<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>eğlenceli &#8211; Meraklı Kedim</title>
	<atom:link href="https://meraklikedim.com/reaction/3/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://meraklikedim.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 27 Mar 2021 13:49:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>https://meraklikedim.com/wp-content/uploads/2020/04/bf7c37152c42404ef29fa6f7172f2c14y2m8zsfgkzrym1nm_0_GCQ_icon-150x150.ico</url>
	<title>eğlenceli &#8211; Meraklı Kedim</title>
	<link>https://meraklikedim.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Pandemi Sonrası Dünyada Başarılı Olmak İçin 8 İş Becerisi</title>
		<link>https://meraklikedim.com/is-dunyasi/3179/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/is-dunyasi/3179/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 13 May 2020 14:40:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İş Dünyası]]></category>
		<category><![CDATA[iş becerileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=3179</guid>

					<description><![CDATA[Çoğumuz evlerimizde karantina hayatı yaşarken, Covid19 pandemisi sonrası dünyanın nasıl olabileceğini merak ediyoruz.&#160;Pandemi kontrol altına aldıktan sonra dünyanın nasıl dönüşeceği hakkında bilinmeyen çok şey var, ancak işlerin artık eskisi gibi olmayacağını hepimiz görüyoruz. Yaptığımız işler, iş yöntemlerimiz, iş yerimiz ve dolayısıyla sahip olmamız gereken beceriler değişecek gibi. Pandemi sonrası öne çıkacak iş becerilerini isterseniz aşağıda...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Çoğumuz evlerimizde karantina hayatı yaşarken, Covid19 pandemisi sonrası dünyanın nasıl olabileceğini merak ediyoruz.&nbsp;Pandemi kontrol altına aldıktan sonra dünyanın nasıl dönüşeceği hakkında bilinmeyen çok şey var, ancak işlerin artık eskisi gibi olmayacağını hepimiz görüyoruz. Yaptığımız işler, iş yöntemlerimiz, iş yerimiz ve dolayısıyla sahip olmamız gereken beceriler değişecek gibi. </p>



<p>Pandemi sonrası öne çıkacak iş becerilerini isterseniz aşağıda incelemeye başlayalım.</p>



<p class="has-medium-font-size">&nbsp;<strong>Adapte Olabilirlik ve Esneklik</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://palife.co.uk/wp-content/uploads/2017/01/chameleon-1069670_1280.jpg" alt=""/></figure></div>



<p>Kesin olan bir şey, şirketlerin çalışma şekilleri değişecek.&nbsp;Dünya zaten hızla değişiyordu, ancak pandemi bu değişimi daha da hızlandırdı.&nbsp;Pandemi sonrası dünyada başarılı olacak birinin değişecek ve gelişecek olan iş yerlerine, iş yöntemlerine uyum sağlayabilme ve becerilerini sürekli güncelleme yeteneğine sahip olması gerekir.</p>



<p class="has-medium-font-size"><strong>Teknoloji Meraklısı Olmak</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large"><img decoding="async" src="https://images.livemint.com/rf/Image-621x414/LiveMint/Period1/2014/01/04/Photos/tech--621x414.jpg" alt=""/></figure></div>



<p>Pandemi sonrası bir dünyaya hazırlamanın en iyi yollarından biri teknoloji becerileri edinmektir.&nbsp;Şirketler hem Covid19 hem de daha sonra karşılaşılabilecek salgınlara hazırlıklı olmak için&nbsp;dijital dönüşümlerini hızlandıracaktır.&nbsp;Gerçek şu ki;&nbsp;yapay zeka,&nbsp;büyük veri,&nbsp;nesnelerin&nbsp;interneti, sanal ve artırılmış gerçeklik&nbsp;ve robotik gibi teknolojiler işletmeleri gelecekteki pandemilere daha dayanıklı hale getirecek ve şirketlerin bu teknolojilerden yararlanmasına yardımcı olabilecek herkes çok daha iyi bir konumda olacaktır.&nbsp;Pandemi sonrası dünyada nerede çalışıyor olursanız olun, bu teknoloji araçlarıyla etkili bir şekilde çalışabilmeniz gerekecektir.</p>



<p class="has-medium-font-size"><strong>Yaratıcılık ve İnovasyon</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://leseco.ma/wp-content/uploads/2018/12/digitalinnovationnews.jpg" alt=""/></figure></div>



<p>Salgın sırasında yaratıcılığın ve yeniliğin önemini daha iyi gördük. Uzaktan eğitim, yeni tanı kitlerinin yapılması, otomotiv ya da beyaz eşya sanayisinin hızlıca solunum cihazları üretebilmesi, iş süreçlerinin dijital ortama taşınması gibi yaratıcı ve inovatif örneklere şahit olduk. </p>



<p>Bu değişimi hızlıca yapabilen şirketler ve kurumlar gelecek dünyada daha avantajlı olacaktır. Bunda sonra yeni ürünler, yeni süreçler, yeni tasarımlar ve çalışma yöntemleri icat etmek için insanın yaratıcılığı daha da önem kazanacaktır.</p>



<p class="has-medium-font-size"><strong>Veri Okuryazarlığı</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://blog.kloud.io/hubfs/data%20driven%20decisions.jpg" alt=""/></figure>



<p>Endüstri 4.0 döneminde, veri her şirket için kritik bir varlıktır.&nbsp;Doğru verilerle, şirketler gelecekteki iş aksaklıklarının etkisini daha iyi tahmin edebilir ve herhangi bir salgın sırasında veya sonrasında doğru ürün ve hizmetlerle müşterilere daha iyi hizmet verebilirler.&nbsp;</p>



<p>İş eğilimlerini ve değişen müşteri ihtiyaçlarını anlayan şirketler, gelecekte bir pandemi ortaya çıktığında doğru şekilde daha iyi yanıt verebilirler.&nbsp; Bununla birlikte, veri okuryazarlığı olmadığı sürece veriler bir şirket için işe yaramaz. Şirketler artık verileri anlama ve daha iyi kararlar alma becerisine sahip kişilere daha fazla odaklanacaktır.&nbsp; Veri okuryazarlığı olan profesyoneller potansiyel işverenlere her zamankinden daha cazip gelecektir. </p>



<p class="has-medium-font-size"><strong>Eleştirel Düşünme</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://globaldigitalcitizen.org/wp-content/uploads/2016/04/two-critical-thinkers.jpg" alt=""/></figure>



<p>Küresel ekonomimiz COVID-19&#8217;un verdiği yaraları sardığında, gerekli olacak bir diğer yetenek de eleştirel düşünmedir.&nbsp;Salgın sırasında, liderlerin, işletmelerin ve hükümetlerin odağı değiştiremeye, suçu başkasına atmaya ve kamuoyunu yönlendirmeye çalıştıklarını ve sahte haber ve verilerin inanılmaz derecede artış gösterdiğini gördük.&nbsp;Neyin güvenilir olduğunu belirlemek için farklı kaynaklardan gelen bilgileri objektif olarak değerlendirebilen insanlar artık daha değerli olmaktadır. Tüm bilgilere güvenilmemelidir, ancak kuruluşların hangi bilgilerin karar verme sürecini etkileyeceğini anlamak için eleştirel düşünmeye güvenmesi gerekecektir.</p>



<p class="has-medium-font-size"><strong>Dijital ve Kodlama Becerileri</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large"><img decoding="async" src="https://www.itweb.co.za/static/pictures/2018/01/resized/-fs-Programming-2018.xl.jpg" alt=""/></figure></div>



<p>Kurumların dijital dönüşüm iştahı ve hızı pandeminin etkisiyle arttı.&nbsp;Bu nedenle,&nbsp;kodlama, web geliştirme ve dijital pazarlama gibi dijital becerilere&nbsp;sahip profesyoneller, şimdi olduğundan daha önemli hale gelecektir.&nbsp;</p>



<p>Bireysel işleri imkansız veya daha az verimli hale getiren ekonomik krizler veya salgın hastalıklar sırasında dijital işletmeyi çalışır durumda tutabilen ve gelişebilen insanlar mutlaka işe alınanlar listesinde yer alacaktır.&nbsp;</p>



<p class="has-medium-font-size"><strong>Liderlik</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://online.seu.edu/wp-content/uploads/2018/11/795x400-201807-EssentialTypesofLeadershipStyles-header-SEU.png" alt=""/></figure></div>



<p>Sosyal mesafenin ve evde çalışmanın öngörülebilir bir gelecek için devam edebileceği bir dünyadaki değişikliklerden biri, organizasyonun her seviyesinde daha fazla insanın başkalarına liderlik edecek bir konumda olacağıdır.&nbsp;</p>



<p>Esnek ekonomi koronavirüs sonrası büyüyecek ve lider çalışanlar farklı zamanlarda liderlik yaptıklarından daha efektif ekiplerde çalışacaklar.&nbsp;En iyi sonucu nasıl ortaya çıkaracağını bilen, ekibine ilham verebilen ve iş birliğini teşvik eden güçlü liderlik becerilerine sahip profesyoneller daha çok talep görecektir.</p>



<p class="has-medium-font-size"><strong>Duygusal Zeka</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://ogrencikariyeri.com/haber/wp-content/uploads/2018/01/emotional.jpg" alt=""/></figure>



<p>Liderlikle yakından bağlantılı olan, belirsiz ve zorlu zamanlarda daha da önemli olan başka bir beceri duygusal zekadır.&nbsp;Duygularımızı bilme, ifade etme ve kontrol etme ve başkalarının duygularının farkında olma yeteneği, duygusal zekanın temelini oluşturur.</p>



<p>İnsanların işleri ve işlerinin geleceği hakkında belirsiz hissettikleri zamanlarda, duygusal düzeyde insanlarla bağlantı kurmak önemlidir.&nbsp; Güçlü duygusal zekaya sahip bireyler, her büyüklükteki ve tüm endüstrilerdeki kuruluşlar tarafından takdir edilecektir.</p>



<p class="has-medium-font-size"><strong>Hayat Boyu Öğrenme</strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large"><img decoding="async" src="https://image.freepik.com/free-photo/glasses-teacher-books-stand-with-pencils-table-background-blackboard-with-chalk_89381-7.jpg" alt=""/></figure></div>



<p>Dünya Ekonomik Forumu&#8217;na göre, sadece beş yıl içinde, bugün gerekli görülen becerilerin yüzde 35&#8217;i değişecektir.&nbsp;Bu nedenle hayat boyu öğrenme ile kendinizi güncel ve dinamik tutabilmeniz gerekmektedir.</p>



<p>Sıkı bir iş piyasası ile karşılaşıldığında, ileri ve uzman iş becerilerine sahip profesyoneller hala talep görecek ve muhtemelen iş bulmak için daha az mücadele edecektir.&nbsp;İyi haber şu ki, becerilerinizi geliştirmek hiç bu kadar kolay olmamıştı.</p>



<p>Bugün, koronavirüs sonrası bir dünyaya hazırlıklı olmak adına beceri setinizi oluşturmak için yıllarca çalışmanıza ve çok para harcamanıza gerek yok. Becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olacak sonsuz sayıda ücretsiz ve açık çevrimiçi kurs bulunmaktadır.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/is-dunyasi/3179/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Logoları İyi Bilirim Diyenler İçin Test</title>
		<link>https://meraklikedim.com/test/3014/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/test/3014/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 May 2020 00:01:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Test]]></category>
		<category><![CDATA[trivia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=3014</guid>

					<description><![CDATA[Size, bazı markalara ait biri doğru biri yanlış iki adet logo sunuyoruz. Hangisi doğru? [zombify_post]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-family: Cabin, sans-serif;font-size: 17px;font-style: normal;font-weight: 400;letter-spacing: normal;text-align: start;text-indent: 0px;text-transform: none;float: none"><strong>Size, bazı markalara ait biri doğru biri yanlış iki adet logo sunuyoruz. Hangisi doğru?</strong></span></p>
<p>[zombify_post]</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/test/3014/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlginç Gerçekler &#8211; Isaac Newton</title>
		<link>https://meraklikedim.com/bilim/2825/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/bilim/2825/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2020 17:52:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İlginç Gerçekler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[isaac newton]]></category>
		<category><![CDATA[newtonun hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=2825</guid>

					<description><![CDATA[1.&#160;Sir Isaac Newton&#160;erken doğmuştu&#160;ve hayatta kalma şansı çok azdı. 2.&#160;4 Ocak 1643&#8217;te&#160;doğdu,&#160;aynı yıl Galileo&#160;öldü&#160;. 3.&#160;Çiftçi olan&#160;babası, Newton doğmadan üç ay önce öldü.&#160;Annesi yeniden evlendikten sonra büyükannesi tarafından büyütüldü. Babasının adı da Isaac Newton&#8217;du. 4.&#160;Newton&#160;üvey babasından nefret etti&#160;ve evini yakmakla tehdit etti. 5.&#160;Tarih, okul yıllarının başında çok iyi bir öğrenci olmadığını söyler. Faturalarını ödemek&#160;için hizmetçi&#160;olarak çalışmak...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong>1.&nbsp;</strong>Sir Isaac Newton&nbsp;erken doğmuştu&nbsp;ve hayatta kalma şansı çok azdı. </p>



<p><strong>2.</strong>&nbsp;4 Ocak 1643&#8217;te&nbsp;doğdu,&nbsp;aynı yıl Galileo&nbsp;öldü&nbsp;.</p>



<p><strong>3.</strong>&nbsp;Çiftçi olan&nbsp;babası, Newton doğmadan üç ay önce öldü.&nbsp;Annesi yeniden evlendikten sonra büyükannesi tarafından büyütüldü. Babasının adı da Isaac Newton&#8217;du.</p>



<p><strong>4.</strong>&nbsp;Newton&nbsp;üvey babasından nefret etti&nbsp;ve evini yakmakla tehdit etti.</p>



<p><strong>5.</strong>&nbsp;Tarih, okul yıllarının başında çok iyi bir öğrenci olmadığını söyler. Faturalarını ödemek&nbsp;için hizmetçi&nbsp;olarak çalışmak zorunda kaldı. Fikir ve düşüncelerinin bir günlüğünü tutmayı sevdi.</p>



<p><strong>6.</strong>&nbsp;Okul çağında&nbsp;şiir ve edebiyattan hoşlanmıyordu ve&nbsp;teknoloji ve mekanikten etkilenmişti.</p>



<p><strong>7.</strong>&nbsp;Newton&nbsp;üniversite not defterlerinde kendisi hakkında şöyle&nbsp;yazmıştı: “Pazar gecesi turta yapmak… kız kardeşimi yumruklamak… Babamı ve Annem Smith&#8217;i evdeyken yakmak.”</p>



<p><strong>8.</strong>&nbsp;Newton&#8217;un annesi&nbsp;bir çiftçi olmasını istedi,&nbsp;ancak Newton çiftçiliği sevmedi.</p>



<p><strong>9.</strong>&nbsp;Cambridge&#8217;in ilk matematik profesörü&nbsp;olan Isaac Brown Newton&#8217;un matematiğe olan ilgisinin temel kaynağıdır. </p>



