünyasındaki bazı kırık camlardır. </p>



<p>Bu kırık camlar bazen kurumlar tarafından tespit edilebilmektedir, ancak kırık camlar en iyi dışarıdan yani müşteri tarafından görülmektedir. Bu nedenle müşterinin sesinin dinlenmesi, bağlılık anketleri yapılması ve düzgün iletişim kanallarının kurulması kırık camların tespit edilmesi için oldukça faydalı olmaktadır.</p>



<p>Peki bizim kırık camlarımız var mı ve varsa bunlar nelerdir? Bunlar da kendimize sormamız gereken sorulardır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/bilim/1810/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