<p><strong>10.</strong> Newton, çalışmaları için aldığı kitaplardan matematiği anlayamıyordu. 1665 ve ertesi yıl boyunca Newton&#8217;un okulu Cambridge, Kara Veba nedeniyle kapatıldı. Bu süre zarfında Newton ışık, taş ve gök cisimlerinin hareket özellikleri üzerine çok başarılı çalışmalar yaptı. Ve bu yasalar onun tarafından formüle edildikten sonra Cambridge&#8217;den Yüksek Lisans derecesini aldı. Bir yıl sonra 27 yaşında Cambridge Üniversitesi&#8217;nde matematik profesörü oldu.</p>



<p><strong>11. </strong>Newton&nbsp;ışığın kırınımı, evrensel çekim, merkezkaç kuvveti, merkezcil kuvvet ve hareket halindeki cisimlerin etkileri ve özellikleri&nbsp;üzerinde çalıştı&nbsp;.</p>



<p><strong>12.</strong> Newton eleştiriyi sevmedi ve onu eleştirenlere ömür boyu düşmanca hisler besledi.</p>



<p><strong>13.</strong> Newton, diğer bilim adamları tarafından eleştirilirken, 1679&#8217;da yalnızlık ve tamamen tecrit yaşamına başladı ve hayatının sonraki 6 yılı boyunca bu durumda kaldı.</p>



<p><strong>14.</strong>&nbsp;Newton&nbsp;tüm kariyeri boyunca&nbsp;adeta gizli bir yaşam sürdü.</p>



<p><strong>15.</strong> Bu süre zarfında annesi ölüm yatağındaydı. Ve Newton yaşamın doğasını düşünmeye başladı. Yaşamın doğasıyla ilgili bu fikirlerin, hala çok fazla fiziksel bilimi yöneten en önemli denklemler olan yer çekimi teorilerinden ilham aldığı düşünülüyor. </p>



<p><strong>16.</strong> 1684&#8217;te Newton, bir diğer bilim adamı ve filozof Gottfried Leibniz tarafından adeta şoka uğratıldı. Leibniz&#8217;in yayınladığı matematik ile ilgili bir makale, doğanın gizemini  matematiksel ifadeler yardımıyla çözmeye çalışıyordu. Newton, neredeyse 20 yıl önce aynı işi yaptığını ve Alman filozofunun çalışmalarını kopyalayıp çaldığını açıkladı.</p>



<p><strong>17.</strong> <em>Principia Mathematica</em> 1687 yılında Newton tarafından yayınlandı. Bu kitap neredeyse Newton&#8217;un 20 yıllık detaylı çalışmasını meyvesiydi. Derlemesi dahi 2 yıl sürmüştü. Bu kitap evrensel yer çekimi kavramını ve teorilerini, üç hareket yasasını ve onun hesap teorisini içeriyordu. Bu kitap itibarını artırdı ve bugün milyonlarca bilim insanı için bir bilgi ve ilham kaynağı oldu.</p>



<p><strong>18.</strong>&nbsp;Newton iki kez&nbsp;sinir krizi geçirdi.&nbsp;Bu, arkadaşlarının ona karşı komplo kurmasından şüphelendiğinde oldu. South Sea Company 20.000 £ yatırım yaptı ve yatırımı battı. Bu paranın bugünkü değeri 3 milyon doların üzerindedir.</p>



<p><strong>19.&nbsp;</strong>Başına düşen elma sonucu yer çekimini bulduğuna dair somut bir kanıt yoktur. </p>



<p><strong>20.</strong>&nbsp;Newton çok&nbsp;dindar bir adamdı&nbsp;ve doğa kitabını merakından çok tutkuyla inceledi.&nbsp;Dünyanın her şeyi açıklayacak tek bir sistemini keşfetmek için bu konuları incelemek istedi. İlginçtir, Newton yaşamı boyunca dini görüşlerini çok sık paylaşmadı, sadece onlar hakkında yazdı.</p>



<p><strong>21.</strong> Newton, 17.yüzyılda İngiltere&#8217;yi finansal krizlerden kurtarmada önemli bir rol oynamıştır. O zaman, İngiltere para biriminin neredeyse %10&#8217;u sahte idi. Bir suçlu veritabanı tuttu ve onları yargılanmasını sağladı. Daha sonra 1700 yılında Darphane Başkanı olarak atandı ve bu göreve hayatı boyunca devam etti.</p>



<p><strong>22.</strong>&nbsp;Newton&nbsp;iktidara ve itibara takıntılıydı. İngiltere Parlamentosu üyesiydi.</p>



<p><strong>23.</strong> Newton kendisini Kraliyet Cemiyeti tarafından yayınlanan bir raporla hesabı icat eden adam olarak ilan etti. Onur için yarışan diğer adam Leibniz&#8217;di. Her iki bilim adamı da matematik çalışmaları üzerindeki önceliği tartıştılar .</p>



<p><strong>24.</strong>&nbsp;31 Mart 1727&#8217;de (84 yaşında) Newton öldü ve&nbsp;Westminster Manastırı&#8217;na gömüldü&nbsp;.</p>



<p><strong>25</strong>. Hiç evlenmemişti.</p>



<p><strong>25.</strong>&nbsp;Dünyadaki&nbsp;en değerli diş&nbsp;Newton&#8217;a aittir.&nbsp;Dişi 1816&#8217;da yaklaşık&nbsp;3600 dolara bir açık artırmada satıldı.</p>



<p><strong>26.</strong>&nbsp;Newton aynı zamanda&nbsp;çağımızın dikkate değer bir fizikçisi ve bilim adamı olan&nbsp;Albert Einstein&nbsp;için bir ilham kaynağıydı&nbsp;.</p>



<p><strong>27.</strong> Isaac Newton, Asperger Sendromu geçirmiş olabilir. Bilim adamları dergilerini ve biyografisini kapsamlı bir şekilde inceleyerek Asperger semptomlarının Newton&#8217;da mevcut olduğu sonucuna vardılar.</p>



<p><strong>28.</strong> Öğrenciler Newton&#8217;un derslerine zayıf bir şekilde katıldı, ancak yine de dersleri verdi.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/bilim/2825/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İlginç Gerçekler &#8211; Mona Lisa</title>
		<link>https://meraklikedim.com/sanat/2793/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/sanat/2793/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 May 2020 23:45:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[mona lisa]]></category>
		<category><![CDATA[mona lisa tablosu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=2793</guid>

					<description><![CDATA[Yüzyıllar boyunca bize gülümseyen Mona Lisa, bugün hala gizemini koruyor.&#160;Zamanı aşan cazibesini anlamak için Mona Lisa gerçeklerini keşfedin. Mona Lisa&#160;yaygın İtalyan Rönesans arketip başyapıtı olarak kabul edilir. Rönesans döneminde (16.yüzyıl) İtalya&#8217;nın Floransa şehrinde Leonardo da Vinci tarafından kavak bir pano üzerine Sfumato tekniği ile resmedilmiştir. COVID-19 salgını öncesinde, saatte ortalama 1.500 kişi&#160;Mona Lisa&#8217;yı&#160;ziyaret etti. Louvre&#8217;da...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Yüzyıllar boyunca bize gülümseyen Mona Lisa, bugün hala gizemini koruyor.&nbsp;Zamanı aşan cazibesini anlamak için Mona Lisa gerçeklerini keşfedin.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><em>Mona Lisa</em>&nbsp;yaygın İtalyan Rönesans arketip başyapıtı olarak kabul edilir. Rönesans döneminde (16.yüzyıl) İtalya&#8217;nın Floransa şehrinde Leonardo da Vinci tarafından kavak bir pano üzerine Sfumato tekniği ile resmedilmiştir. </p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>COVID-19 salgını öncesinde, saatte ortalama 1.500 kişi&nbsp;<em>Mona Lisa&#8217;yı</em>&nbsp;ziyaret etti.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Louvre&#8217;da 6.000&#8217;den fazla resim olmasına rağmen, müze ziyaretçilerinin %90&#8217;ından fazlası doğrudan <em>Mona Lisa&#8217;ya</em> gidiyor.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Mona Lisa, Madonna Lisa ya da &#8220;Leydim Lisa&#8221; nın kısaltması olan Monna Lisa olarak yazılmalıdır.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Fransa&nbsp;hükümeti&nbsp;<em>Mona Lisa&#8217;nın</em>&nbsp;sahibidir.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Fransız miras yasasına göre,&nbsp;<em>Mona Lisa</em>&nbsp;satın alınamaz veya satılamaz.&nbsp; Resim halka aittir.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><em>Mona Lisa&#8217;nın</em>&nbsp;aldığı&nbsp;tüm&nbsp;aşk&nbsp;mektupları&nbsp;nedeniyle Louvre&#8217;da kendi posta kutusu var<em>.</em></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>23 Haziran 1852&#8217;de Fransız sanatçı Luc Maspero kendini&nbsp;Paris&nbsp;otel odasının 4. kat penceresinden attı&nbsp;.&nbsp;<em>Mona Lisa</em>&nbsp;hakkında&nbsp;&#8220;Yıllarca gülümsemesiyle boğuştum. Ölmeyi tercih ediyorum&#8221; diyen&nbsp;bir not bıraktı<sub>.</sub></p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><em>Mona Lisa</em>&nbsp;birkaç kez saldırıya uğradı.&nbsp;1956 yılında, resme asit fırlatıldı. Birkaç ay sonra taş atıldı ve bazı pigmentlerini kırdı.&nbsp;Şimdi resim kurşun geçirmez camın arkasına sabitlenmiştir.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><em>Mona Lisa&#8217;nın</em>&nbsp;1911&#8217;de Louvre&#8217;dan çalınmasından&nbsp;sonra&nbsp;müze personelinin fark etmesi 48 saat sürdü.&nbsp;Hırsızlıktan sonra, medyanın ilgisi&nbsp;<em>Mona Lisa&#8217;yı</em> uluslararası üne kavuşturmaya&nbsp;yardımcı oldu.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Kültürel etkisi büyük olmasına rağmen,&nbsp;<em>Mona Lisa</em>&nbsp;oldukça küçük: sadece 77cm x 53cm boyutundadır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://img.etimg.com/thumb/msid-57670650,width-1200,height-900,imgsize-167994,overlay-etpanache/photo.jpg" alt=""/></figure></div>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Ünlü sanatçı Pablo Picasso, 1911 yılında <em>Mona Lisa</em> hırsızlığından dolayı  şüpheliydi, çünkü bazı çalıntı Louvre parçalarını satmaya çalışmadan önce yakalanmıştı.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><em>Mona Lisa&#8217;nın</em>&nbsp;kirpik veya kaşları yok&nbsp;gibi görünse de,&nbsp;2007&#8217;de yapılan bir araştırma, orijinal olarak boyandığını ortaya çıkardı.&nbsp;Büyük olasılıkla aşırı temizleme nedeniyle zamanla yavaş yavaş kayboldular.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://i2.cnnturk.com/i/cnnturk/75/1200x0/527c858c992df10c9462b42a.jpg" alt=""/></figure></div>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Da Vinci&#8217;nin&nbsp;<em>Mona Lisa&#8217;yı</em>&nbsp;on yıldan fazla bir süre onunla birlikte tuttuğu ve&nbsp;ölümüne&nbsp;kadar üzerinde çalıştığı&nbsp;düşünülmektedir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://i2.milimaj.com/i/milliyet/75/1200x675/5ca1c6c945d2a0296418da09.jpg" alt=""/></figure></div>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>2005 yılında <em>Mona Lisa&#8217;nın</em> yüzü &#8220;duygu tanıma&#8221; yazılımı kullanılarak analiz edildi.  Analiz, %83 mutlu, %9 tiksinti, %6 korkulu ve %2 öfkeli olduğunu ortaya koydu.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><em>Mona Lisa</em> tuval üzerine boyanmış değildir. Bunun yerine, yaklaşık 4cm kalınlığında üç ahşap parçası üzerine boyanır.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>&#8220;Mona Lisa Etkisi&#8221;, nerede olursanız olun, bir görüntüdeki bir kişinin gözlerinin sizi takip ettiği yanılsamasıdır.&nbsp;Ancak, gerçek&nbsp;<em>Mona Lisa</em>&nbsp;için doğru değildir.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Napolyon&nbsp;<em>Mona Lisa&#8217;yı</em>&nbsp;yatak odasına&nbsp;asmıştır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img fetchpriority="high" decoding="async" src="https://www.webtekno.com/images/editor/default/0001/36/40fc50e96f332866ffe4acf88a62b09481eb9ae6.jpeg" alt="" width="409" height="659"/></figure></div>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Çoğu sanat tarihçisi <em>Mona Lisa</em> tablosuna konu olan kadının varlıklı bir Floransalı ipek tüccarı olan Francesco del Giocondo&#8217;nun ikinci karısı Lisa Gheradini olduğuna inanıyor. </p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Francesco del Giocondo, Leonardo da Vinci&#8217;yi eşinin portresini yapmakla görevlendirmesine rağmen, bir nedenden dolayı Leonardo tabloyu ona vermedi. Fransa&#8217;ya götürdü ve ölümüne kadar üzerinde çalıştı.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>1983&#8217;te bir Japon sanatçı, kızarmış ekmekler kullanarak <em>Mona Lisa&#8217;nın</em> bir kopyasını yaptı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://cdn.kalingatv.com/wp-content/uploads/2018/10/monalisa.jpg" alt=""/></figure></div>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>21 Nisan 1974&#8217;te bir kadın müzenin engelli insanlara erişim sağlamamasını protesto etmek için&nbsp;<em>Mona Lisa</em>&#8216;yı sprey ile&nbsp;kırmızıya&nbsp;boyamaya çalıştı.&nbsp; Resim koruyucu camın arkasındaydı ve zarar görmedi.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><em>Mona Lisa</em>&nbsp;hakkında en en çok konuşulan, en çok yazılan, en çok ziyaret edilen ve en çok parodisi yapılan sanat eseridir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img decoding="async" src="https://i.pinimg.com/originals/08/c0/84/08c0848add68b3df9bd06ad154d4884c.jpg" alt="" width="293" height="429"/></figure></div>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><em>Mona Lisa&#8217;nın</em>&nbsp;şöhretinin&nbsp;en efsanevi nedenlerinden&nbsp;biri onun gizemli gülümsemesidir. Napolyon Bonapart,&nbsp;<em>Mona Lisa</em>&#8216;yı&nbsp;“Doğu&#8217;nun Sfenksi” olarak nitelendirdi.&nbsp;Ona &#8220;Madam Lisa&#8221; diye atıfta bulundu.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><em>Mona Lisa&#8217;nın</em> büyüsü, Leonardo&#8217;nun sfumato yönteminde ve ana hat çizmemesinde yatıyor. Bulanıklaştırma etkisi gözlerinin ve ağzının etrafında belirgindir.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>&#8220;Da Vinci Şifresi&#8221; kitabında yazar Dan Brown,&nbsp;<em>Mona Lisa&#8217;nın</em>&nbsp;Kutsal Kâse&#8217;nin bulunduğu yere dair ipuçları içerdiğini&nbsp;öne sürüyor.&nbsp;Kitap, Louvre&#8217;a yeni ziyaretçilerin yükselişini tetikledi.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>İtalyan sanatçı Leonardo Da Vinci (1452–1519)&nbsp;yaklaşık 51 yaşındayken &nbsp;<em>Mona Lisa&#8217;yı</em>&nbsp;yapmaya başladı.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Leonardo 1519&#8217;da öldüğünde,&nbsp;<em>Mona Lisa</em>&nbsp;öğrencisi ve yardımcısı Salai tarafından miras alındı.&nbsp;Fransa&nbsp;Kralı Francois&nbsp;büyük ihtimalle Salai&#8217;den satın aldı, bu da İtalyan bir sanatçının resminin Fransa&#8217;nın mülkiyetine soktu.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><em>Mona Lisa&#8217;yı</em> Louvre&#8217;da görmek isteyen kalabalıklar o kadar dayanılmaz hale geldi ki müze, müşterilerin resme bakmasını 30 saniye ile sınırladı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://static01.nyt.com/images/2018/05/02/arts/02reyburn3/merlin_137029152_aa4f1816-a22b-477d-8ee4-ebeb6c390ce4-articleLarge.jpg?quality=75&amp;auto=webp&amp;disable=upscale" alt=""/></figure></div>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>Her yıl Louvre&#8217;da <em>Mona Lisa&#8217;yı</em> 6 milyondan fazla kişi ziyaret ediyor. Her biri ona bakmak için yaklaşık 15 saniye harcıyor.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p><em>Mona Lisa&#8217;yı</em> yakından görmek için Musee du Louvre web sitesini ziyaret edilebilir.  Resmi yakınlaştırabilir ve hatta kızılötesi, x-radyografi ve UVF taramalarıyla yapılan bilimsel testleri karşılaştırabilirsiniz.</p>



<hr class="wp-block-separator"/>



<p>1911&#8217;de&nbsp;<em>Mona Lisa&#8217;yı</em>&nbsp;Louvre&#8217;dan&nbsp;çalan adam, tabloyu tutan cam kasanın inşa edilmesine yardımcı olmuştu.&nbsp;Gece boyunca süpürge dolabında saklandı ve sabah dışarı çıktı.&nbsp;İtalyan&#8217;dı ve resmin&nbsp;İtalya&#8217;ya&nbsp;ait olduğuna inanıyordu&nbsp;.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/sanat/2793/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mitoloji Sevenler İçin Test</title>
		<link>https://meraklikedim.com/test/2716/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/test/2716/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 May 2020 18:24:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Test]]></category>
		<category><![CDATA[trivia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=2716</guid>

					<description><![CDATA[[zombify_post]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>[zombify_post]</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/test/2716/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ülke Bayrakları Testi</title>
		<link>https://meraklikedim.com/test/2682/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/test/2682/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 03 May 2020 15:04:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Test]]></category>
		<category><![CDATA[trivia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=2682</guid>

					<description><![CDATA[[zombify_post]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>[zombify_post]</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/test/2682/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teslacıların ve Edisoncuların Kapışacağı Test</title>
		<link>https://meraklikedim.com/bilim/2544/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/bilim/2544/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Apr 2020 23:36:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[Test]]></category>
		<category><![CDATA[trivia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=2544</guid>

					<description><![CDATA[[zombify_post]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>[zombify_post]</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/bilim/2544/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Albert Einstein Hakkında İlginç Gerçekler</title>
		<link>https://meraklikedim.com/bilim/2002/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/bilim/2002/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2020 22:52:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[albert einstein]]></category>
		<category><![CDATA[einstein kimdir]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=2002</guid>

					<description><![CDATA[Albert Einstein, 14 Mart 1873&#8242; te Almanya&#8217;nın Ulm şehrinde Hermann Einstein ve Pauline Einstein çocuğu olarak dünyaya geldi.&#160;Ebeveynleri, ilk başta büyükbabalarının ismi olan Abraham&#8217;ı koymak istedi. Ancak, aile Yahudi olmasına rağmen bu ismin çok &#8220;Yahudi&#8221; olduğu düşündü. Albert&#8217;in&#160;doğduğu sırada&#160;&#160;şişman bir kafası vardı.&#160;Bu onu ilk kez gördüklerinde annesini ve büyük annesini korkutmuştu.&#160;Zamanla normal bir boyuta döndü.&#160;İlginçtir,...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Albert Einstein, 14 Mart 1873&#8242; te Almanya&#8217;nın Ulm şehrinde Hermann Einstein ve Pauline Einstein çocuğu olarak dünyaya geldi.&nbsp;Ebeveynleri, ilk başta büyükbabalarının ismi olan Abraham&#8217;ı koymak istedi. Ancak,  aile Yahudi olmasına rağmen bu ismin çok &#8220;Yahudi&#8221; olduğu düşündü.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<div class="wp-block-image"><figure class="alignleft size-large is-resized"><a href="https://thefactfile-lxh7vfdm.stackpathdns.com/wp-content/uploads/2015/10/earliest-known-photo-einstein.jpg"><img decoding="async" src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/a/ad/Albert_Einstein_as_a_child.jpg" alt="bilinen en eski-foto-Einstein" width="171" height="248"/></a><figcaption><em><strong>Albert Einstein&#8217;ın çocukluğu</strong></em></figcaption></figure></div>



<p>Albert&#8217;in&nbsp;doğduğu sırada<strong>&nbsp;</strong>&nbsp;şişman bir kafası vardı.&nbsp;Bu onu ilk kez gördüklerinde annesini ve büyük annesini korkutmuştu.&nbsp;Zamanla normal bir boyuta döndü.&nbsp;İlginçtir, gelecekte milyonlarca insana ilham verecek beyni içeren bir kafa&nbsp;doğumda mükemmel değildi.</p>



<p>Einstein üç yaşına kadar konuşmadı.&nbsp; Dr. Thomas Sowell tarafından yazılan&nbsp;bir kitapta geç konuşan son derece parlak insanları&nbsp;tanımlamak için&nbsp;“Einstein Sendromu”&nbsp;terimi kullanılmaktadır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Ergenlik yıllarını Münih&#8217;te geçirdi.&nbsp;Ailesi şehirde elektrikli alet ticareti yapıyordu.&nbsp;Einstein genç yaşta bulmacalar üzerinde çalışmayı, oyuncak yapı setleri ile karmaşık yapılar kurmayı severdi.&nbsp;Kız kardeşi Maja Einstein&#8217;a göre, Albert Einstein kartlardan on dört kat yükseklikte  yapılar kurabilirdi.&nbsp;</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>&nbsp;Einstein<strong>,</strong>&nbsp;her Perşembe günü yemek için davet ettiği&nbsp;bir tıp öğrencisinden&nbsp;etkilendi&nbsp;.&nbsp;Talmud isimli bu öğrenci ona doğa bilimleri hakkında kitaplar getiriyordu.&nbsp;Bu kitaplar, Einstein&#8217;a&nbsp;hayatının sonuna kadar üzerinde çalıştığı bilimlere&nbsp;olan&nbsp;ilgisini uyandırmıştı.&nbsp;Talmud ayrıca Einstein&#8217;a geometri konusunda eğitim de vermişti.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein,&nbsp;öğretme yöntemlerini sevmediği için&nbsp;okulda rahat&nbsp;değildi.&nbsp;Otorite esaslı sistematik eğitime inanmadı ve bunun yerine ön yargısız özgür düşünmeyi ve bireyselliği destekledi.&nbsp;</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong>Otorite aptalca bir inanç, gerçeğin en büyük düşmanıdır”</strong></p><cite>Albert Einstein</cite></blockquote>



<p>Başarısı, birçok kişi tarafından öğrenme, otoriteye meydan okuma ve onu başkalarının eğlenceli bulamadığı gizemlerle takıntı yapma konusundaki alışılmadık yaklaşımına bağlanıyor.&nbsp;Einstein bireyselliğin önemi konusunda ısrarcıydı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein, yaşamı boyunca&nbsp;iki veya üç kez&nbsp;kendi cümlelerini tekrarlamasına neden olan&nbsp;hafif bir echolalia (bir tür konuşma bozukluğu) sahipti&nbsp;.&nbsp;Nikola Tesla da&nbsp;dahil olmak üzere dünyanın en ünlü düşünür ve bilim adamlarının önemli bir taktiği olan görsel düşünmeyi severdi&nbsp;.<a rel="noreferrer noopener" href="https://thefactfile.org/nikola-tesla-facts/" target="_blank"></a></p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein&#8217;ın beyni ortalama bir insan beyninden daha küçüktü.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://media-cdn.tripadvisor.com/media/photo-s/01/12/37/a0/albert-einstein-memorial.jpg" alt="Merkezi Washington, DC, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir Albert Einstein heykeli."/><figcaption>Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nde bir Albert Einstein heykeli</figcaption></figure></div>



<p>Einstein&#8217;ın bilim hakkındaki cazibesinin başlangıcı, beş yaşındayken babası tarafından kendisine gösterilen bir cep pusulasından geldi.&nbsp;İğne ucunu başka hiçbir yerde değil, belirli bir yönde sabitleyen şeyin ne olduğunu merak etti.&nbsp;Bu,&nbsp;bilim&nbsp;dünyasındaki&nbsp;uzun ve ünlü kariyerinin başlangıcıydı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p><strong>&nbsp;</strong>Galileo Galilei&nbsp;, Einstein&#8217;ın en sevdiği bilim adamıydı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Öğretmenleri onu hiçbir zaman iyi bir öğrenci olarak görmediler ve  iş&nbsp;bulmasını tavsiye&nbsp;etmediler&nbsp;.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>16&nbsp;&nbsp;yaşında Einstein elektrik mühendisi olmak için eğitim almasını sağlayacak&nbsp;bir sınavda başarısız&nbsp;oldu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein 16 yaşında teorik fizik üzerine ilk makalesi olan&nbsp;“Manyetik Alandaki Eter Durumunun İncelenmesi”ni yazmıştır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Unutkanlık, çocukluk günlerinden beri kişiliğinin büyük bir parçasıydı.&nbsp;Sık sık çantasını ve anahtarlarını unuturdu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein Alman ve Yahudi olarak doğdu.&nbsp;Einstein 1896&#8217;da Alman vatandaşlığından vazgeçti&nbsp;. 1901&#8217;de&nbsp;İsviçre&nbsp;vatandaşı oldu. 1955&#8217;te Amerikan vatandaşı olarak öldü.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein&nbsp;, ülkede kalıcı bir iş bulabilmesi şartıyla İsviçre vatandaşlığını aldı.&nbsp;Ayrıca vatandaşlığı güvence altına almak için bir miktar ücret ödemek zorunda kaldı.&nbsp;Einstein, söz konusu ücreti ödeyebilmesi için her ay bir miktar para biriktirdi.&nbsp;İsviçre vatandaşı olmak istemişti, çünkü insanların bireyselliğine ve mahremiyetine saygı duyan bu ülkeye hayrandı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Albert Einstein yüzmeyi hiç öğrenmedi.&nbsp;Ancak, yelkenciliği severdi ve hayatı boyunca bir hobi olarak yapmaya devam etti.&nbsp;Ayrıca, Einstein asla çorap giymezdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein, tam bir tütün tiryakisiydi. Çoğunlukla pipo içerdi.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/5/56/ETHZ.JPG/800px-ETHZ.JPG" alt="Zürih'teki İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü (ETHZ)."/><figcaption>Zürih&#8217;te (ETHZ) İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü</figcaption></figure>



<p>Einstein şaşırtıcı bir şekilde, sıkıştırılmış gaz sistemi ile çalışan buzdolabını icat etti.&nbsp;Einstein, fotoelektrik hücreler, lazerler, nükleer güç ve fiber optikler ve hatta yarı iletkenler gibi birçok icadın arkasındaki adam olarak kabul edilir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>İlginç bir şekilde, 1900 yılında Zürih Politeknik Okulu&#8217;ndan mezun olduktan sonra ilk işine girmesi 9 yıl sürdü.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein,  Federal Fikri Mülkiyet Ofisi Teknik Uzman olarak atandı.&nbsp;Her gün sekiz saat, haftada altı gün çalışıyor ve 3500 Frank maaş alıyordu.&nbsp;Patent başvurularını incelediği bu işten zevk alıyordu.&nbsp;Birkaç gün hizmet verdikten sonra,  günde birkaç saat çalışarak işlerini bitirebildiğini fark etti. Böylece bilimsel çalışmalarını ve düşünmelerini yapmak için ofiste kalan boş zamanı kullandı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>30 yaşında, 1909&#8217;da Zürih&#8217;e taşındı ve Zürih Üniversitesi&#8217;nde öğretim üyesi olarak göreve başladı.&nbsp;Einstein&#8217;ın kendine özgü bir öğretim tarzı vardı.&nbsp;Not hazırlamak için kağıt yerine kart kullanırdı ve dersler sırasında fikirlerini de not ederdi.&nbsp;Dahası, öğrencilerinin onu sözünü kesmesine izin verirdi;&nbsp; ayrıca durup öğrencilerine onu takip edip etmediklerini sorardı.&nbsp;Öğretmen ve öğrenciler arasındaki bu etkileşim o zamanlar eşsizdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein&nbsp;doktorasını aldığında,&nbsp;üçüncü sınıf patent ofisi uzmanlığından ikinci sınıf teknik uzmanlığa terfi etti ve maaşı yılda 4.500 Frank&#8217;a yükseltildi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein&nbsp;, yerçekiminin ışığı büktüğü tahmininin&nbsp;1919&#8217;daki bir tutulma sırasında doğrulanmasıyla&nbsp;gezegendeki en ünlü yüzlerden biri oldu&nbsp;.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Albert Einstein ile ilgili bir başka ilginç gerçek de hafızasının zayıf olmasıdır.&nbsp;İsimleri, tarihleri ​​veya telefon numaralarını hatırlayamadı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>1921 Nobel Fizik Ödülü Albert Einstein&#8217;a “Teorik Fizik&#8217;e verdiği hizmetler ve özellikle fotoelektrik etki yasasını keşfettiği için” verildi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Keman ve yelkenciliği severdi, çorap ve saç kesimlerinden nefret ederdi. Ayrıca kuş gözlemciliği de severdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein&nbsp;hayatının ilk yıllarında&nbsp;çığır açan keşifler yaptı&nbsp;.&nbsp;Araştırma yapmaya devam ederken, hayatının sonraki yıllarında önemli bir şey üretmedi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein müziğe çok düşkündü ve annesi müziğe olan eğiliminde hayati bir rol oynadı.&nbsp;Keman çalmayı beş yaşındayken öğrenmişti.&nbsp;</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong>Bir bilim adamı olmasaydım, müzisyen olurdum”</strong></p><cite>Albert Einstein</cite></blockquote>



<p>Einstein, daha sonra ilk eşi olan (1903-1919) öğrencisi Mileva Maric ile gayri meşru bir çocuğa sahipti.&nbsp;Çocuklarının doğumundan sadece bir yıl sonra bir enfeksiyon nedeniyle 1903&#8217;te öldüğüne inanılmaktadır.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Mileva Maric ile ilk evliliğinden ikinci çocuk 14 Mayıs 1904&#8217;te doğdu. Çift ona Hans adını verdi.&nbsp;</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Pek mutlu bir evliliği olduğu söylenemez. 1914&#8217;te ilişkilerinde zorluk çekerken Einstein aşağıdaki evlilik koşullarına eşinin uymasını istemiştir.</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Kıyafetlerim ve çamaşırlarım iyi durumda olacak.</li><li>Üç öğün yemeğimi düzenli olarak odamda alacağım.</li><li>Masam ve yatak odam düzenli tutulacak.</li><li>Seninle evde  oturmam, dışarı çıkmam ve seyahat etmem</li><li>Benden herhangi bir yakınlık beklemeyeceksin ve beni kınamayacaksın.</li><li>Talep edersem benimle konuşmayacaksın.</li><li>Talep edersem yatak odamdan ayrılacaksın.</li><li>Beni çocuklarımın önünde küçümsemeyeceksin.</li></ul>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Kuzeni ile yaptığı ikinci evliliğinden sonra bile altı kadınla ilişkisi olduğu bilinmektedir.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Albert Einstein&#8217;ın atom bombasının&nbsp;Japonya&#8217;daki&nbsp;kullanımını öğrendikten hemen sonra, nükleer silahsızlanmanın savunucusu&nbsp;olmuştur.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>1905&#8217;in Albert Einstein&#8217;ın hayatında bir mucize yıl olduğuna inanılıyor.&nbsp;Bu yıl boyunca&nbsp;en yaratıcı çalışmasını temsil eden&nbsp;dört makale yayınladı&nbsp;.&nbsp;Bu makaleler Kuantum teorisi, Brown hareketi (atomların varlığı), hareketli cisimlerin elektrodinamiği ve&nbsp;dünyadaki en ünlü denklem olan E = MC2 denklemi&nbsp;kütle ve enerji arasındaki ilişkiyi kurmakla&nbsp;ilgiliydi. Sadece 26 yaşındaydı ve gün boyunca bir patent ofisinde çalışıyordu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein, 1915&#8217;te yayınlanan genel görelilik teorisini başyapıtı olarak kabul etti.&nbsp;Teori, Sir Isaac Newton&#8217;un yerçekimi teorisinin açıklanmasından bu yana 250 yıl içinde yayınlanan ilk yerçekimi teorisiydi.&nbsp;Bu&nbsp;sayede Einstein dünyanın her yerinden ilgi görmeye başlamıştı.&nbsp;Yakında dünyayı gezmeye başladı ve binlerce kalabalığın önünde konuşmalar yaptı.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein, Adolf Hitler&#8217;in Almanya&#8217;nın şansölyesi haline gelmesinden bir ay sonra Aralık 1932&#8217;de Almanya&#8217;dan ayrıldı.&nbsp;Einstein Amerika Birleşik Devletleri&#8217;ne taşındı ve doğduğu ülkeye bir daha asla dönmedi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>1955&#8217;te ünlü fizikçi ve bilim adamının ölümünden sonra vücudu yakılmış ve küller dağılmıştır.&nbsp;Bununla birlikte, vücudunun otopsisini yaparken patolog Thomas Harvey tarafından Princeton Hastanesinde tutulan tek kısmı beyniydi.&nbsp;Thomas Harvey daha sonra bu yüzden işinden olmuştu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Hayatının sonraki yıllarında, Albert Einstein birleşik alan teorisi üzerinde çalışıyordu.&nbsp;Amacı, bütün evreni ve tüm fizik yasalarını açıklayacak ve onları tek bir çerçeveye getirecek bir teori geliştirmekti.&nbsp;Bunun için ömrü yetmemişti.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>1925 yılında Londra Kraliyet Topluluğu, görelilik teorisi ve kuantum teorisine katkıları nedeniyle ona prestijli Copely Madalyasını verdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein&#8217;a 1952&#8217;de ilk başkanının ölümünden sonra İsrail başkanı olma fırsatı verildi. Einstein&nbsp;, insanlarla&nbsp;düzgün bir şekilde&nbsp;başa çıkabilmek için doğal yetenek ve deneyime sahip olmadığını&nbsp;söyleyerek teklifi kibarca reddetti.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Ölmeden önce doktorlar, patlayan bir kan damarından muzdarip olduğu için Einstein&#8217;a ameliyat önerdi.&nbsp;Ancak&nbsp;Einstein, “Yaşamı yapay olarak uzatmak tatsız” dedi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein 1955&#8217;te öldükten hemen sonra, atom numarası 99 olan yeni keşfedilen elemente&nbsp;onuruna &#8216;einsteinium&#8217;&nbsp;adı&nbsp;verildi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>1923&#8217;te Einstein İbranice öğrenmeye çalıştığında bunu yapmanın verimsiz olduğunu hissetti.&nbsp;Onun rahat ettiği tek dil Almanca idi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Ölüm yatağında, Almanca&#8217;yı anlamayan refakatçisine Almanca&#8217;daki son sözlerini söyledi ve son sözleri hala bilinmiyor.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein genç yaşta Asperger Sendromundan muzdaripti.&nbsp;Bu sendromdan muzdarip çocuklar, yaşıtlarından duygusal olarak ayrılır ve başkaları için çok az veya hiç empati duymazlar.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Albert, gençlik yıllarında her zaman kendi sorunlarını çözmek, keman veya kart oynamak ya da yapı taşları ile yeni bir şey inşa etmek için zaman harcamaktan hoşlanıyordu.&nbsp;Hans Albert Einstein, babasının, arka plandaki gürültüden veya böyle bir şeyden rahatsız olmadan eldeki göreve konsantre olma konusunda inanılmaz bir yeteneğe sahip olduğunu bildirdi.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p>Kalbimle asla ülkeme, evime, arkadaşlarıma ve hatta yakın aileme ait değildim.”</p><cite>Albert Einstein</cite></blockquote>



<p>Einstein,&nbsp;solak&nbsp;olduğuna dair söylemlere rağmen, sağ elini kullanıyordu.&nbsp; Solak insanlar genellikle deha olarak kabul edilir veya yüksek bir IQ&#8217;ya sahiptir, bu yüzden Einstein&#8217;ın yanlış bir şekilde birçok kişi tarafından solak düşünülür.&nbsp;</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Sgara içmek Einstein&#8217;ın tutkusu ve takıntısıydı.&nbsp;Evinden ofisine doğru yürürken arkasındaki duman izi görülebilirdi.&nbsp;Pipo içmeyi çok severdi. Sigara içmekten o kadar zevk alıyordu ki, bunu yaparken yargılayıcı ve sakin bir etkiye sahipti, bu da bir düşünür olarak işine yardımcı oldu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Einstein, iyi çalışması için en az 10 saat uyumaya ihtiyacı olduğunu söylerdi.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Asla araba kullanmazdı.&nbsp;Çok yürümeyi ve gerektiğinde bisiklet sürmeyi seviyordu.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Boşanma tazminatı olarak&nbsp;eski karısına&nbsp;Nobel Ödülü parasını&nbsp;verdi<strong>.</strong></p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>Pek çok kişinin düşündüğü gibi görelilik değil&nbsp;, fotoelektrik etki için Nobel Ödülü&#8217;nü&nbsp;aldı&nbsp;.</p>



<hr class="wp-block-separator has-text-color has-background has-pale-cyan-blue-background-color has-pale-cyan-blue-color"/>



<p>FBI direktörü J. Edgar Hoover tarafından Sovyet casusu olarak düşünülüyordu. </p>



<h3 class="wp-block-heading">Kaynaklar</h3>



<ul class="wp-block-list"><li>http://www.neatorama.com/2007/03/26/10-strange-facts-about-einstein/</li><li>http://www.history.com/topics/albert-einstein</li><li>http://www.worldsciencefestival.com/2014/06/10-fun-albert-einstein-facts/</li><li>http://www.nobelprize.org/nobel_prizes/physics/laureates/1921/</li><li>http://www.famousscientists.org/albert-einstein/</li><li>http://www.space.com/15524-albert-einstein.html</li><li>http://www.huffingtonpost.com/2013/10/17/abert-einstein-facts_n_3987801.html?ir=India&amp;adsSiteOverride=in</li><li>http://www.time.com/time/magazine/article/0,9171,993017,00.html</li><li>http://www.alberteinsteinsite.com/einsteinfunfacts.html</li><li>http://www.express.co.uk/life-style/top10facts/392769/Top-10-facts-about-Albert-Einstein</li><li>http://www.brainyquote.com/quotes/authors/a/albert_einstein_2.html</li><li>https://en.wikipedia.org/wiki/Albert_Einstein%27s_brain</li><li>http://www.scientificamerican.com/article/secrets-of-einsteins-brain/</li><li>http://history1900s.about.com/od/people/a/Einstein10.htm</li><li>http://www.albert-einstein.org/article_handicap.html</li></ul>



<p></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/bilim/2002/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tarihteki En Etkili 25 Psikolojik Deney</title>
		<link>https://meraklikedim.com/deneyler/1906/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/deneyler/1906/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2020 16:49:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İlginç Deneyler]]></category>
		<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[Psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[araba çarpışma testi]]></category>
		<category><![CDATA[asch uyum çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[bilişsel uyumsuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[bobo doll]]></category>
		<category><![CDATA[bobo oyuncak]]></category>
		<category><![CDATA[bölünmüş sınıf deneyi]]></category>
		<category><![CDATA[canavar çalışması]]></category>
		<category><![CDATA[fantz izleme deneyi]]></category>
		<category><![CDATA[görünmez goril]]></category>
		<category><![CDATA[halo etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[hawthorne etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[kitty genovese]]></category>
		<category><![CDATA[küçük albert]]></category>
		<category><![CDATA[metrodaki kemancı]]></category>
		<category><![CDATA[öğrenilmiş çaresizlik]]></category>
		<category><![CDATA[pavlovun köpeği]]></category>
		<category><![CDATA[Philip Zimbardo]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji]]></category>
		<category><![CDATA[psikoloji deneyleri]]></category>
		<category><![CDATA[sahte anne deneyi]]></category>
		<category><![CDATA[schacter ve singer deneyi]]></category>
		<category><![CDATA[sihirli sayı yedi]]></category>
		<category><![CDATA[soyguncular mağarası]]></category>
		<category><![CDATA[stanford hapishanesi]]></category>
		<category><![CDATA[stanley milgram]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=1906</guid>

					<description><![CDATA[Psikoloji birçok küçük uzmanlık alanlarından oluşan çok geniş bir alandır. Bu uzmanlık alanlarının her biri, tüm dünyada psikologların ilgi alanlarına ait teorileri ve hipotezleri kanıtlamak veya çürütmek için tasarlanmış araştırma çalışmaları ile yıllar içinde güçlendirilmiştir. Her yıl psikolojinin birçok uzmanlık alanında binlerce çalışma tamamlanırken, yıllar boyunca toplumda bir bütün olarak kalıcı bir etkiye sahip olan bir...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Psikoloji birçok küçük uzmanlık alanlarından oluşan çok geniş bir alandır. Bu uzmanlık alanlarının her biri, tüm dünyada psikologların ilgi alanlarına ait teorileri ve hipotezleri kanıtlamak veya çürütmek için tasarlanmış araştırma çalışmaları ile yıllar içinde güçlendirilmiştir.</p>



<p>Her yıl psikolojinin birçok uzmanlık alanında binlerce çalışma tamamlanırken, yıllar boyunca toplumda bir bütün olarak kalıcı bir etkiye sahip olan bir avuç çalışma iz bırakıyor. Bunlardan bazıları, etik ve pratik yönergelerin sınırları dahilinde, dürüst bir şekilde yürütülmektedir. </p>



<p>Diğerleri ise alanlarının sınırlarını zorlayarak bu güne kadar devam eden tartışmalara neden oldu. Ve yine de bunlar gerçek psikolojik deneyler olarak tasarlanmamış olsa da, teorileri kanıtlamak veya çürütmek için topluluğa yol göstericilik yapmıştır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">1. Bölünmüş Sınıf (A Class Divided)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://images.squarespace-cdn.com/content/v1/5aed45357e3c3a85a9cc4687/1527372091580-BMQFLFRNTTZW9JKBTV75/ke17ZwdGBToddI8pDm48kMjknoEHwaq2hBF3yrb2HRV7gQa3H78H3Y0txjaiv_0fDoOvxcdMmMKkDsyUqMSsMWxHk725yiiHCCLfrh8O1z4YTzHvnKhyp6Da-NYroOW3ZGjoBKy3azqku80C789l0geeCvn1f36QDdcifB7yxGiXEuqY486Bx8LEQvr0fapIJWBUpOoWX3k3xE2w5Anr0w/eye+of+the+storm.jpg?format=2500w" alt=""/><figcaption><em><strong>Bir Iowa sınıfında 1968 yılında yapılan çalışma</strong></em></figcaption></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: Jane Elliott</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1968 yılı Iowa</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong> Jane Elliott&#8217;un ünlü deneyi, Dr. Martin Luther King Jr.&#8217;ın suikastı ve önderlik ettiği ilham verici yaşamdan ilham almıştır. Üçüncü sınıf öğretmeni öğrencilerinin ırkçılık ve ön yargının etkilerini anlamalarına yardımcı olmak için bir egzersiz geliştirmiştir.</p>



<p>Elliott sınıfını iki ayrı gruba ayırdı: mavi gözlü öğrenciler ve kahverengi gözlü öğrenciler. İlk gün mavi gözlü grubu üstün grup olarak etiketledi ve bu noktadan sonra ekstra ayrıcalıklar verdi, kahverengi gözlü çocukları ise azınlık grubunu temsil etmekteydi. Grupların etkileşim kurmalarını engelledi ve azınlık grubundaki çocukların olumsuz özelliklerini vurgulamak için üstün gruptan öğrenciler görevlendirdi. Bu egzersizin gösterdiği, çocukların davranışlarının neredeyse anında değişmesiydi. Mavi gözlü öğrenci grubu akademik olarak daha iyi performans gösterdi ve hatta kahverengi gözlü sınıf arkadaşlarına zorbalık yapmaya başladı. </p>



<p>Kahverengi gözlü grup daha az öz güven ve daha kötü akademik performans yaşadı. Ertesi gün iki grubun rollerini tersine çevirdi ve mavi gözlü öğrenciler azınlık grubu oldu. </p>



<p>Deneyin sonunda, çocuklar o kadar rahatlamışlardı ki, birbirlerini kucakladıkları rapor edildi ve insanların dış görünüşlere dayanarak yargılanmamaları konusunda anlaştılar.&nbsp;Bu egzersiz o zamandan beri benzer sonuçlarla birçok kez tekrarlandı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">2. Asch Uygunluk Çalışması (Asch Conformity Study)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/d/d3/Asch_experiment.svg/540px-Asch_experiment.svg.png" alt="" width="374" height="307"/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: Dr. Solomon Asch</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1951 yılı Swarthmore College</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;Dr. Solomon Asch, bir kişinin baskı altındayken bir standarda uyma olasılığını değerlendirmek için tasarlanmış çığır açan bir çalışma yürüttü.</p>



<p>Bir grup katılımcıya çeşitli uzunluklarda çizgiler içeren resimler gösterildi ve daha sonra basit bir soru soruldu: Hangisi en uzun çizgi?&nbsp;Bu çalışmanın zor kısmı, her grupta sadece bir kişinin gerçek bir katılımcı olmasıydı.&nbsp;</p>



<p>Diğerleri senaryosu olan aktörlerdi.&nbsp;Oyuncuların çoğuna yanlış cevap vermeleri söylendi.&nbsp;Garip bir şekilde, tek gerçek katılımcı neredeyse her zaman çoğunluk ile anlaştı, ancak yanlış cevap verdiklerini biliyorlardı.</p>



<p>Bu çalışmanın sonuçları, gruplar halinde bireyler arasındaki sosyal etkileşimleri incelediğimizde önemlidir. Bu çalışma, birçoğumuzun grup durumlarında bir standarda uyma deneyiminin ünlü bir örneğidir ve insanların çoğu zaman doğru olmaktan daha çok diğerleriyle aynı fikirde olmayı önemsediğini göstermiştir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">3. Bobo Oyuncak Deneyi (Bobo Doll Experiment)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://ambikasosale.files.wordpress.com/2016/01/experiment-observational-learning-dengan-bobo-doll-oleh-albert-bandura.jpg?w=663" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: Dr. Alburt Bandura</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1961-1963 yılları arasında Stanford Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;1960&#8217;ların başında, genetik, çevresel faktörler ve sosyal öğrenmenin çocuğun gelişimini şekillendirme yöntemleri hakkında büyük bir tartışma başladı.&nbsp;Bu tartışma hala devam etmekte olup, Doğaya Karşı Büyüme Tartışması olarak adlandırılmaktadır.&nbsp;Albert Bandura, insan davranışının kalıtsal genetik faktörlerden ziyade sosyal taklite dayandığını kanıtlamak için Bobo Oyuncak Deneyini gerçekleştirdi.</p>



<p>Çığır açan çalışmasında katılımcıları üç gruba ayırdı: biri Bobo oyuncağına (hacıyatmaz) karşı agresif davranış gösteren bir yetişkinin videosuna maruz kaldı; bir diğeri Bobo oyuncağıyla oynayan pasif bir yetişkinin videosuna maruz kaldı; üçüncüsü ise bir kontrol grubunu oluşturdu. </p>



<p>Çocuklar kendilerine atanan videoları izlediler ve daha sonra videoda gördükleri oyuncakla aynı odaya konuldular. </p>



<p>Araştırmacının bulduğu, saldırgan modele maruz kalan çocukların oyuncağa karşı saldırgan davranış sergilemelerinin daha olası olduğu, diğer grupların ise çok az taklit edici saldırgan davranış gösterdiği idi.&nbsp;Agresif modele maruz kalan çocuklar için, erkekler tarafından gösterilen türevsel fiziksel saldırganlık sayısı 38.2, kızlar içinse 12.7&#8217;dir.</p>



<p>Çalışma, erkeklerin saldırgan erkek modellerine maruz kaldıklarında, erkeklerin saldırgan kadın modellerine maruz kaldıklarından daha fazla saldırganlık sergilediklerini göstermiştir. Kızların sonuçları benzer bulgular gösterirken, sonuçlar daha az sertti. Agresif kadın modellerine maruz kaldıklarında, kızların daha fazla saldırganlık gösterdiği tespit edilmiştir. Cinsiyet farklılıklarına ilişkin sonuçlar, Bandura&#8217;nın çocukların aynı cinsiyet modellerinden daha fazla etkileneceği yönündeki ikincil tahminini güçlü bir şekilde desteklemiştir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">4. Araba Çarpışma Deneyi (Car Crash Experiment)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://i1.wp.com/www.themantic-education.com/ibpsych/wp-content/uploads/sites/3/2019/02/bigstock-Car-Crashed-23234495.jpg?fit=3200%2C1800&amp;ssl=1" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürütenler: Elizabeth Loftus ve John Palmer</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1974 yılında California Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong> Loftus ve Palmer, anıları aldatmanın nasıl olabileceğini kanıtlamak için yola çıkmıştır. Otomobil Çarpışma Deneyi, belirli bir şekilde ifade edilen soruların, belirli bir olayla ilgili anılarını çevirerek katılımcının geri çağırma işlemini etkileyip etkilemeyeceğini değerlendirmek için tasarlanmıştır.</p>



<p>Katılımcılardan birine trafik kazası kaydı izletildi ve olay yerinde görgü tanıklarıymış gibi neler olduğunu anlatmaları istendi. Katılımcılar iki gruba ayrıldı ve her grup “çarpışma anında arabayı ne kadar hızlı sürüyordu?” ve &#8220;araba diğer arabaya çarptığında ne kadar hızlı gidiyordu?&#8221; gibi farklı ifadeler kullanılarak sorgulandı. Deney, farklı fiillerin kullanılmasının, katılımcıların kaza anılarını etkilediğini ve hafızanın kolayca bozulabileceğini gösterdi.</p>



<p>Bu araştırma, hafızanın sorgulama tekniği ile kolayca manipüle edilebileceğini, yani olaydan sonra toplanan bilgilerin yanlış hatırlama veya rekonstrüktif hafızaya neden olan orijinal hafıza ile birleştirilebileceğini göstermektedir. </p>



<p>Bir olayın anısına yanlış ayrıntıların eklenmesine konfabülasyon denir. Bu kavram, görgü tanıklarının polis görüşmelerinde kullanılan sorular için çok önemli çıkarımlara sahiptir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">5. Bilişsel Uyumsuzluk Deneyi (Cognitive Dissonance Experiment)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://1.bp.blogspot.com/-EgD2pZ0YBdQ/XFDELfCb5dI/AAAAAAAAACw/L_BdlpkDoww1TyRSsIMJk0DJfAgE_ESlQCLcBGAs/s1600/bili%25C5%259Fsel-uyumsuzluk-teorisi-ve-%25C3%25B6rnekleri.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürütenler: Leon Festinger ve James Carlsmith</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1957 yılı Stanford Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;Bilişsel uyumsuzluk kavramı çelişkili tutum, inanç veya davranışları içeren bir durumu ifade eder.&nbsp;Bu çatışma, rahatsızlığı en aza indirgemek veya ortadan kaldırmak ve dengeyi yeniden sağlamak için tutum, inanç veya davranışlardan birinde bir değişikliğe yol açan doğal bir rahatsızlık hissi üretir.</p>



<p>Bilişsel uyumsuzluk ilk olarak, dünyanın bir sel tarafından yok edileceğine inanan bir kültün gözlemsel bir çalışmasından sonra Leon Festinger tarafından araştırıldı. Bu çalışmadan, Festinger ve Carlsmith tarafından gerçekleştirilen, katılımcılardan bir dizi sıkıcı görev (bir peg panosundaki mandalları bir saat boyunca çevirmek gibi) gerçekleştirmeleri istendiğinde ilginç bir deney ortaya çıktı. Katılımcıların bu göreve yönelik ilk tutumları oldukça olumsuzdu. Daha sonra lobide bekleyen katılımcılara görevlerin gerçekten ilginç olduğunu söylemesi için 1 $ veya 20 $ ödendi. </p>



<p>Katılımcıların neredeyse tamamı bekleme odasına girmeyi ve bir sonraki katılımcıyı sıkıcı deneyin eğlenceli olacağı konusunda ikna etmeyi kabul etti.&nbsp;Katılımcılardan daha sonra deneyi değerlendirmeleri istendiğinde, sadece 1 $ ödenen katılımcılar, sıkıcı görevi yalan söylemek için 20 $ ödenen katılımcılardan daha eğlenceli olarak değerlendirdi.&nbsp;Sadece 1 $ ödenmesi yalan söylemek için yeterli bir teşvik değildir ve bu yüzden 1 $ ödenenler uyumsuzluk yaşadı.&nbsp;Ancak, görevlerin gerçekten ilginç ve eğlenceli olduğuna inanarak bu uyumsuzluğun üstesinden gelebildiler.&nbsp;20 $ ödenmesi mandalları çevirmek için bir neden sağlar ve bu nedenle uyumsuzluk yoktur.</p>



<h3 class="wp-block-heading">6. Fantz&#8217;ın İzleme Deneyi (Fantz’s Looking Chamber)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://methods.sagepub.com/images/virtual/developmental-research-methods/image27.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: Robert L. Fantz</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1961 yılı Illinois Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;Robert L. Fantz tarafından yapılan çalışma, bebek gelişimi ve vizyonu alanında en basit, ancak en önemlilerinden birisidir.&nbsp;1961&#8217;de, bu deney yapıldığında, bir bebeğin zihninde olup biteni incelemenin çok az yolu vardı.&nbsp;Fantz, bu bulmacayı anlamanın en iyi yolunun sadece bebeklerin eylemlerini ve tepkilerini izlemek olduğunu fark etti.&nbsp;İnsanların yakınında ilgi çekici bir şey varsa, genellikle buna baktıklarının temel faktörünü anladı.</p>



<p>Bu konsepti test etmek için Fantz, iki resim eklenmiş bir ekran kurdu. Birinde bir boğa gözü, diğerinde bir insan yüzünün taslağı vardı.&nbsp;Bu tahta, bir bebeğin altına güvenli bir şekilde uzanıp her iki görüntüyü görebileceği bir odaya asıldı.&nbsp;Sonra, bebeğin neye baktığını izlemek için tahtanın arkasından bebeğin onu göremeyeceği bir delikten baktı.&nbsp;Bu çalışma, iki aylık bir bebeğin insan yüzüne boğa gözünden iki kat daha fazla baktığını gösterdi.&nbsp;Bu, insan bebeklerinin bazı desen ve form seçimi güçlerine sahip olduğunu göstermektedir.&nbsp;Bu deneyden önce bebeklerin çok az mantıklı olabilecekleri kaotik bir dünyaya baktığı düşünülüyordu.</p>



<h3 class="wp-block-heading">7. Hawthorne Etkisi (Hawthorne Effect)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://static.boredpanda.com/blog/wp-content/uploads/2017/11/psychology-behaviour-experiments-5a017dd88ffc7__700.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: Henry A. Landsberger</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1955 yılı Illinois, Chicago&#8217;daki Hawthorne Works</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;Hawthorne Etkisi, Henry Landsberger tarafından yürütülen 1955 tarihli bir çalışmanın ismidir.&nbsp;Bu etki, bir deneydeki insan deneklerin davranışlarını sadece çalışdıkları için değiştirdikleri basit bir öncüldür.</p>



<p>Landsberger, 1924-1932 yılları arasında Elton Mayo tarafından Chicago yakınlarındaki Hawthorne Works&#8217;te gerçekleştirilen deneylerden verileri analiz ederek çalışmayı gerçekleştirdi. Şirket, bir binadaki ışık seviyesinin işçilerin verimliliğini değiştirip değiştirmediğini değerlendirmek için çalışmalar başlattı. Mayo&#8217;nun bulduğu, işçiler, ışık miktarı düşük bir seviyeden yüksek bir seviyeye geçtiğinde ya da tam tersi olduğunda üretimlerini arttırdıkça, ışık seviyesinin verimlilikte hiçbir fark yaratmadığıydı. Araştırmacılar, herhangi bir değişken manipüle edildiğinde işçilerin verimlilik düzeyinin artma eğiliminde olduğunu fark ettiler. </p>



<p>Çalışma, işçilerin gözlem altında olduklarının farkında oldukları için üretimin basitçe değiştiğini gösterdi. İşçiler seçilmekten memnun oldukları için önemli hissettiler ve sonuç olarak verimlilik arttı. Değişen aydınlatma seviyeleri veya denedikleri diğer faktörler değil, seçilmek ve önemli hissetmek artan üretkenliği belirleyen faktördü. </p>



<p>Hawthorne Etkisi, psikoloji ve ötesindeki herhangi bir deneyin tasarımını ortadan kaldırmak veya hesaba katmak için en zor dahili ön yargılardan biri haline geldi.</p>



<h3 class="wp-block-heading">8. Kitty Genovese Vakası (Kitty Genovese Case)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://images.squarespace-cdn.com/content/v1/5807f8c020099eb094d839e7/1509220844549-GNQNKX47110FO6B8FWQK/ke17ZwdGBToddI8pDm48kHv9gyf6cuCQq9-yve3OMwoUqsxRUqqbr1mOJYKfIPR7LoDQ9mXPOjoJoqy81S2I8N_N4V1vUb5AoIIIbLZhVYxCRW4BPu10St3TBAUQYVKc9L8-SXsJr89_iqY1eAFB3ilvRnIcpr1Ss7m0RRQpuurEle7RFatKkNFQKW3X1CHZ/Kitty.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: New York Polis Gücü</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1964 yılı New York</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;Kitty Genovese cinayet davası asla psikolojik bir deney olarak tasarlanmamıştır, ancak bu alan için ciddi sonuçlar doğurmuştur.</p>



<p>Bir New York Times makalesine göre, neredeyse kırk komşu Kitty Genovese&#8217;nin 1964&#8217;te New York&#8217;un Queens kentinde vahşice saldırıya uğraması ve öldürülmesi olayına tanıklık ettiler, ancak hiçbir komşu polisi aramadı.&nbsp;Bazı raporlar saldırganın olay yerinden ayrıldığını ve daha sonra yarım kalan işini tamamlamak için geri döndüğünü belirtiyor.&nbsp;Daha sonra bu gerçeklerin çoğunun abartıldığı ortaya çıktı (sadece bir düzine tanık ve kayıtlar, bazı polis çağrılarının yapıldığını gösteriyor).</p>



<p>Bu davayı daha sonra meşhur eden şey ise “Bystander Etkisi” etkisi olarak bilinen; sosyal bir durumda ne kadar çok insan mevcutsa, birilerinin eyleme geçip yardım etmesi bir o kadar azdır.&nbsp;Bu etki tıp, psikoloji ve diğer birçok alanda değişikliğe yol açmıştır.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading">9. Öğrenilmiş Çaresizlik Deneyi (Learned Helplessness Experiment)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://deneyizm.com/wp-content/uploads/2018/07/s-ad381a6370771d6741b55490f6cfa653075e04cc.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: Martin Seligman</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1967 yılı Pennsylvania Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;1965 yılında Martin Seligman ve meslektaşları, bir hayvanın ya da insanın bir şeyi başka bir şeyle ilişkilendirme süreci olan klasik koşullandırma üzerine araştırmalar yürütüyorlardı.</p>



<p>Seligman&#8217;ın deneyi bir zilin çalmasını ve ardından bir köpeğe hafif bir şok verilmesini içeriyordu. Birkaç eşleşmeden sonra, köpek şoktan önce bile tepki gösterdi: köpek zili duyduğu anda, şok olmuş gibi tepki gösterdi. Bu çalışma sırasında beklenmedik bir şey oldu. Her köpek, alçak bir çitle ortadan bölünmüş büyük bir sandığa yerleştirildi ve köpek çitin üzerinden kolayca görüp atlayabilirdi. Çitin bir tarafındaki zemin elektrikliydi, ancak çitin diğer tarafındaki değildi. </p>



<p>Seligman her köpeği elektrikli tarafa yerleştirdi ve hafif bir şok verdi.  Köpeğin çitin şok edici olmayan tarafına atlamasını bekledi. Beklenmedik bir şekilde, köpekler yer değiştirmediler. Elde edilen hipotez, köpekler deneyin ilk bölümünden şoklardan kaçınmak için yapabilecekleri bir şey olmadığını öğrendikçe deneyin ikinci bölümünde eylemsiz kalmalarıydı. Bu hipotezi kanıtlamak için, deneyciler yeni bir hayvan seti getirdi ve deneyde geçmişi olmayan köpeklerin çitin üzerinden atladığını gördüler.</p>



<p>Bu durum, bir insanın veya hayvanın olumsuz bir durumdan çıkmaya çalışmadığı öğrenilmiş çaresizlik olarak tanımlandı; çünkü geçmiş onlara çaresiz olduklarını öğretti.</p>



<h3 class="wp-block-heading">10. Küçük Albert Deneyi (Little Albert Experiment)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://miro.medium.com/max/3212/1*hj6yvosUFQH1TsjFz70ICw.jpeg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürütenler: John B. Watson ve Rosalie Rayner</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1920 yılı Johns Hopkins Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong> Küçük Albert deneyi, tüm zamanların en etik dışı psikolojik deneyleri arasında kabul edilir. Deney 1920&#8217;de Johns Hopkins Üniversitesi&#8217;nden John Watson ve Rosalie Rayner tarafından gerçekleştirildi. Hipotez, bir dizi eşleşme yoluyla, dokuz aylık bir çocuğu irrasyonel bir korku geliştirmeye şartlandırabilmeleriydi.</p>



<p>Deney, başlangıçta hayvandan korkmayan bebeğin önüne beyaz bir sıçan yerleştirerek başladı. Watson, daha sonra küçük Albert&#8217;e sıçan gösterildiğinde bir çekiçle çelik bir çubuğa vurarak yüksek bir ses çıkardı. Birkaç eşleşmeden sonra (gürültü ve beyaz sıçanın sunumu), çocuk ağlamaya başladı ve sıçan odada her göründüğünde korku belirtileri sergiledi. Watson ayrıca Albert hepsinden korkana kadar diğer yaygın hayvan ve nesnelerle (tavşan, Noel Baba sakal vb.) benzer şartlandırılmış refleksler yarattı.</p>



<p>Bu çalışma klasik koşullanmanın insanlar üzerinde çalıştığını kanıtladı.&nbsp;Bu bulgunun en önemli sonuçlarından biri, yetişkinlik dönemi korkularının sıklıkla erken çocukluk deneyimleriyle bağlantılı olmasıdır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">11. Sihirli Sayı Yedi (Magical Number Seven)</h3>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://psikolig.com/wp-content/uploads/2018/02/magical-number-seven-experiment.png" alt=""/></figure>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: George A. Miller</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1956 yılı Princeton Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:  </strong> Sıklıkla <strong>“</strong> Miller Yasası <strong>”</strong> olarak adlandırılan Sihirli Sayı Yedi deneyi, ortalama bir insanın çalışma belleğinde tutabileceği nesne sayısının 7 ± 2 olduğunu ifade eder. Bunun anlamı, insan bellek kapasitesinin tipik olarak 5-9 arasında sözcük ve kavram dizeleri içermesidir. Bilgi işleme kapasitesinin sınırları hakkındaki bu bilgi, psikolojide en çok atıf yapılan makalelerden biri haline gelmiştir.</p>



<p>Sihirli Sayı Yedi Deneyi, 1956 yılında Princeton Üniversitesi Psikoloji Bölümü&#8217;nden bilişsel psikolog George A. Miller tarafından yayınlandı.  Makalede Miller, tek boyutlu mutlak muhakemenin sınırları ile kısa süreli hafızanın sınırları arasındaki uyumu tartıştı. Tek boyutlu mutlak muhakeme görevinde, bir kişiye bir boyuta ve her bir uyarana karşılık gelen bir yanıtla (daha önce öğrenilen) yanıt veren bir dizi uyaran sunulur. Performans beş veya altı farklı uyarana kadar neredeyse mükemmeldir, ancak farklı uyaranların sayısı arttıkça düşer. Bu, bir insanın tek boyutlu mutlak yargılamadaki maksimum performansının, yaklaşık 2 ila 3 bitlik maksimum kapasiteye sahip, dört ila sekiz alternatifi ayırt edebilen bir bilgi deposu olarak tanımlanabileceği anlamına gelir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">12. Pavlov&#8217;un Köpek Deneyi (Pavlov’s Dog Experiment)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://xyazar.com/wp-content/uploads/2018/07/pavlovun-kopegi-nedir.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: Ivan Pavlov</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1890&#8217;larda Rusya St.Petersburg&#8217;daki Askeri Tıp Akademisi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong> Pavlov&#8217;un köpeklerle yaptığı deneyler tüm psikoloji alanındaki en önemli deneylerdendir. Koşullama ile ilgili bulguları yepyeni bir psikolojik çalışma dalına yol açmıştır.</p>



<p>Pavlov, bir köpeğin öğrenmesi gerekmeyen bazı şeyler olduğu şeklinde basit bir fikirle başladı.&nbsp;Çalışmasına özgü olarak, köpeklerin yiyecek gördüklerinde tükürük salgılamayı öğrenmediğini gözlemledi.&nbsp;Bu refleks köpekte öğrenmeyi gerektirmeyen koşulsuz bir yanıttır.&nbsp;Pavlov, bir köpeğe bir kase yiyecek sunarak ve daha sonra tükürük salgılarını ölçerek hayvanda koşulsuz yanıtların olduğunu belirtir.&nbsp;Deneyde Pavlov nötr uyaranı olarak bir çan kullanır (yani herhangi bir doğuştan gelen tepki ortaya çıkarmaz).&nbsp;Ne zaman köpeklerine yiyecek verirse zili de çalar.&nbsp;Bu prosedürün birkaç kez tekrarlanmasından sonra sadece zili çalar.&nbsp;Bulduğu şey, zilin tek başına tükürükte bir artışa neden olmasıdır.&nbsp;Köpek zili ve yemeği ilişkilendirmeyi öğrenmişti ve bu öğrenme yeni bir davranış yaratmıştı, köpek zili duyduğunda tükürük salgılıyordu.&nbsp;Bu yanıt öğrenildiği (veya koşullandırıldığı) için buna koşullu yanıt denir.&nbsp;Nötr uyaran, koşullu bir uyaran haline gelmiştir.</p>



<p>Bu teori, klasik koşullama (deneyci ve psikolog John Watson tarafından daha da geliştirilmiştir) olarak bilinir ve zaten belirli bir yanıtı (yani bir refleksi) yeni (koşullu) bir uyaranla getiren koşulsuz bir uyaranla ilişkilendirmeyi öğrenmeyi içerir, böylece yeni uyaran aynı cevabı getirir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">13. Soyguncular Mağarası Deneyi (Robbers Cave Experiment)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://deadseriousness.com/wp-content/uploads/2017/08/lord-of-the-flies.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürütenler: Muzafer ve Carolyn Sherif</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1954 yılı Oklahoma Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;Grup çatışmasını inceleyen bu deney, çoğu kişi tarafından etik olarak kabul edilen çizgilerinin dışındadır.</p>



<p>1954&#8217;te Oklahoma Üniversitesi&#8217;ndeki araştırmacılar, benzer geçmişe sahip 22 tane 11-12 yaşındaki çocuğu iki gruba ayırdı.&nbsp;İki grup, bir yaz kampı tesisinin sosyal birimler olarak bağlanabilecekleri ayrı alanlara alındı.&nbsp;Gruplar ayrı kabinlere yerleştirildi ve hiçbir grup diğerinin varlığını bir hafta boyunca bilmedi.&nbsp;Çocuklar o sırada kabin arkadaşlarıyla bağ kurdular.&nbsp;İki grubun temas kurmasına izin verildikten sonra, sosyal gruplarını geliştirmek için çok kısa bir süre verilmiş olmalarına rağmen, birbirlerine karşı kesin ön yargı ve düşmanlık işaretleri gösterdiler.&nbsp;</p>



<p>Gruplar arasındaki çatışmayı arttırmak için, deneyciler bir dizi aktivitede birbirleriyle rekabet etmelerini sağladı. Bu daha da düşmanlık yarattı ve sonunda gruplar aynı odada yemek yemeyi reddetti. Deneyin son aşaması, rakip grupların arkadaşlara dönüştürülmesini içeriyordu. Deneycilerin havai fişek fırlatmak ve film izlemek gibi planladığı eğlenceli aktiviteler başlangıçta işe yaramadı, bu nedenle iki grubun birlikte çalışmak zorunda kaldığı ekip çalışması egzersizleri oluşturdular. Deneyin sonunda, çocuklar aynı otobüse binmeye karar vererek çatışmanın çözülebileceğini ve iş birliği yoluyla ön yargıların üstesinden gelebileceğini gösterdiler.</p>



<h3 class="wp-block-heading">14. Ross&#8217;un Yanlış Ortaklık Etkisi Çalışması (Ross’ False Consensus Effect Study)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://cdn.vox-cdn.com/thumbor/kVyyItohFXnZ2WWeWFEpltDxq0c=/0x0:1757x1140/1200x0/filters:focal(0x0:1757x1140):no_upscale()/cdn.vox-cdn.com/uploads/chorus_asset/file/7447805/happiness_elex5.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: Lee Ross</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1977 yılı Stanford Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;1977&#8217;de Stanford Üniversitesi sosyal psikologu Lee Ross, özellikle başkalarının davranışlarını yanlış anlama söz konusu olduğunda, insan karar verme sürecindeki ön yargılar hakkında daha fazla bilgi edinmek istedi.</p>



<p>Bunu anlamak için iki deney yaptı.</p>



<p>İlk deneyde katılımcılara belirli bir çatışma hakkında bilgi verildi, daha sonra bu sorunu çözmenin iki yolu olduğu söylendi.&nbsp;Onlara üç görev verildi:</p>



<p>• İlk olarak, başkalarının hangi seçeneği seçmesini beklediklerini tahmin edin.</p>



<p>• İkincisi, hangi seçeneği seçeceklerini belirtin.</p>



<p>• Son olarak, her iki seçeneği de ne tür bir kişinin seçeceğini açıklayın.</p>



<p>Sonuçlar oldukça şaşırtıcıydı:</p>



<p>Çoğu insan, hangi seçeneği seçtiklerine bakılmaksızın, başkalarının kendilerine benzer bir şey seçmesini bekledi ve tam tersini seçecek insan türlerini tanımlarken, kişiliklerini aşırı dille tarif ettiler.&nbsp;Sonuçları toplayan Ross, bu tanımları, farklı seçenleri anormal olarak tanımlayan çoğu konuyu sonuçlandırarak genelleştirdi.</p>



<p>Güçlü çıkarım: Bizimle aynı fikirde olmayanlarda yanlış bir şeyler olduğunu varsayıyoruz.</p>



<p>İkinci deney bu eğilimi daha da güçlendirdi:</p>



<p>Deneklerden bir sandviç kostümü giyerek 30 dakika boyunca Stanford kampüsü çevresinde yürüyüş yapmaları istendi. Denekler çevredeki insanlara “Joe&#8217;s&#8217;da yiyin.” diyecekti. Ancak, “Joe&#8217;s” diye bir yer yoktu ve öğrencilere bu konuda herhangi bir bilgi verilmedi. Esasen 30 dakika yürümeleri ve aptalca görünmeleri istendi &#8211; ya da öyle miydi? </p>



<p>Hepsine bunu yaparlarsa daha sonra ilginç bir şeyler öğrenecekleri söylendi.&nbsp;Onlara bunu yapmama seçeneği de verildi. Deneklere ayrıca bu deneyde diğer katılımcıların ne seçeceğini düşündükleri soruldu.</p>



<p>İlk deneyde olduğu gibi, çoğunun kendileriyle aynı şeyi seçtiğini düşünürken yüksek bir eğilim vardı.</p>



<p>• Sandviç tahtası giymeyi kabul edenlerin% 62&#8217;si başkalarının da giymeyi kabul edeceğini düşündü.</p>



<p>• Reddetenler arasında,% 33&#8217;ü başkalarının sandviç tahtası giyeceğini düşündü.</p>



<p>Herkesin benzersiz cevapları olmasına rağmen, benzer mantığı yansıtıyordu:</p>



<p>• Sandviç kostümü giyenler, bunu kabul etmeyenleri aptal görünmekten korktukları için eleştirdiler.</p>



<p>• Reddedenler ise kostüm giyenleri gösteriş yapmakla itham ettiler.</p>



<h3 class="wp-block-heading">15. Schacter ve Singer Deneyi (The Schacter and Singer Experiment on Emotion)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://www.verywellmind.com/thmb/9AcmHUxzsrPKXcpkguK80AhsD44=/1501x1002/filters:no_upscale():max_bytes(150000):strip_icc()/the-two-factor-theory-of-emotion-2795718-5b841db146e0fb00252a45eb.png" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürütenler: Stanley Schachter ve Jerome E. Singer</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1962 yılı Columbia Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;1962&#8217;de Schachter ve Singer duygu teorilerini kanıtlamak için çığır açan bir deney yaptılar.</p>



<p>Çalışmada, 184 erkek katılımcıdan oluşan bir gruba, artan kalp atışı, titreme ve hızlı nefes alma dahil uyarılmaya neden olan bir hormon olan epinefrin enjekte edildi. Araştırma katılımcılarına, görüşlerini test etmek için yeni bir ilaç enjekte ettikleri söylendi. Birinci grup katılımcıya, ikinci grup katılımcıya katılmadığı takdirde enjeksiyonun yol açabileceği olası yan etkiler bildirilmiştir. Katılımcılar daha sonra başka bir katılımcı olduğunu düşündükleri bir odaya yerleştirildi, ancak katılımcı sandıkları kişi deney ekibinden birisiydi. Bu kişi iki şekilde hareket etti: öforik (aşırı abartılı bir mutluluk) veya öfkeli. Enjeksiyonun etkileri hakkında bilgilendirilmemiş olan katılımcılar, bilgilendirilmiş olanlardan daha mutlu ya da daha kızgın hissettikleri gözlemlendi.</p>



<p>Schachter ve Singer&#8217;ın anlamaya çalıştıkları şey, biliş ya da düşüncelerin insan duygularını etkileme yollarıydı. </p>



<p>Çalışmaları, insanların duygularınızın önemli bir bileşenini oluşturan fizyolojik durumlarını nasıl yorumladıklarının önemini göstermektedir.  Duygusal uyarılma bilişsel teorileri yirmi yıldır egemen olmasına rağmen, iki ana nedenden ötürü eleştirildi: deneyde görülen etkinin büyüklüğü önemli değildi ve diğer araştırmacılar deneyi tekrarlamakta zorlandılar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">16. Seçici Dikkat / Görünmez Goril Deneyi (Selective Attention / Invisible Gorilla Experiment)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://en.reseauinternational.net/wp-content/uploads/sites/2/2018/05/gorilla_experiment.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürütenler: Daniel Simons ve Christopher Chabris</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1999 yılı</strong> <strong>Harvard Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;1999 yılında Simons ve Chabris ünlü farkındalık testlerini Harvard Üniversitesi&#8217;nde gerçekleştirdi.</p>



<p>Çalışmaya katılanlardan bir video izlemeleri ve beyaz takımdaki basketbolcular arasında kaç geçiş olduğunu saymaları istendi.&nbsp;Video ılımlı bir hızda hareket ediyor ve geçişleri takip etmek nispeten kolay bir işti.&nbsp;Çoğu insanın sayımları arasında fark etmediği şey, testin ortasında, goril elbisesi giyen bir adamın alanın ortasına yürüyüp durduğu ve daha sonra dışarı çıktığıydı. </p>



<p>Çalışma, deneklerin çoğunun gorili hiç fark etmediğini ve insanların sıklıkla etkin bir şekilde çoklu görev yapabilme yeteneklerini abarttığını kanıtladı.&nbsp;Çalışmanın kanıtlamak için ortaya koyduğu şey, insanlardan bir göreve katılmaları istendiğinde, o öğeye o kadar güçlü odaklanıyorlar ki, diğer önemli ayrıntıları kaçırıyorlar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">17. Stanford Hapishane Deneyi (Stanford Prison Study)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://www.simplypsychology.org/zimbardo-guards.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: Philip Zimbardo</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1971 yılı Stanford Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;Psikoloji alanında en çok atıfta bulunulan deneylerden biri, psikoloji profesörü Philip Zimbardo&#8217;nun tartışmalı bir durumda rol üstlenmeye çalıştığı Stanford Hapishane Deneyi&#8217;dir.</p>



<p>Stanford Hapishane Deneyi, mahkum veya gardiyan rolü atandığında “normal” bireylerin davranışlarını incelemek üzere tasarlanmıştır.&nbsp;</p>



<p>Üniversite öğrencileri deneye katılmak üzere işe alınır ​​ve “gardiyan” ya da “mahkum” rolleri atanır. Zimbardo ise müdür rolünü oynar. Psikoloji bölümü binasının bodrum katı hapishane olarak düzenlenir. Mümkün olduğunca gerçekçi görünmesi ve hissetmesi için büyük özen gösterilir. </p>



<p>Hapishane gardiyanlarına iki hafta hapis cezası vermeleri söylenir. Çalışma sırasında mahkumların hiçbirine fiziksel olarak zarar vermemeleri gerekmektedir. Birkaç gün sonra, gardiyanlar mahkumlara karşı sözlü olarak çok kötü muamele gösterir ve mahkumların çoğu itaatkâr bir tutum gösterir. Denemenin kaçınılmaz olarak iptal edilmesi gerekir, çünkü katılımcılardan bazıları zihinsel olarak yıkıcı işaretler göstermiştir.</p>



<p>Deney çok etik olarak yapılmasa da, birçok psikolog bulguların insan davranışının ne kadar durumsal olduğunu gösterdiğine ve koşulların doğru olması durumunda insanların belirli rollere uyacağına inanmaktadır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">18. Stanley Milgram Deneyi (Stanley Milgram Experiment)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://psmag.com/.image/t_share/MTI3NTgxOTY0MzM2NDcwNDk0/essays-culture-1.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: Stanley Milgram</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1961 yılı Stanford Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;Yale Üniversitesi psikoloğu Stanley Milgram tarafından yürütülen çalışma, ahlaklarıyla çelişen eylemler gerçekleştirmeleri istendiğinde insanların otorite figürlerine uyma istekliliğini ölçmek için tasarlanmıştır.&nbsp;Çalışma, insanların yaşamın erken dönemlerinde otorite figürlerinden doğal olarak yön alacağı öncülüne dayanıyordu.</p>



<p>Katılımcılara hafıza üzerine bir çalışmaya katıldıkları söylendi. Başka bir kişiden (aslında bir aktör olan) bir hafıza testi yapmasını izlemeleri istendi ve bu kişi her yanlış cevap verdiğinde ona elektrik şoku veren bir düğmeye basmaları istendi (aktör aslında şokları almadı, ama alıyor gibi davrandı) Katılımcılara “öğretmen” rolünü oynaması ve her seferinde bir soruyu yanlış cevapladıkları zaman farklı bir odada bulunan “öğrenene” elektrik şoku uygulaması söylendi. Deneyciler katılımcılardan şokları artırmaya devam etmelerini istedi ve hafıza testini tamamlayan kişi büyük bir acı içinde görünse de çoğu itaat etti. İlk başta itiraz etmelerine rağmen birçok katılımcı otorite figürü onları teşvik ettiğinde denemeye yani karşı taraf yanlış cevap verdiğinde elektrik şoku vermeye devam etti.</p>



<p>Bu deney, insanların otoriteye uymak için şartlandığını ve genellikle doğal ahlaklarına veya sağduyularına rağmen bile bunu yapacaklarını göstermiştir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">19. Sahte Anne Deneyi (Surrogate Mother Experiment)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://media.sciencephoto.com/image/c0264304/800wm" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: Harry Harlow</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1957-1963 yılları Wisconsin Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;Harry Harlow, 1950&#8217;lerin sonunda ve 1960&#8217;ların başında bir dizi tartışmalı deneyde, annenin sağlıklı çocukluk gelişimine olan sevgisinin önemini inceledi.</p>



<p>Bunu yapmak için bebek  maymunları doğumdan birkaç saat sonra annelerinden ayırdı ve iki “sahte anne” tarafından yetiştirilmelerini sağladı. Bunlardan biri yiyecek olan telden yapılmış bir düzenek; diğeri ise yiyecek olmayan yumuşak havlu kumaşla kaplı bir düzenekti. Literatürde kabul görmüş teorilere göre yavrular süt verebilen anneyi kendi anneleri gibi görmeliydi, ne de olsa anne-bebek bağı açlık-susuzluk dürtüsünden kaynaklanan bir ihtiyaçtan doğuyordu. </p>



<p>Araştırmacının bulduğu şey, bebek maymunların kumaş anneyle tel anneden çok daha fazla zaman geçirmesi, böylece çocukluğun gelişimi söz konusu olduğunda şefkatin yaşamadan daha büyük bir rol oynadığını kanıtlamaktı.&nbsp;Ayrıca yumuşak anneye sarılmak için daha fazla zaman harcayan maymunların daha sağlıklı olduklarını keşfettiler. Yavru maymun süt veren sahte anne ile bağ kuramayacak kadar kısa süre yakınlık kurdu, çünkü uyumak için ya da sadece kucağına oturmak için kumaştan yapılma sahte anneye sokuldular.</p>



<p>Bu deney, fiziksel beden temasıyla gösterildiği gibi, sevginin ebeveyn-çocuk bağının temel ihtiyaçların sağlanmasından daha önemli bir yönü olduğunu göstermiştir.&nbsp;Bu bulgular ayrıca anne beslenmenin kaynağı olduğunda babalar ve bebekleri arasındaki bağ üzerinde de etkileri olmuştur.</p>



<h3 class="wp-block-heading">20. İyi Samiriyeli Deneyi (The Good Samaritan Experiment)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://2.bp.blogspot.com/-tyRNikQ1ZFk/XG1wI1BZiJI/AAAAAAAAA90/j3BwZVs3WMchhBm_pj6OYZ1Bk3eu1OTJgCLcBGAs/s640/Good-samaratin-Experiment.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürütenler: John Darley ve Daniel Batson</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1973 yılında Princeton İlahiyat Seminerinde (Araştırmacılar Princeton Üniversitesi&#8217;nden) yapılan çalışma</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong> 1973 yılında, John Darley ve Daniel Batson tarafından özgecil (kendini değil etrafındakileri düşünen) davranışın altında yatan olası nedenleri araştırmak için bir deney oluşturuldu. </p>



<p>Deney araştırmacıları test etmek istedikleri üç hipotez ortaya koydu:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Din ve daha yüksek ilkeleri düşünen insanlar yardımsever davranış göstermede daha fazla eğimli olmayacaklardır.</li><li>Acele eden insanların yardım etme davranışı gösterme olasılıkları daha az olacaktır.</li><li>Kişisel kazanç için dindar olan insanların yardım etme olasılıkları, gerçekten dindar olanlara göre daha az olasıdır, çünkü yaşamın anlamı hakkında manevi ve kişisel bilgiler edinmek isterler.</li></ul>



<p>Öğrencilere bazı dini konularda eğitim (vaaz) verildi ve ardından bir binadan diğerine seyahat etmeleri söylendi.&nbsp;İki bina arasında yaralanan ve ciddi bir şekilde yardıma muhtaç görünen bir kişi bulunmaktaydı.&nbsp;Test edilen ilk değişken  deneklerden talep edilen aciliyet derecesiydi. Bazılarına acele etmemeleri söylenirken, diğerlerine de hızın çok önemli olduğu bildirildi.</p>



<p>Deneyin sonuçları ilgi çekiciydi. Deneklerin üçte ikisi acelesi olmadığında, yardım etmek için durdu.&nbsp;Acelesi olan deneklerin ise onda biri yardım için harekete geçti. Başkalarına yardım etme konusunda vaaz dinleyenler diğer konularda vaaz dinleyenlerden neredeyse iki kat daha fazla yardımcı oldular. Bireyin düşüncelerinin yardım davranışını belirlemede bir faktör olduğunu gösterdi.&nbsp;Dini inançların sonuçlar üzerinde fazla bir fark yaratmadığı görülmüştür;&nbsp;kişisel kazanç için dindar olmak ya da manevi bir görevin bir parçası olmak, gösterilen yardım davranışı miktarı üzerinde gözle görülür bir etki yaratmadı.</p>



<h3 class="wp-block-heading">21. Halo Etkisi Deneyi (The Halo Effect Experiment)</h3>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" src="https://i1.wp.com/theinnerdolphin.com/wp-content/uploads/2017/08/photo-1519235624215-85175d5eb36e.jpg?fit=1024%2C683" alt=""/></figure>



<p><strong>Çalışmayı Yürütenler: Richard E. Nisbett ve Timothy DeCamp Wilson</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1977 yılı Michigan Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Ayrıntıları:</strong>&nbsp;Halo Etkisi&#8217;ne göre insanlar; genellikle fiziksel olarak çekici olan kişileri daha akıllı, arkadaş canlısı ve iyi yargıya sahip olarak varsayar. Teorilerini kanıtlamak için Nisbett ve DeCamp Wilson, insanların Halo Etkisi&#8217;nin doğası hakkında çok az farkında olduklarını ve kişisel yargılarını, çıkarımlarını ve daha karmaşık bir sosyal davranışın üretimini etkilediğini kanıtlamak için bir çalışma oluşturur.</p>



<p>Deneye katılan öğrencilerden videoya kaydedilmiş bir röportajda bir psikoloji eğitmenini değerlendirmeleri istendi.&nbsp;Öğrenciler rastgele iki gruptan birine atandı ve her gruba anadili Fransızca olan bir Belçikalı&#8217;nın İngiliz aksanı ile verdiği iki farklı röportajdan biri gösterildi.&nbsp;İlk videoda eğitmen, öğrencilerinin zekasına ve motivasyonlarına saygılı, öğretme yaklaşımında esnek ve konusu hakkında hevesli bir kişi olarak kendini sundu.&nbsp;İkinci röportajda ise öğrencilere karşı soğuk ve güvensizdi ve öğretim tarzında oldukça katıydı.</p>



<p>Videoları izledikten sonra, deneklerin ve aksanların videoların her iki versiyonunda da aynı kalmasına rağmen, deneklerden hocaya fiziksel görünüm, tutumlar ve aksanları hakkında puan vermeleri istendi. </p>



<p>Deneklerden profesörü “çok beğenme” ile “hiç beğenmeme” arasında değişen 8 puanlık bir ölçekte derecelendirmeleri istendi. Deneklere ayrıca araştırmacıların “öğretmen için beğenilerinin az önce yaptıkları puanları ne kadar etkilediğini” bilmek istedikleri söylendi. Diğer deneklerden az önce puanladıkları özelliklerin öğretmene olan ilgisini ne kadar etkilediğini belirlemeleri istenmiştir.</p>



<p>Ankete yanıt verdikten sonra, katılımcılar video kasetlere ve anket sorularına tepkileri hakkında şaşkına döndüler.&nbsp;Öğrenciler bir öğretim üyesine neden daha yüksek puan verdiklerini bilmiyorlardı.&nbsp;Çoğu, konuşmacıyı söylediği şeyden ne kadar sevdiklerini, bireysel özellikleri hakkındaki değerlendirmelerini hiç etkilemediğini söyledi.&nbsp;Bu çalışma hakkında ilginç olan şey, insanların bu fenomeni anlayabilmesidir, ancak meydana geldiğinde farkında olmamalarıdır.&nbsp;Farkına varmadan insanlar yargıya varırlar ve işaret edildiğinde bile halo etkisi fenomeninin bir ürünü olduğunu inkar edebilirler.</p>



<h3 class="wp-block-heading">22. Marshmallow Testi (The Marshmallow Test)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://miro.medium.com/max/3840/1*LZ_6kyAZmBCO0Nl-HTQzbg@2x.jpeg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: Walter Mischel</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1972 yılı Stanford Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong> Stanford Üniversitesi&#8217;nden Walter Mischel, ertelenmiş tatminin gelecekteki başarının bir göstergesi olup olamayacağını araştırdı.</p>



<p>1972 Marshmallow Deneyi&#8217;nde dört ila altı yaşlarındaki çocuklar, önlerinde masanın üzerine bir masanın üzerine bir lokum yerleştirildiği bir odaya alındı. Çocukların her birini odada yalnız bırakmadan önce, deneyi düzenleyenler, çocuklara 15 dakika içinde döndüklerinde masadaki marshmallow duruyorsa ikinci bir marshmallow vereceklerini söyledi. Her çocuğun ne kadar süre yemeye direndiği kaydedildi. 600 çocuğun az bir kısmı marshmallow&#8217;u hemen yedi ve üçte biri ise ikinci marshmallow&#8217;u bekleyebildi.</p>



<p>Takip çalışmalarında Mischel, memnuniyetini erteleyenlerin yani sabırlı olanların ileride akranlarından önemli ölçüde daha yetkin olduğunu ve daha yüksek SAT puanları aldıklarını, yani bu özelliğin muhtemelen bir insanın ömür boyu sürdürdüğünü buldu.</p>



<h3 class="wp-block-heading">23. Canavar Çalışması (The Monster Study)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://img-s3.onedio.com/id-57685f35a47796a92cd95c15/rev-0/w-635/listing/f-jpg-webp/s-c2b12a6a7929011c613689f8291c84172a7d4575.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürüten: Wendell Johnson</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1939 yılı Iowa Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;Canavar Çalışması, olumlu ve olumsuz konuşma terapisinin çocuklar üzerindeki etkilerini belirlemek için kullanılan etik olmayan yöntemlerden dolayı bu olumsuz unvanı aldı.</p>



<p>Iowa Üniversitesi&#8217;nden Wendell Johnson, bazıları kekeme olan, bazıları kekeme olmayan yirmi iki yetim çocuk seçti. Çocuklar iki gruba ayrıldı ve kekeme çocuklar, konuşma akıcılıklarından ötürü övüldükleri pozitif konuşma terapisine yerleştirildi. Kekeme olmayanlar ise yaptıkları gramer hatalarından dolayı küçümsendikleri negatif konuşma terapisine yerleştirildiler. </p>



<p>Deney sonucunda, negatif konuşma terapisi alan çocukların bir kısmı psikolojik etkiler yaşadı ve hayatlarının geri kalanı boyunca konuşma problemlerini korudu. Bu da eğitimdeki olumlu takviyenin önemine örnek teşkil etti.</p>



<p>Çalışmanın ilk amacı olumlu ve olumsuz konuşma terapisini araştırmak olsa da, bu sonuç küçük çocuklar için öğretim yöntemlerine daha fazla dokunmuştur.</p>



<h3 class="wp-block-heading">24. Metrodaki Kemancı Deneyi (Violinist at the Metro Experiment)</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://www.washingtonpost.com/resizer/gcLhuFhJ2VFRXpEhmosvr_vC8xs=/767x0/smart/arc-anglerfish-washpost-prod-washpost.s3.amazonaws.com/public/6LLMMVVHEI6ANLPNKDPOMVX2G4.jpg" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Yer ve Zaman: 2007&#8217;de Washington DC Metro Tren İstasyonunda Gerçekleştirilen Çalışma</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;Washington Post personeli tarafından gözlemci insanların çevrelerinde neler olup bittiğini test etmek için ilginç bir çalışma yapıldı.</p>



<p>Çalışma sırasında yayalar, metro durağına girişte çalan müzisyenin metroda çalmadan iki gün önce Boston&#8217;da 100$ bilet fiyatı ile konser veren, Grammy ödüllü müzisyen Joshua Bell olduğunu fark etmediler. 3,5 milyon dolar değerinde bir kemanla yazılmış en karmaşık parçalardan birini çalıyordu.&nbsp;45 dakika içinde müzisyen keman çaldı, sadece 6 kişi bir süre dinledi. 20 kişi ona para verdi, ancak normal hızlarını sürdürmeye devam ettiler. Bell, tam&nbsp;32 dolar topladı.</p>



<p>Washington Post tarafından düzenlenen çalışma ve müteakip makale, insanların algısına, zevkine ve önceliklerine bakan bir sosyal deneyin parçasıydı. </p>



<p>Gene Weingarten, Washington Post&#8217;ta bu sosyal deney hakkında yazdı. Ve daha sonra hikayesi için bir Pulitzer Ödülü kazandı. Makalenin ele aldığı sorulardan bazıları: Güzelliği algılıyor muyuz? Takdir etmek için duruyor muyuz? Yeteneği beklenmedik bir bağlamda tanıyor muyuz? </p>



<p>Anlaşıldığı üzere, birçoğumuz çevremizi düşünmek istediğimiz kadar algılayıcı değiliz.</p>



<h3 class="wp-block-heading">25. Görsel Uçurum Deneyi</h3>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/3/33/NIH_visual_cliff_experiment_%28cropped%29.png" alt=""/></figure></div>



<p><strong>Çalışmayı Yürütenler: Eleanor Gibson ve Richard Walk</strong></p>



<p><strong>Yer ve Zaman: 1959 yılı Cornell Üniversitesi</strong></p>



<p><strong>Deney Detayları:</strong>&nbsp;1959&#8217;da psikologlar Eleanor Gibson ve Richard Walk, bebeklerde derinlik algısı üzerinde çalışmaya başladı.&nbsp;Derinlik algısının öğrenilmiş bir davranış mı, yoksa doğuştan bildiğimiz bir şey mi olduğunu öğrenmek istediler.&nbsp;Bunu incelemek için Gibson ve Walk görsel uçurum deneyi yaptılar.</p>



<p>Gibson ve Walk, 6 ve 14 ay arasında hepsi emekleyebilen 36 bebek üzerinde çalıştılar. Bebekler, yukarıda görülen düzenekte görsel bir uçurumun üstüne birer birer yerleştirildi. Görsel uçurum, yerden 25 cm yükseklikte büyük bir cam masa kullanılarak oluşturuldu. Cam masanın yarısının altında, &#8216;sığ bir taraf&#8217; görünümü oluşturmak için bir kontrol deseni vardı. &#8216;Derin bir taraf&#8217; oluşturmak için yerde bir dama deseni oluşturuldu;  bu taraf görsel uçurumdu. Cam masa boydan boya uzanmasına rağmen, kontrol deseninin zemine yerleştirilmesi ani bir düşme yanılsaması yaratıyordu. Araştırmacılar sığ taraf ile derin taraf arasına geniş bir orta tahta yerleştirdiler. Gibson ve Walk aşağıdaki sonuçları buldular:</p>



<ul class="wp-block-list"><li>Bebeklerin dokuzu orta tahtadan çıkmadı.</li><li>Hareket eden 27 bebeğin tamamı, anneleri onları sığ taraftan çağırdığında sığ tarafa geçti.</li><li>Bebeklerin üçü, derin taraftan çağrıldığında görsel uçurumdan annelerine doğru sürünerek ilerledi.</li><li>Derin taraftan çağrıldığında, kalan 24 çocuk ya sığ tarafa sürünerek geçti ya da görsel uçurumdan geçip annelerine ulaşamadıkları için ağladılar.</li></ul>



<p>Bu çalışmanın gösterdiği şey, derinlik algısının muhtemelen insanlarda doğuştan gelen bir duygu olduğudur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/deneyler/1906/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Unutulan Dram: Radyum Kızları</title>
		<link>https://meraklikedim.com/insan/1931/</link>
					<comments>https://meraklikedim.com/insan/1931/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[meraklı kedi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Apr 2020 14:38:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İnsan]]></category>
		<category><![CDATA[radyum]]></category>
		<category><![CDATA[radyum kızları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://meraklikedim.com/?p=1931</guid>

					<description><![CDATA[Radyum; atom numarası 88, atom ağırlığı 226,5 olan, 700°C de eriyen, soğukta suyu ayrıştıran, ışın etkinliği yüksek olan bir elementtir. Radyum, 1898&#8217;de Nobel ödüllü Marie Curie ve kocası Pierre tarafından keşfedildi. Hızla kanser tedavisinde kullanılmaya başlandı. Radium, diş macunundan kozmetik ürünlere ve hatta yiyecek ve içeceklere kadar birçok günlük üründe bir katkı maddesi haline geldi. Radithor...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong><em>Radyum; atom numarası 88, atom ağırlığı 226,5 olan, 700°C de eriyen, soğukta suyu ayrıştıran, ışın etkinliği yüksek olan bir elementtir. </em></strong></p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://www.gercekbilim.com/wp-content/uploads/2018/03/madam-curie-1-624x330.jpg" alt=""/><figcaption><em>Marie Curie</em></figcaption></figure></div>



<p>Radyum, 1898&#8217;de Nobel ödüllü Marie Curie ve kocası Pierre tarafından keşfedildi. Hızla kanser tedavisinde kullanılmaya başlandı. Radium, diş macunundan kozmetik ürünlere ve hatta yiyecek ve içeceklere kadar birçok günlük üründe bir katkı maddesi haline geldi. Radithor adı verilen  bir preparat, içinde çözünmüş çok az miktarda radyum içeren damıtılmış sudur. &#8220;Yaşayan Ölülerin Tedavisi&#8221; ve &#8220;Sürekli Güneş&#8221; sloganlarıyla pazarlandı, artritten gut hastalığına kadar çeşitli rahatsızlıklarla başa çıkma sözü verdi.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://dynaimage.cdn.cnn.com/cnn/q_auto,w_727,c_fit/http%3A%2F%2Fcdn.cnn.com%2Fcnnnext%2Fdam%2Fassets%2F171208172124-radithor-water-bottle.jpg" alt="" width="250" height="332"/><figcaption><em>Radithor</em></figcaption></figure></div>



<p>Bir asır önce karanlıkta parlayan saatler karşı konulmaz bir yenilikti.&nbsp;Özel bir parlak boya ile kaplı kadranlar, güneş ışığını depolayıp karanlıkta yayabiliyordu. O zamanlar bu durum adeta bir&nbsp;büyü gibi görünüyordu.</p>



<p>Bu saatleri üreten ilk fabrikalardan biri 1916&#8217;da New Jersey&#8217;de açıldı. ABD&#8217;de bu tür birçok fabrikada istihdam edilen binlerce kişi arasında ilk 70&#8217;i işe alındı. İyi ücretli, göz alıcı bir işti. Boyayı küçük kadranlara uygulamanın hassas görevi için, kadınlara fırçaların ucunu dudaklarıyla keskinleştirmeleri söylendi. Ancak, bu boya 20 yıldan daha kısa bir süre önce keşfedilen radyoaktif bir element olan radyum içeriyordu ve özellikleri henüz tam olarak anlaşılmamıştı. Kadınlar hemen hemen her fırça darbesi ile bu elemente maruz kalıyorlardı. </p>



<p>Ama kızlar bu tekniği körü körüne kabul etmediler.&nbsp;Sordukları ilk şey boyanın zararlı olup olmadığıydı, ancak yöneticiler güvenli olduğunu söyledi, bu da varlığı radyum boyasına bağlı bir şirketin yöneticisi için açık bir cevaptı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/5/5a/Undark_%28Radium_Girls%29_advertisement%2C_1921.jpg/1200px-Undark_%28Radium_Girls%29_advertisement%2C_1921.jpg" alt="" width="463" height="674"/><figcaption><em>1921 yılına ait bir reklam</em></figcaption></figure></div>



<p>Aydınlık saatler 1920&#8217;lerin başında modaya dönüştüğünde, dünya zaten radyoaktivite risklerinin farkındaydı.&nbsp;Ancak, radyasyon zehirlenmesi hemen gerçekleşmediği için işçilerde herhangi biri semptom geliştirmesi uzun süre alacaktı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://dynaimage.cdn.cnn.com/cnn/q_auto,w_727,c_fit/http%3A%2F%2Fcdn.cnn.com%2Fcnnnext%2Fdam%2Fassets%2F171204121252-04-radium-girls.jpg" alt=""/></figure></div>



<p>1920&#8217;lerin başında, Radyum Kızlarından bazıları yorgunluk ve diş ağrısı gibi semptomlar geliştirmeye başladı. İlk ölüm 1922&#8217;de, 22 yaşındaki Mollie Maggia&#8217;nın bir yıllık acıya katlandıktan sonra öldüğü zaman meydana geldi. Ölüm belgesi yanlışlıkla sifilizden öldüğünü belirtmesine rağmen, aslında &#8220;radyum çenesi&#8221; adı verilen bir durumdan muzdaripti. Tüm alt çene kemiği o kadar kırılgan hale geldi ki doktoru onu kaldırarak çıkardı. Yine de fabrikanın sahibi olan Amerika Birleşik Devletleri Radium Corporation&#8217;ın, işçilerin sağlığından ziyade çoğunlukla azalan işi araştırmak üzere görevlendirilen bağımsız bir soruşturma yoluyla, herhangi bir işlem yapması iki yıl daha alacaktı.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large"><img decoding="async" src="https://img.buzzfeed.com/buzzfeed-static/static/2017-05/3/15/asset/buzzfeed-prod-fastlane-02/sub-buzz-18444-1493841000-1.jpg?downsize=600:*&amp;output-format=auto&amp;output-quality=auto" alt=""/></figure></div>



<p>1925 yılında New Jersey fabrikasından işçilerden biri olan Grace Fryer dava açmaya karar verdi, ancak iki yılını ona yardım etmek isteyen bir avukat arayarak geçirecekti. Sonunda 1927&#8217;de dört işçi ile birlikte davasını açtı ve dünya çapında ön sayfa haberi oldular. 1928 yılında kadınların lehine sonuçlanan dava, mesleki tehlike (iş sağlığı) yasasının kilometre taşı haline geldi. Bu zamana kadar radyumun olası tehlikeleri tam olarak anlaşıldı ve işçilere koruyucu donanım verildi. </p>



<p>Daha sonra daha fazla kadın dava açtı ve saat şirketleri birkaç kez temyizde bulundu, ancak 1939&#8217;da Yüksek Mahkeme son temyiz başvurusunu reddetti. Hayatta kalanlar tazminat aldı ve daha önce yanlış tanzim edilen ölüm belgeleri düzeltildi. Gıda ve İlaç İdaresi radyum bazlı ürünlerin yanıltıcı ambalajını yasakladı. Radyum boyası sonunda aşamalı olarak kaldırıldı ve 1968&#8217;den beri saatlerde kullanılmamaktadır.</p>



<p>O dönemde kaç kadının radyumun yutulması nedeniyle sağlık problemleri çektiğini hesaplamak zordur, ancak binlerce kişi olduğu tahmin edilmektedir. Bazı etkiler hayatın ilerleyen dönemlerinde çok çeşitli kanser türleri olarak görüldü.</p>



<p>Radyum kızlarının mirası, ölümlerinin iş hukukunda yarattığı dalgalanmalar ve radyoaktivitenin etkileri hakkındaki bilimsel anlayışımızı değiştirmek oldu. </p>



<figure class="wp-block-embed-youtube wp-block-embed is-type-video is-provider-youtube wp-embed-aspect-16-9 wp-has-aspect-ratio"><div class="wp-block-embed__wrapper">
<div class="boombox-responsive-embed "><iframe loading="lazy" title="Radium Girls Trailer #1 (2020) | Movieclips Indie" width="1160" height="653" src="https://www.youtube.com/embed/7RxnIriKLRk?feature=oembed" frameborder="0" allow="accelerometer; autoplay; encrypted-media; gyroscope; picture-in-picture" allowfullscreen></iframe></div>
</div></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://meraklikedim.com/insan/1931/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
